Son günlerde, ülkenin gündemindeki gelişmelerle ilgili olarak, spekülatif şekilde, Mücadele Birliği ve bu gelenekten gelenler yerli yersiz konu edilmektedir. Yazılı ve görsel medyada Fetö ve birtakım cemaatlerle ilgili açıklamalar ve konuşmalar yapılırken, Mücadele Birliği ve mensupları hakkında örnekleme ve kıyaslamalar yapılarak dolaylı da olsa, fetö suç örgütü ile irtibatlandırma algısı oluşturulmak istenmektedir.
13.08.2016 12:43
8.413 okunma
Mücadele Birliği Gerçeği
Hayrullah Başer

Son günlerde, ülkenin gündemindeki gelişmelerle ilgili olarak, spekülatif şekilde, Mücadele Birliği ve bu gelenekten gelenler yerli yersiz konu edilmektedir. Yazılı ve görsel medyada Fetö ve birtakım cemaatlerle ilgili açıklamalar ve konuşmalar yapılırken, Mücadele Birliği ve mensupları hakkında örnekleme ve kıyaslamalar yapılarak dolaylı da olsa, fetö suç örgütü ile irtibatlandırma algısı oluşturulmak istenmektedir.

Özellikle, Mücadele Birliği misyonunun devamı, yayın organlarında aktif görev alıp, sonra ayrılan ve bugün siyasi, bürokratik, akademik, ekonomik, basın-yayın ve benzeri alanlarda görev yapan arkadaşlar konuşma ve yazılarında, ayrılış yıllarında liderle aralarında geçen olayları doğrudan veya dolaylı, imalı olarak kendilerince menfi buldukları birtakım konuları, geçmişteki anıları Fetö örgütünün yapısıyla özdeşleştirerek örnek göstermektedirler. Bunun son örneği değerli bir arkadaşımızın 05 Ağustos 2016 tarihli “Abiler Geç Kalır” başlıklı köşe yazısında 'Gülenci'lerin ağabeylik anlayışına dair yorumunda gördük.

Bu tarz yorumlar yakın tarihimizde önemli yeri olan Mücadele Birliği’ni,  gerçek anlamda bilmeyenler nezdinde menfi bir algı ve kanaatin oluşmasına neden olduğu gibi, bu camia üzerinde de üzüntü ve rahatsızlığa neden olmaktadır.

Mücadele Birliği misyonu içinde bulunmuş ve görev almış biri olarak, bu temiz ve güzel mazinin bir mensubu olarak, yapılan bu tarz kıyaslamaların doğru olmadığını ve vicdanımı rahatsız ettiğini söylemek ve Mücadele Biriliği gerçeğini anlatmak isterim.    

Mücadele Birliği Kimliği:

Fikri ve İnanç Yapısı

Mücadele Birliği 1960 lı yıllarda fikri yapısı, 1970-1980 li yıllarda teşkilat yapısıyla; sosyal, kültürel, fikri, manevi, ahlaki, ekonomik, milli değerlerin inşası alanlarında gösterdiği faaliyetleri ve gayretleriyle ilgi ve alaka uyandırmış bir gençlik hareketidir. Toplumda büyük bir sempati bulmuş, kucaklanmış, ülkenin, milletin, devletin sorunlarını genç yaşlarına rağmen en net şekilde, tahlil eden, çözüm üreten bir fikir ve ekip hareketidir.                                                                                                                                                                                      

Bu hareket:

·         Fikir ve düşünce planında, İslami, milli, manevi, tarihi, kültürel değerlerimize ve kaynaklarına bağlı bir anlayış ve inanç sahibi,

·         Kapitalizm, Komünizm, Sosyalizm, Siyonizm gibi her türlü emperyalizme ve sömürüye karşı,

·         Bilim ve bilimsel düşünceyi önemseyen, olaylara bütüncül ve dinamik bakan, tahlil eden isabetli çözüm üreten bir çaba sahibi,

·         Araştırma, soruşturma, istişare, müzakere, hoşgörü kültürünü önceleyen anlayış,

·         İnsanlar arasında hürriyeti, barışı, kardeşliği, adaleti, birliği hedefleyen,

·         Ülkede medeniyet temelli refah ve huzurun; sanayi, ekonomik, teknolojik,  bilimsel düşünce ve bilgi üretiminin gelişimi şartına bağlı olduğu gerçeğini kabul eden,

·         Devletin varlığı, ülkenin bütünlüğü idealine sahip bir birlikteliktir Mücadele Birliği.

·         Bu anlayışı ifade eden ve açıklayan; Nesefi Akaidi, Gerçek Emperyalizm, Kadroların Vazifeleri,  Kültür Eğitim Çalışmaları El Kitabı, İnkılâp İlmi,  Milli Mücadele Stratejisi, Türkiye’nin Kıbrıs politikası Ne olmalıdır, Gerçek Dergisi gibi fikri temeli besleyen eserler o dönemin ilgi uyandıran yayınlarıdır. Ayrıca Pınar Dergisi; hikâyeleri, şiirleri, araştırma yazıları ile edebiyat, kültür ve sanat anlayışına yeni bir ufuk getirmiştir. Tavsiye edilen dini ve Milli Yayınlar, Kitaplar, Millet Düşmanlarının İhanet Planları, Vatan Bölme Faaliyetleri, Milli Ekonomi ve benzeri temel konularda gençler arasında bir okuma ve araştırma seferberliğinin öncüsü olmuştur.

·         Yine bu istikamette merkez-şube teşkilatlarında yapılan müzakereye dayalı eğitim ve kültür çalışmaları, kitlesel toplantılar ve değerlendirme toplantılarıyla, gerçekten yetişkin, inanç, ideal, millet sevdalısı, dava adamı şahsiyeti ile 20-30 yaşlarında, sempati şampiyonu genç bir nesildir bu hareketin müntesipleri.

Hassasiyetleri

Şahsiyete ve bireysel iradeye önem veren; ehli kıbleyi tekfir etmeyen, rey’i önceleyen bir anlayışa sahiptirler. Çünkü ülkemiz ve gönül coğrafyamızın ancak bu anlayışla birlikteliğine inanırlar.  

Hiçbir şahsı kutsamayan, akıl ve kalbini kimseye ipotek (teslim) etmeyen, Mehdilik (Mesihlik) anlayışını kabullenmeyen, rüyaların bilgisiyle amel edilemeyeceğini, toplum ve devletin yönetilemeyeceğini bilen ve inanan bir birliktelik.

Bu gayret bir tepki hareketi değil, proje, fikir, eylem hareketidir.

İnanç ve ahlaki değerlerde Vahye-Risalete bağlı, her türlü takiyyeyi reddeden, sosyal, ahlaki bir inkılâp hareketidir.

Mücadele Birliği kuruluşundan itibaren hukuki statü içinde kalmayı, meşruiyeti savunmayı, şeffaflığa önem vermeyi ilke edinmiş bir harekettir.

Teröre ve gayrimeşru yapılara hep karşı çıkmış, hiçbir terörün içinde olmamıştır. Nerdeyse mensuplarını terörün dışında tutmuş tek sivil harekettir. 

Sıkıntı Nerede?

Sıkıntı şuradadır. O tarihlerde, hareketin en yaşlı yöneticileri, 20-30 yaş arasındadır. Tecrübe ve eylem yetersizliği vardır,

Merkezinde bulunan, aktif faaliyete katılan arkadaşların sosyal, ekonomik, kültürel statüsü,

Merkez yönetiminde önemli sorumluluğu bulunan arkadaşlardan bir kaçının değişik nedenlerle kaybedilişi,

Liderle, çevresi arasında teşkilat çalışmalarında oluşan tavır, davranış, mizaç farklılıkları, sarsıntı ve savrulmaların nedenleri arasında sayılabilir.

Ayrıca böyle bir faaliyetin gelişmesinden rahatsız olan, iç ve dış unsurların da katkısıyla; en safiyane ve masumane lisanla ifade edecek olursak, ferdi ve birlikte kopuşlar, savrulmalar 1972'li yıllarda başladı ve süreç içinde devam etti. Bu dönemlerde artan huzursuzluk ortamında, arkadaşların bir kısmı kahredip hayata küserek iş hayatına atıldı. Bir kısmı ise liderle restleşerek ve husumetle ayrılmışlardır. Bu gün daha çok yazan, konuşanlarda bu arkadaşlardır.

Hâlbuki 1980’den sonra bu hareketle fiili bağlarını koparmayan birçok arkadaş ise sabırla, temel teşkilat ilkelerini var kılmak için teşkilatta kalmaya gayret etmiş, ilkesel bazda olayları yorumlamış, doğru bildikleri konuda "estağfurullah" demeden, fikirlerini savunmuş ve her ortamda kanaat ve fikirlerini söylemişlerdir. Siyaset usul ve üslubunda anlaşamayıp devam edemeyeceklerini anlayınca da münasip bir tarzla, teşkilattan ayrılmışlardır.  

Bugünkü Durum

Bu güne gelindiğinde, özellikle 1970-1978 arası ayrılan bir kısım arkadaşlar, (şu an siyaset-bürokrasi, basın, ekonomi, vb. alanlarda ferden başarılı olanların, büyük kısmına göre) Mücadele Birliği geçmişte var olan ve hayatiyeti bitmiş bir kurumdur. Bunlara göre, 'artık mensuplarının birlikte bir şey yapma imkânı da yoktur' kanaatini taşımaktadırlar.

Bazı arkadaşların ise; Millet Partisi ve Millet Derneği çatısı altında samimiyet ve heyecanla Sayın Edibali’nin Liderliğine bağlılıkları devam ediyor. Allah selamet versin saygı duymak gerekir.

Arkaraşların diğer bir kısmı ise, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı, Araştırma ve Kültür Vakfı ile İnfak Vakfı (Ki bu STK’lar 'Sevgi, Dostluk ve Kardeşlik Platformu'nu oluşturmuştur) ve Stratejik Düşünce Vakfı gibi sivil toplum kuruluşlarında eğitim, kültür, düşünce ve yardım hizmeti görmeye devam ediyorlar.

Mücadele Birliği geleneğini ve ilkelerini önemseyen bu ve benzeri kurumlar bugüne uygun eğitim, kültür, maneviyat, ahlak, hayri çalışmalar yapıyor, güzel faaliyetler organize ediyorlar.  Ama bu çalışmalar lokal kalıyor. Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı ise Türkiye sathında Şube ve Temsilcilikleriyle çalışmalarını daha yaygın biçimde devam ettirmektedir.  

Sonuç Olarak;

Endişemiz!

Mücadele Birliği geleneğine sempatisi devam eden, Anadolu’daki binlerce insanın duygularını, hassasiyetlerini hesap etmeden, -yeri geldiğinde hayatlarının bir yerinde, bir kanalında, bir döneminde bu gün kendilerinde var olan, kültürel, manevi, fikri beslenmede etkisi olan bu hareketin güzelliklerini hüsnüzan ve sempati ile anmak imkânı varken- hep olumsuz örnekleri öne çıkarmanın ve bunları anlatmanın insaf ehline yakışan bir davranış olmadığı kanaatindeyiz.

Bazı dostların yazarken, çizerken, konuşurken, sanki Mücadele Birliğindeki serüvenlerini, tavırların menfiliğinden liderle olan ayrışmalardan ibaret bir dönemmiş gibi anlatmaları, hatta bunu şu an, Türkiye için en tehlikeli Fetöcü-Gülenist hareketin Sistemini anlatırken argüman olarak kullanmaları, toplumda Gülen Hareketi ile Mücadele Birliği arasında benzerlik algısının oluşması endişesine yol açmaktadır. Geçmişte bu harekete büyük emeği ve hukuku geçmiş olan dostlardan da; bu endişeyi duymalarını, hassasiyet göstermelerini beklediğimizi söylemek isteriz.  

Bugüne kadar tecrübe yetersizliği, akil adam eksikliği ve benzeri farklı görüşler sebebiyle arkadaşlar arasında veya liderle sıkıntılar-anlaşmazlıklar olmuştur. Ancak bu ihtilaf konusundan doğan ayrışma olayı üzerinden tüm camiayı bağlayacak bir olumsuz algı oluşmasına sebep olmak yanlıştır, vebaldir, diye düşünürüm.

Dost ve Kardeşlerimizden arzumuz, geçmişin yanlışlarını kendimiz için 'tecrübe' olarak değerlendirelim. Güzelliklerini rehber kılalım. Sapla samanı birbirine karıştırmayalım.

Görevimiz

Değerli Dostlar!

Hayatın sonuna daha da yakın olduğumuz bu gün, bilgi birikimi, tecrübe, yaş itibariyle sorumluluğumuz dünkünden daha az değil, daha fazladır. Yapacağımız çok da iş var.

Bulunduğumuz konum ne olursa olsun; bireysel imkân, beceri, kabiliyet, fikir, düşünce ve projenin ilanı, hayat haline getirme eylemine dönüşmedikçe, bir şey ifade etmeyeceği açıktır.  Bu nedenle hepimize bu manada görev düşmektedir. Özellikle büyük birikim, gayret, fedakârlık ve özveri sahibi emektarlara çağrımız: Haydi Göreve!

Ömrümüzü tükettiğimiz bu değerleri ve Kurumları da, imayla ya da dolaylı algıyla da olsa birileriyle lütfen kıyaslamayın. Sizlere sevgi, saygı duyarak abi demeye devam eden dostlarınızı rahatsız edip üzmeyiniz. Bizler en azından sizlerden bunu bekliyoruz.

Ayrıca esas olan, meslekleri, ekonomik-siyasi-sosyal statüleri ne olursa olsun, Ülkemiz ve gönül coğrafyamızın geleceği için, Akıncı, Nurcu, Ülkücü, Mücadeleci, ne olursanız olun, gelenek iddiasını aşarak, iktidarı, muhalefetiyle, hedef, inanç ve ilke birlikteliği olan sağduyu sahibi herkes, “YENİ BİR MEDENİYET İDEALİ”nde buluşmalıdır.

 

Av. Hayrullah BAŞER
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Başkanı

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya