Değerli okuyucular şu anda meclise sevk edilen gıda ile ilgili yanlış bilgi verenler için cezai müeyyideler içeren yasa teklifi var.
09.07.2020 06:24
2.674 okunma
BU METODDA ONU YEMEYECEKSİN BUNU YEMEYECEKSİN DİYE BİRŞEY YOK.
Necdet Ergün

BU METODDA ONU YEMEYECEKSİN BUNU YEMEYECEKSİN DİYE BİRŞEY YOK.
ALLAH’IN YARATTIĞI BÜTÜN NİMETLERDEN YEMEK VAR

Değerli okuyucular şu anda meclise sevk edilen gıda ile ilgili yanlış bilgi verenler için cezai müeyyideler içeren yasa teklifi var.

Bu yasayı çıkarma da geç bile kalındı. Televizyonlarda ve sosyal medyada çok çıkan doktorlarımız ve beslenme uzmanlarımız var. Bunlardan bazıları şunu yeme bunu yeme diyor. Bu yasa bir ihtiyaçtan çıkıyor. Gıda bilim kurulu mu kurulur bilemem ama mutlaka bunun önüne geçilmelidir. Bu memlekette tıp fakülteleri, ziraat fakülteleri, gıda fakülteleri, veteriner fakülteleri var.

Allah aşkına televizyonlar birkaç kişiye bırakılmamalıdır. Bu fakültelerde birçok değerli hocalarımız bilim adamlarımız var. Birileri ısrarla birilerini çıkarıyor. Neymiş efendim Amerika’ya, Avrupa’ya gitmişler özel eğitim almışlar. Onun için çok biliyorlarmış. Bunların birçoğu bir şeyler pazarlıyor.

Biri çıkıyor öyle şeyler yiyoruz ki gelecekte acaip insanlar türeyebilir diyor. Kendisi bir ürün üretmiş o ürünü yersek olmazmış. Bu katkılı gıdalar birkaç yüzyıldan beri dünyada yeniyor. Bugüne kadar neler oldu? Allah aşkına insanları varsayımlarla korkutmanın anlamı yok.

Değerli okuyucular sağlıksız gıda üretenleri hoş görelim demiyorum. Bir bildiğimiz varsa şikayetimizi yetkili mercilere bildirelim. Ancak delilsiz hiçbir ürün hakkında yazmayalım, konuşmayalım.

Bu memlekette bir zamanlar bir kısım uzmanlar kırmızı et yemeyin dedi, bir kısım uzmanlar da tavuk eti yemeyin dedi. Dünyanın en ileri ülkelerinde hem kırmızı et hem de tavuk eti yeniyor. Bir uzman da tavuk eti yemem, tavuk yemine ne katıldığı belli değil diyor. Allah’tan kork tavuk yemine ne katıldığı gıda normlarında belirtiliyor ve herkes te bu talimatlara uyuyor. Devlet bunu bütün kurumlarıyla kontrol ediyor. Devlet es geçiyor sanki kendisi iyi biliyor. Toplumda infial yaratıyor.

Değerli okuyucular hem kırmızı et hem de tavuk eti bütün dünyada tüketiliyor. Ülkemizde bu konu son derece hassas denetleniyor. Eksiklerimiz yok mu? Olabilir. Bunlar hızla gideriliyor. Modern laboratuvarlar kuruluyor.

Bazı insanlar da iktidarı eleştirmek için mesnetsiz, dayanaksız iddialarda bulunuyorlar. Yapmayın böyle şeyler. Bunun hesabını verirsiniz. Bizim dinimizde bile helal olanı haram deme lüksümüz yoktur. Sizde canınız istediği gıdayı karalayamazsınız.

Toplumu gıda konusunda paranoyak hale getiriyorlar. Onu yeme bunu yeme. Ne yiyeceğiz o zaman? Bırakın rahatsızlığı olan kişilerin neyi yiyip neyi yememesi gerektiğine doktorlar karar versin. Bunları genellemeyin.

Değerli izleyiciler, devletin kurumları tarafından denetimden geçen bütün firmaların ürünlerinden rahatlıkla yiyebilirsiniz.

Her şey organik olsun isteriz. Ancak bugün itibariyle buna imkan yok. Bütün tarımsal ürünlere ne kadar hangi dozda ilaç atılacağı ziraat mühendisleri tarafından bildiriliyor ve denetleniyor. Bu dozlar dünya standartlarına göredir. Dünyanın en ileri ülkeleri bile yeterli organik ürün üretemiyor.

Bizim mühendislerimizin bilgisi bir Avrupalı veya Amerikalı mühendisten aşağı değildir. Bunu bir örnekle anlatayım. 1991 yılında Bilgisayarlı sağım sistemleri üzerine eğitim almak üzere 4 ziraat mühendisi İtalya’ya gittik. Orada sahada laboratuvarda İtalyan ziraat mühendisleri ile beraber çalıştık. Onlardan hiçbir eksiğimizin olmadığını gördük. Kendimizi aşağı görmenin psikolojisinden kurtulalım artık. Ben ziraat mühendisiyim Allah’a şükür uzmanlık alanımda 20’ nin üzerinde kitap yazdım. Her zaman en iyisini yapmanın mücadelesini verelim.

Ben birkaç Avrupa ülkesine gittim. Orada ki marketlerde de pasta, bisküvi, kek buna benzer katkı maddesi olan bizde olan ürünlerin hemen hemen hepsi onlarda da var. Orada bizde ki kadar olur olmaz eleştiriler yok. İnsanlar devletine güveniyor. Biz de devletimize de güveneceğiz. Koronavirüs zamanında gördük ki bizim devletimizin de onlardan aşağı bir tarafı yok. Fazlası var eksiği yok.

Varsa eksiklikler herkes üzerine düşeni yapmalı, doğrusunu söylemeli, yanlışlar düzeltilmelidir.   

Televizyonlara çıkıp sütün, peynirin faydası yok diyenleri duyduk. Peynirin labnesi olacakmış yok şusu olacakmış yok busu olacakmış. Değerli izleyiciler yapılan bir araştırma da beyaz peynir kemik erimesi dahil fayda açısında en iyi peynirlerden olduğu kanıtlanmıştır. Bir kibrit kutusu kadar beyaz peynir dönemi bitti diyor televizyonda ki beslenme uzmanı kendisinin uyguladığı metodda bu yokmuş. Herkes kendisini pazarlıyor.

 Bir kibrit kutusu kadar peynir yemek dün vardı, bugün de var. Bu kadar peyniri her sabah yerseniz vücudunuzun ihtiyacı olan önemli bir gıdayı almış olursunuz.

Süt ve süt ürünlerini doktorun yasaklamadığı sürece herkes tüketebilir. Süt ürünlerinden lor, çökelek, yoğurt, kaşar peyniri ve diğer peynirlerin hepsinin besin değeri yüksektir.

Bir kısmı da çıkmış kan grubuna göre beslenme hikayesini yazmış. Televizyonlarda da boy gösteriyorlar. Yok şu kan grubundakiler süt ürünü yemeyecek yok şu kan grubundakiler et yemeyecek. Değerli okuyucular tıp fakültelerinde böyle bir bilgi yok. Bunlara kanmayın. Bildiğiniz gibi beslenin. Bunlar halkın sağlığı ile oynuyorlar.

Bir kısım uzmanlar da her şeyi GDO’lu diyor. Allah aşkına Devletin Bakanlığı bilmiyor. Bunlar biliyor. Bunlara göre devlet doğruyu söylemiyor kendileri doğruyu söylüyor. Devletin yetkili kişileri bunlara sormalı hangi gıdayı hangi laboratuvarda tahlil ettirdiniz hangi kusurları çıktı diye. Melezlemeyi genetiği oynanmış ürün olarak söyleyenler var. Bütün dünyada melezleme çalışmaları yapılıyor, herkes bunun GDO ile ilgisinin olmadığını söylüyor. Bizde birileri birilerine yakınım diye istediği gibi konuşuyor. Bu tür konuşmaların devlet yetkilileri önüne geçmelidir. Doğruları söylemelidir.

Toplumda birçok insan ah eski günler, eskiden olsaydı hastalanmazdık, şimdi her şey bozuldu onun için bu hastalıklar çıkıyor diyor. Bunlar hep genel ifadeler. İnsanları infiale sürüklemenin anlamı yok.

Kilosuna dikkat eden, sporunu düzenli yapan dün sağlıklı idi bugün de sağlıklıdır. Sağlıklı besleneceğiz diyoruz. Her şey bozuldu sağlıklı gıda mı kaldı diyenler var. Tabiki var. Ne yani bizim ürettiğimiz gıdalar hep sağlıksız mı? Bugün Türkiye dünyanın birçok ülkesine tarımsal ürün ihraç ediyor.

Ben 68 yaşını bitirdim 69 yaşına girdim 173 boyundayım 73 kg ağırlığındayım. Allah’a şükür, tansiyon, şeker, kalp damar gibi temel rahatsızlıklardan hiçbiri ben de yok. İnşallah olmaz. Herkes ne yiyorsa bende onu yiyorum. Organik olsun diye özel bir çabam da yok. Sporumu, yürüyüşümü düzenli yapıyorum, hamurdan şekerden sakınıyorum, beslenmeme dikkat ediyorum.

Değerli okuyucular gıda konusunda içeriklerini okuyacağız. Ancak paranoyak olmanın anlamı yok. Devletin kurumları tarafından denetimden geçen bütün ürünleri tüketin.

Sağlıklı günler dileğimle   

Necdet ERGÜN
Ziraat Yüksek Mühendisi
Mail:necdet@necdetergun.com

 

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya