Son zamanlarda baya bi çeşitlendi korkular. En popüler korku ise Türk korkusu. Bu korkudan birçok millet nasiplense de bu korkuyu taşımayan bir millet kaldı....
27.04.2019 22.08
945 okunma
“Türk korkusu veya Türk kokusu”
Ersoy Baba

 

Merhaba sevgili Anahabergazete okuyucuları. “Sevgili okuyucularım” demek isterdim. Ancak uzunca bir süre yazamadığım için okuyamadığınızın farkındayım.  Gazetenin diğer makalelerine ve haberlerine yönelmenizi de anlayabiliyorum. Normaldir bu. Ama alışırsanız benim yazı tarzımı unutur, bi daha da dönüp bakmazsınız korkusuyla tekrar yazmaya karar verdim.

Korku denince son zamanlarda baya bi çeşitlendi korkular. En popüler korku ise Türk korkusu. Bu korkudan birçok millet nasiplense de bi tek bizde bu korku yok. Biz kendi kendimizden korkacak değiliz elbette. Ama Türklerin arasında ufaktan da olsa Türk korkusunu yaşayanların varlığını görüyorum.
Bilecik’in CHP’li yeni belediye başkanının ilk icraatı 2. Abdülhamid döneminden yadigâr belediye binasındaki minyatürleri kazımak olmuş.
Osmanlı Devleti’nin kurulduğu Bilecik’te adı Osmanlı ile anılan bir güzel sanat olan minyatürden ürken insanların olması Türk korkusunun aramızdakilere de bulaşmış olduğunu görmemiz açısından önemli.

Avrupa’da hava Limanlarında gümrük girişlerinde Faslı, Cezayirli veya Arap Müslüman işlem yaptırırken gümrük polisinin yaklaşımı farklıdır. Ezik bir ruh yapısını baskı altına almanın rahatlığı ve zevki vardır. Türkler gümrük işlemlerine geldiklerinde Gümrük Polislerindeki o durum tedirginlik ve ürkekliğe dönüşür. Bunu hissettirmemek için de işi kabalığa ve kibre dökmeye çalışırlar. Türk’ün kadını da erkeği de batılıya aynı korku ve tedirginliği yaşatır.

Hatırlarsınız bir önceki seçimde Danimarka’da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya polis tarafından kendi büyükelçiliğimize sokulmamıştı. Herhalde Fatma, Betül, Sayan ve Kaya adında 4 kişi olarak tasavvur edip 4 bakanın birden aynı anda ülkelerinde miting ve görüşmeler yapacağından korkmuş olmalılar. Sonradan hepsinin bir kişi olduğunu duyunca biraz sakinleşip girişine izin vermişler.

Batılılarda Türk korkusu çok çok eskilere dayansa da Türk kokusu orta-yakın tarihe dayanır. Osmanlı ordusu Viyana’yı kuşatıp, şehri alamadan yaklaşık 1 ay sonra geri çekilir. Osmanlı ordusunun konakladığı alanları inceleyen Avusturyalılar Osmanlı ordusunun geri taşımaya gerek görmediği depolardaki yüzlerce çuvalı görürler. Çuvallara temkinli yaklaşan Avusturyalılar içlerinde siyahımsı tozu görünce duydukları koku ile gördükleri toza bir anlam verememişler.  İlk defa bu kadar yakından Türk kokusu hissetmişler. Barut olabileceğini düşünüp bir avuç siyah tozu diğerlerinden uzaklaşıp yakmayı, patlatmayı denemişler. Barut değilmiş. Cesur olanları diline değdirmiş, ancak aldıkları sert tat ile hemen tükürmüşler. Bu tozların ne olduğu ve niçin bırakıldığı konusunda kafa yorarlarken köylülerden biri Osmanlı askerlerinin bu siyahımsı tozu su ile kaynatıp içtiklerinden bahsetmiş. Hemen denemişler. Evet, güzel bir tat. Ama kendileri için çok sert ve acı. Sonra bu konuda uzun uğraşlar verip sütle karıştırmayı böylece daha yumuşak bir tat sağlayabileceklerini keşfetmişler.  Sözün özü bugün İtalyan kahvesi, kapiçino (cappuccino) diye içtiğimiz ve batılılara mal ettiğimiz bu içecekler Türk Korkusundan kalan Türk Kokusunun eseridir.

Sevgili okuyucularım. Benim de korkularım var elbette. Korkarım ki artık daha sık yazacağım. Korkarım siz de yazılarıma daha fazla katlanmak zorunda kalacaksınız. Okumaya çalışın. Ersoy baba yazılarına karşı olan korkularınızı aşma zamanı. Şimdi değilse ne zaman?

Kalın sağlıcakla…

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ersoy Baba
DİĞER YAZILARI

Yazarın Özgeçmişi:
Kayıp kimliği yüzünden 2019 seçimlerine kadar oy kullanamamıştı. 2019 seçimlerinde oy kullanamadığı tüm seçimlerin oyunu bir seferde kullanınca İstanbul seçimleri mahkemelik oldu. Seçimin iptali söz konusu oldu. Oylarının bu kadar etkili olacağını bilseydi valla da kullanmazdı. 

Mahallesinde Baba Ersoy olarak tanınan Ersoy Baba Bolu Mengen doğumludur. Mengenlidir ama sadece yemeyi bilir, yemeği yapmayı bilmez. Ersoy Baba Lise tahsilinden sonra Ankara'ya yerleşti. Ankara Ticari İlimler Akademisinin her gün önünden geçmiş olmasına rağmen İstanbul'a taşınınca bu eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Ersoy baba bi ara sokak sokak, ev ev gazete dağıtıcılığı yaptı. Sonra birden kendini aynı gazetenin editör masasında buldu. Editör yemekten döndüğünde masadan kalkmak zorunda kaldı. Hırs yaptı ve rakip gazetede köşe yazarlığına kadar yükseldi. Şimdilerde emekli oldu. Gidip kahve köşelerinde oturacağına gazete köşelerinde milleti yazılarıyla meşgul ediyor....

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya