Siyaset ve iletişim, en çok kriz anlarından etkilenir. Siyasetçilerin becerisi de kriz anında ortaya çıkar. Birçok kriz, siyasi lider doğurmuştur. Birçok kriz de partilerin, siyasetçilerin büyük yara almasına neden olmuştur.
19.04.2019 11.25
243 okunma
Kriz yönetme ve inandırıcılık
Kemal Öztürk

Siyaset ve iletişim, en çok kriz anlarından etkilenir. Siyasetçilerin becerisi de kriz anında ortaya çıkar. Birçok kriz, siyasi lider doğurmuştur. Birçok kriz de partilerin, siyasetçilerin büyük yara almasına neden olmuştur.

Bu yüzden kriz yönetimi başlı başına bir bilim haline gelmiştir.

İstanbul seçimlerinde siyaset ve iletişimde yaşananlar, tam olarak “siyasal iletişim” krizidir.

HUKUK, SİYASET, İLETİŞİM ÜÇGENİ

Seçimlerinde birtakım sorunlar olduğu aşikar. Sonuçlarından yola çıkarsak, değişen oy oranları, yeniden yapılan sayımlar, düzeltilen geçersiz oylar sistemde bazı sorunların olduğunu gösteriyor bize.

Bu teknik sorunların düzeltilmesi için yapılan hukuki itirazların tamamı doğru atılmış adımlardır. Nitekim AK Parti’nin yaptığı da budur.

Bundan sonra, bu itirazın siyaset ve iletişiminin yönetilmesi geliyor. Buna siyasal iletişim krizinin yönetilmesi denir. Bu krizi kimler yönettiyse bazı hayati hatalar yaptılar.

İNANDIRICILIK SORUNU

Kriz yönetiminde en önemli konu, verilen bilgilerin inandırıcılığıdır.

İlk ve en büyük hata, sandık sayımı bitmeden Binali Yıldırım’ın kameralar karşısına çıkarak “ben kazandım” demesidir. Yıldırım’ın kazanmadığı kısa sürede anlaşıldı. Her ne kadar Yıldırım daha sonra parti il yönetimiyle bu yüzden büyük tartışmalar yaptıysa da, o dakikadan itibaren “inandırıcılık” konusundaki kan kaybı başlamış oldu.

Krizi yönetenler hukuki itirazlarını, içinde ‘FETÖ, karanlık güçler, organize olmuş kötülük, büyük sahtekarlık, oy çalma, şaibe, sahte seçmen, FETÖ iltisaklı sandık başkanları’ gibi şok edici iddialarla besleyip, büyük bir kampanyaya dönüştürdüler. Bunu AK Parti’yi destekleyen medya aracılığı ile bir anda gündemin ilk sırasına oturttular.

Öylesine yoğun ve büyük bir iletişim propagandası yapıldı ki, şok eden iddiaları takip etmek bile neredeyse mümkün olmadı. ‘Tutuklanan sandık başkanları, sandık başında kavga, oyların yeniden sayılması’ gibi tüm iddialar, tek tek resmi makamlar tarafında yalanlanmaya başlayınca itirazın inandırıcılığı iyice kayboldu. Ahırlara girip, inek görüntüsü çekerek, ‘işte sahte seçmen’ diye seviyesi düşük yayınlar yapan televizyonlar, insanların inanmama yönündeki kanaatini daha da pekiştirdi.

Krizin yönetilme sorunu böylece zirve yaptı.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya