Hz. Peygamber' in (S.A.S.) İslamiyeti tebliğ, İslam Devleti' ni tesis yolunda çektiği çile ve ıstırapları bilmeyenimiz yoktur.
22.08.2020 10:10
1.331 okunma
ÇİLE DE MUTLULUK DA
SONSUZA KADAR DEĞİLDİR!
Mehmet Aktan

                Hz. Peygamber' in (S.A.S.)  İslamiyeti tebliğ, İslam Devleti' ni tesis yolunda çektiği çile ve ıstırapları bilmeyenimiz yoktur.

                Sadece ve sadece İslamı tebliğ için gitti Taif' te taşlanarak kovalandığını,

                Sahabe' nin Mekke' de maruz kaldıkları türlü hakaret, eza ve cefaları. Mekke' de ablukaya alınıp, ağaç kabukları yiyerek hayatlarını idame zorunda bırakılmalarını.

                En nihayet Medine' ye hicret etmek zorunda bırakıldıklarını.

                Hicret' ten sonra; Bedir, Uhud ve Hendek muharebelerinde ve Seriyelerde  şehitler ve gaziler verdiklerini.

                Hendek harbi' nde, açlık hissini azaltmak için karınlarına birer ikişer taş bağladıklarını.

                Hudeybiye Sözleşmesinde; Umre için gidip, umre etmeden geri dönmek zorunda kaldıklarını.

                Özetlediğimiz tüm bu çile ve ıstırapların arkasından, Mekke' nin fethi nasip olmuş ve İslam İnkılap hareketi için mutlu, sevinçli Nusret kapıları açılmıştı.

                Devamında Arabistan tamamen İslam' a intisap etmiş, bu gün de dünya nüfusunun yaklaşık 1/4 ü Müslümandır.

                Yüce Kitabımız Kur' anı Kerim' de Allah (C.C.) "...Siz, sizden öncekiler gibi imtihan edilmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız ? " buyurmaktadır.

                Bu ayet hem fert ve hem de toplum anlamında geçerli ve yürürlüktedir.

                Müşrikler Ebu Talib' e; gelip, Peygamber Efendimiz' i (S.A.S.) kastederek; "...Yeğeni' ne söyle, O' na Mekke' nin anahtarını verelim, ne kadar mal mülk istiyorsa verelim, Mekke' nin en güzel kadınlarını verelim, yeter ki davasından vazgeçsin ! " diye teklifte bulundular. Bu teklif' e Peygamber Efendimiz (S.A.S.) "Bir elime ayı, bir elime de güneşi verseler Allah' ın davasından vazgeçmem !  " cevabını vermişti.

                Halbuki, hali hazır durumda, müşriklerin hakaret, tehdit ve işkenceleri devam etmekteydi. Efendimiz (S.A.S.) daha ne kadar zulme maruz kalacağını da muhtemelen tahmin ediyor ve esasen kendisine de bildiriliyordu.

                Tüm bunlara rağmen, Efendimiz' in (S.A.S.) müşriklerin nefse çok çok cazip gelen teklifini reddederek uhdesindeki vazifeyi ifa etmeye devam edeceğini açıklaması, Müslüman olan, olmayan tüm insanların göz önünde tutması gereken son derecede çarpıcı bir vakıadır.

                Bizim de yukarıda açıklamaya çalıştığım hakikatlerden ibretler almamız ve dersler çıkartmamız gerekiyor.

                Millet olarak iki asırdan fazla bir zamandan beri düşmanın türlü alanlardaki saldırılarıyla karşı karşıyayız. Bu saldırılar Osmanlı' yı yıkmış, İstiklal Harbi' nde varını yoğunu, canını, kanını ortaya koyarak istiklalini kazanmış Milletimize karşı düşman saldırıları her alanda devam etmektedir.

                Bu saldırılar sadece dışarıdan da değildir. Millet olarak başımıza gelen her kötü şeyde ellerini ovuşturarak sevinen, her iyi ve güzel şey geldiğinde ise, kara kara düşünen, bu güzellikleri hafife alıp, yok sayan, tam tersine bu güzelliklerin hiç de iyi şeyler olmadığı fikrini pompalamaya çalışan bir güruh da var. Bu güruhu anlayamadığımızı, hatta çok kızdığımızı da ifade etmeliyim. Bu güruha karşı bu hissiyat elbette yadırganacak bir şey değil.

                Ama gözden kaçırdığımız bir şey var.

                İslam İnkılap Hareketi' ne karşı çıkanlar, öncelikle içeridekilerdi. Bedir Harbi' nde 1000 kişilik İslam ordusundan 300 ü savaşmaktan vazgeçip geri dönmüşlerdi. Bunlar Müslümanlar arasındaki münafıklar olarak nitelendirilir.

                Peygamber Efendimiz' in 1000 kişilik ordusunda 300 kişilik bir münafık güruhunun bulunması bize çok şey anlatıyor, anlatmalı.

                Türkiye;

                40 yıldır 40.000 kadar şehidimize, 100.000 lerce gazimize,  yüz milyarlarca lira maddi zarara, moral bozukluklarına mal olan terör belasından tamamen kurtulmak üzere.

                Bölge' nin istikrarsızlığına sebep olan Irak, Suriye sınırlarımız hamdolsun emniyet altına alınmış durumda.

                Doğu Akdeniz' de Libya' da yumruğumuzu masaya vurduk çok şükür !

                Mevcut kokuşmuş, Siyonizm' e hizmet ettiğinde şüphe olmayan B.M. Yerine kaim olacak hakkaniyetli adaletli bir B.M. Yolunda Türkiye öncülüğünde yeni fikirler ve vakıalar gelişiyor. (Türkiye, Kudüs' ün İsrail' in başkenti olarak tanınmaması konusunda B.M. de 8 e karşı 128 üyenin evet oyunu alabildi.)

                Ekonomik bakımdan 2.000 dolarlardaki G.S.M.H. yı 10.000 doların üzerine çıkarabildi. IMF ye borcumuz yok.

                Dünyadaki Türk ve İslam ülkeleriyle olumlu ilişkiler geliştirildi. Mazlum Milletlere el uzattık. Kovit 19 da dünyaya örnek olabildik.

                Bu iyilik ve güzelliklerin sayısını artırmak elbette mümkün.

                Öte yandan Hükumetimizin birçok yanlış işlerinin ve hatalarının olduğu da doğrudur.

                Ancak bize düşen; Bu yanlış işleri, ve sadece yanlış işleri dile dolayarak felaket tellallığı yapmak, moralleri bozmak için ne gerekiyorsa onu yapmak, iyi ve güzel şeyleri görmezden gelmek değildir. Bu işi yapmak yukarıda sözünü ettiğim Devlet ve Millet düşmanı güruhun işidir.

                Bize düşen, elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce lisan ve lisan-ı hal ile yanlışı işaret edip düzeltme gayreti içinde olmaktır.

                Sn. Cumhurbaşkanımıza bu sütunlarda yazdığım açık mektup bu amaca yöneliktir.

                Bu gün keşfedildiğinin müjdesi verilen doğal gaz rezerviyle ilgili olarak kimlerin nasıl bir tepki verdiğine lütfen dikkat ediniz!

                Ben acizane, bu müjdenin Milletimizin maddi medeniyet konusunda iki asırdır çektiği çilelerin bitme yolunda olduğuna inandığımı ifade etmek istiyorum.

                İnşaallah, manevi medeniyet konusunda da mesafeler kat ederiz.

                Umut olmadan başarı olamaz. Yüce Allah' tan maddi ve manevi medeniyet konularında Milletimize başarılar nasip etmesini diliyorum. Dualarımız müşterek olsun İnşaallah.

 

Mehmet AKTAN

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya