Bir afettir eşcinsellik. Sınır tanımıyor. Oğlancılık, kadın kadına beraberlik ve sınır tanımayan cinsel ilişkiler özgürlük kuyruğuna takılarak dünyanın dolaşımına giriyor. Özgürlük, salt cinsel serbestlik diye görülmeye başlanıyor. Nerede duracak bu özgürlük kuyruğu?
28.06.2020 13.56
1.152 okunma
Eşcinsel şirket ve teknolojilerin diktatörlükleri
Ergün Yıldırım

Bir afettir eşcinsellik. Sınır tanımıyor. Oğlancılık, kadın kadına beraberlik ve sınır tanımayan cinsel ilişkiler özgürlük kuyruğuna takılarak dünyanın dolaşımına giriyor. Özgürlük, salt cinsel serbestlik diye görülmeye başlanıyor. Nerede duracak bu özgürlük kuyruğu? Bilen yok. Bitkiler ve hayvanlara kadar varabilir! BBC gibi tarafsız görülen küresel kanallar transgender adıyla küçük çocukların cinsiyetlerini değişime teşvik ediyor. Aile ve toplum yargıları yerine eşcinsel ideolojinin kalıp yargılarını aktarıyorlar. Kendi bedeni üzerinde kadar vermek bir yalan! 5 ya da 10 yaşındaki bir çocuk nasıl doğru karar verebilir? Veremez. Bunun yerine eşcinseller karar veriyor. Onlar benimsedikleri ideolojileriyle daha çocuk yaştaki insanlara bile dayatmada bulunuyorlar. Özgürlük, tercih, benim bedenim, yanlış bedendeki ben gibi kavramlarla ideoloji dayatıyorlar.

Eşcinsel despotizmi bu. Hiçbir ideoloji bu kadar pervasız olmadı. Çünkü hiçbir ideoloji çocuklara kendini bu kadar rahat bir biçimde dayatmadı. Hiçbir ideoloji bu kadar “rafine bilim” yapmadı. Pedagoglar, tıpçılar ve psikiyatrları harekete geçirmediler. Aileleri yok saymadılar. Eşcinsel despotizmi ve eş cinsel ideolojisi geniş bir network ile çalışıyor. Bilim adamları, dernekler, yayın kuruluşları, sosyal medya ve ticari kuruluşlar bu network içinde yer alıyor. Kadın ve femin renkler baskın. Bundan dolayı da sevgi ve şefkat maskesini kullanıyor. Feminizm zaten buraya evriliyor. Kadın hakları ile iç içe geçiyor. Kadın hakları mücadelesi eşcinselleri meşrulaştıran ve yücelten bir forma dönüşüyor. İstanbul Sözleşmesinde bunu görüyoruz.

Şimdi gündelik hayatımızda kullandığımız, rutinimizde beraber olduğumuz eşyalar ve semboller eşcinselleşiyor. Çantalar, sepetler, markalar, mekanlar eşcinsel sembollerle donatılıyor. Bilincimizin içinden geçtiği, beslendiği, oluştuğu gündelik yaşamın eşyaları ve mekanları LGBT boyası ile boyanıyor. Eşcinsel renkler, oğlancılık renkleri, kadın kadına utanmazlık renkleri her yerde gözümüze sokuluyor. Sıradan, rutin ve her daim görerek alışmamız istenen renkler. Alışmamız ve kanıksamamız istenen renkler . Sapık ve patolojik tutumlar. Şehvetin ve cinselliğin sınır tanımayan ahlaksızlığı. Alışmamız istenen kelimenin en hakikatli biçimiyle namussuzluk!

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya