Bu yazımız, yazı başlığından da anlaşılacağı üzerine siyaset üzerine. Mensubu bulunduğumuz kültür kapsamında, ilmî manada siyaset: “Bir toplumu tespit edilmiş ideal hedeflere götürmenin ilim ve san’ atıdır” şeklinde tarif edilir. Bu tarife bakılacak olursa siyaset, ulvî bir iştir. Peygamber (S.A.S.) Efendimiz, peygamberliği süresince siyaset yapmıştır. Bu da siyasetin gerçekten ulvî ve çileli bir iş olduğunu göstermektedir. Anadolu’ muzda siyaset, önceleri; çile, sıkıntı ve meşakkat kelimelerine karşılık olarak da kullanılır. Çok sıkıntı, çile çekmiş insanlar için; “…Filanca çok siyaset çekmiş” Denilirdi.
08.07.2020 18.27
2 yorum
2.694 okunma
SİYASET NEDİR? NE DEĞİLDİR?
Mehmet Aktan

Değerli okuyucu;

            Bu yazımız, yazı başlığından da anlaşılacağı üzerine siyaset üzerine. Mensubu bulunduğumuz kültür kapsamında, ilmî manada siyaset: “Bir toplumu tespit edilmiş ideal hedeflere götürmenin ilim ve san’ atıdır” şeklinde tarif edilir. Bu tarife bakılacak olursa siyaset, ulvî bir iştir. Peygamber (S.A.S.) Efendimiz, peygamberliği süresince siyaset yapmıştır. Bu da siyasetin gerçekten ulvî ve çileli bir iş olduğunu göstermektedir. Anadolu’ muzda siyaset, önceleri; çile, sıkıntı ve meşakkat kelimelerine karşılık olarak da kullanılır. Çok sıkıntı, çile çekmiş insanlar için; “…Filanca çok siyaset çekmiş” Denilirdi.

            Ancak uzun zamandan beri siyaset kelimesinin yerini Ülkemiz’ de de politika almıştır. Politika sözcüğü ise hayatımıza Batı’ dan girmiştir. Batı’ da Makyavelist (Amaca ulaşmak için her şey serbest) anlayışı hâkim olduğu için, politikada da amaca ulaşmak için her şey mubah kabul edilmektedir. Batı’daki bu politika anlayışı her konuda olduğu gibi bu konuda da maalesef beyinlerimize girmiş ve haksız, dayanaksız işgalini sürdürmektedir.

            Bizim orijinal kültürümüzdeki siyaset anlayışına göre; iktidar, toplumun iyiliği için ne yapması gerekiyorsa canla başla onu yapmaya çalışacak, muhalefet ise; iktidara doğru ve güzel işlerinde destek olup, beşer olması hasebiyle mutlaka hatalar da yapacak olan iktidarın hatalı işlerinde, münasip bir lisanla iktidarı uyaracak hata ve yanlışın düzeltilmesi için elinden geleni yapacak, bunu yaparken de “Zelve kırdırmayıp, öküz durdurma” yolunu izleyecektir. İçinde yaşadığımız dönemde böyle bir yol izleyen siyasetçilerimizin hatırı sayılır bir oranda mevcut olduğuna sevinçle şahit oluyoruz.

            Bu noktada; siyaset ile politika arasındaki farkı düşünmeden, inanç ve fikirleri, karakter yapısı icabı gerçekten siyasetçi gibi davrananları, davranmaya çalışanları kutlamak gerekiyor. Böyle bir kavram kargaşası içerisinde siyasetçi gibi davranma yolunu seçebilmek büyük feraset ve sabır işidir.

            Bununla beraber Ne yazık ki; bizde de siyaset sözcüğü yerini önemli ölçüde politika sözcüğüne bırakmış olduğundan, bir kısım siyasetçilerimiz şu dönemde, aksi yönde bir yol izleyerek siyasetçi gibi değil politikacı gibi davranmaktadır.

            Hatta, bu kategori politikacılarımız; Yüce Milletimize kadimden beri düşman olan bir kavme mensup bir A.B.D. vatandaşının sahibi bulunduğu bir medya kanalının Ülkemiz ’deki haince ve sinsice faaliyetlerinden medet ummaktadırlar!

            Sözünü ettiğim medya kanalı; Sanki Ülkemiz’ de hiç doğru işler yapılmıyormuş gibi, hiç güzel şeyler olmuyormuş gibi, es kaza yapılmış olan yanlışlar dillerine dolamakta, ya da yalan yanlış haberlerle doğru yapılan işleri de yanlış gibi göstererek, halkın moralini bozmaya, insanları Devlet’ ine karşı düşman etmeye çabalamaktadır. Bu felaket tellallığıdır. Beyin yıkamadır. Bu çabaların özünde, Devlet ve Millet’ in birlik ve beraberliğini bozup, Millet’ i Devlet’ siz bırakma düşüncesi yatmaktadır.

            Devlet ve Millet düşmanlarının, Devlet ve Millet düşmanlığı yapması kadar tabii bir şey olamaz.

            Ancak beni ziyadesiyle rahatsız eden ve üzen husus; Bu Devlet’ in vatandaşı olup, Bu Millet’ in mensubu olan insanların, nasıl olup da ecdadımızın tabiriyle “Gâvurun kılıcını salladığıdır” !

            Geçimini temin edecek başka bir kapı bulamamışlar mıdır? Yarın İnşallah bu düşmanlarımız Ülke’ mizdeki faaliyetlerine son vermek zorunda kaldıkları zaman, düşmanın kılıcını sallayanlar da kılıcını salladıkları Ülke’ ye mi gideceklerdir?

            Öyle yapacak iseler; gidecekleri yerde kendilerine: “Vatanına ihanet eden, bize haydi haydiye ihanet eder!” denip, yüzlerine tükürülüp, kapı dışarı edilmeyecekler midir?

            Peki ya bu düşmanlarımızın Ülkemiz ’deki haince ve sinsice faaliyetlerinden medet umanlar, tavırlarının yanlışlığını ancak o zaman mı anlayacaklardır?

            O zaman iş işten geçmiş olmayacak mı? Son pişmanlık fayda verecek mi?

            Değerli okuyucu;

            Velev ki muhalif olsun, insanımızı başını iki elinin arasına alıp;

            Hangi Devlet’ in vatandaşı olduğunu, hangi Millet’ e, hangi inanca ve kültüre mensup olduğunu, hangi Vatan’da yaşadığını düşünüp, sorumluluklarını idrake ve gereğince davranmaya davet ediyorum.

            Hürmet ve muhabbetlerimle.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Vatan hainleri
Mehmet bey güzel bir makale olmuş kaleminize sağlık Allah vatan hainlerine fırsat vermesin. Bu güzel ülkeye tefrika sokmaya çalışanları, o TV kanallarının da Allah belasını versin. Saygılarımla....
Yorum Ekleyen: Rahmi ÜNALAN     10.07.2020 14:02:25
tebrik
Siyaset ve politika ayırımı güzel olmuş. Emeğinize sağlık.
Yorum Ekleyen: durak civelek     9.07.2020 12:21:55
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya