Ülkemizde İstanbul Sözleşmesi siyasiler, akademisyenler, medya mensupları, uzmanlar, Sivil Toplum Kuruluşları ve kurum temsilcileri yazılı ve görsel medyada yoğun biçimde tartışıldı.
22.08.2020 05:18
3.888 okunma
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
HAYAT MIDIR?
Hayrullah Başer

Ülkemizde İstanbul Sözleşmesi siyasiler, akademisyenler, medya mensupları, uzmanlar, Sivil Toplum Kuruluşları ve kurum temsilcileri yazılı ve görsel medyada yoğun biçimde tartışıldı.  

Bu tartışmalarda bazı kesimler özellikle sözleşmenin cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kavramı, aileyi koruma ve aile içi (ev içi) şiddet ve kadına şiddeti önleme kanununun içeriği ve uygulamaları üzerinden itiraz nedenlerini ortaya koydular. Bir kısım feminist kesimler ve Sivil Toplum Kuruluşları ile Türkiye’nin büyük şirketlerinin yer aldığı oda kuruluşları “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ HAYATTIR” gibi ilanları yayınlayarak sözleşmeyi toptan destekleyen tartışmada yerlerini aldılar. Kamuoyunda sözleşme lehine müspet algı oluşturma gayretine girdiler. Öyle ki, sözleşme feshedilirse sanki hayat bitecek.

Gerçekten sözleşme hayat mıdır? Ben bu sloganın dayanaktan yoksun, operasyonel bir eylem algısı yaratmak olduğunu sözleşmeye taraf ve karşı ülkelerle mukayese ederek, gösterilen tepkileri görerek, suhuletle düşünerek, birlikte, toplumsal bir mutabakatla ortak akılla, karar vermeliyiz diye düşünüyorum.

Ülkelerin Tavrı

İstanbul sözleşmesinin tarafı Avrupa Konseyi üyesi 47 ülkeyle, gözlemci olarak bulunan ABD, Meksika, Kanada, Japonya ve Vatikan’dan oluşan 5 ülkeyle birlikte 52 katılımcı üye devlet vardır.

Bu ülkelerden;

  • Sözleşmeyi, gözlemci ülke olan ABD, Kanada, Japonya ve Vatikan imzalamamıştır.
  • Avrupa Konsey Üyesi olan Rusya ve Azerbaycan da hiç imza koymamıştır.
  • Sözleşmeye imza koyan ülkelerden İngiltere, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti, Bulgaristan, Moldovya, Macaristan, Ermenistan, Letonya, Lihtenştayn ve Slovakya’dan oluşan 11 ülkenin meclisleri sözleşmeyi onaylamamıştır. Sözleşmeyi reddetmişlerdir.
  • Sözleşmeyi imzalayan ve onaylayın 21 ülke Almanya, Andora, Finlandiya, Fransa, Gürcistan, Hırvatistan, İrlanda, İspanya, İsveç, İtalya, İzlanda G. Kıbrıs, Letonya, Makedonya, Malta, Monako, Polonya, Romanya, Sırbistan, Slovenya ve Yunanistan sözleşmeye ÇEKİNCE koymuştur. Yani sözleşmeyle ilgili sakınca ve tereddütleri var demektir.
  • Avusturya, Finlandiya, Hollanda, İsveç, İsviçre ve Norveçten oluşan 6 ülke sözleşmenin bazı maddelerine İTİRAZ etmişlerdir. Bu sözleşmenin bazı maddelerini kabul etmeyecekleri manasındadır.
  • Hırvatistan, İspanya, Letonya, Litvanya ve Polonya 5 ülke Sözleşmeye ŞERH koymuşlardır.
  • Sözleşmeyi imzalayan, onaylayan, yürürlüğe koyan, çekince, itiraz ve şerh koymayan ülkeler ise, Türkiye, Arnavutluk, Belçika, Bosna Hersek, Estonya, Karadağ, Portekiz, Lüksemburg ve San Marino’dan oluşan 10 ülkedir.

Avrupa Konseyi ülkelerinin sözleşmeyle ilgili resmi tavırları ve tablosu budur.

Ancak çekince koyan, itiraz eden, şerh koyan, imzalamayan ve onaylamayan ülkelerin ötesinde, Türkiye gibi itiraz, şerh ve çekince koymayan ülkelerde de siyasiler, sivil toplum kuruluşları, bilim adamları, dini kurum mensupları, meclisleri ve yargı kurumları medyada sözleşmenin ülkelerine ne getirip, ne götürdüğünü, ülkemizdekine benzer tartışmalar yapmaktadırlar.  Sözleşmenin uygulamasıyla ilgili tepkiler devam ediyor, deklarasyonlar yayınlıyorlar.

Kısaca kafalar karışık, uluslararası (batı dünyasının bir projesi gözüken) İstanbul sözleşmesine sadece biz değil, bizim kadar batı Hristiyan dünyası da tepkili.

İşte bu nedenlerle, taraf ülkelerdeki tepkileri ve tutumları görerek, düşünerek, iyi değerlendirmeliyiz. Siyasi, ideolojik cinsiyet farklılığını gözetmeden, algılara kanmadan, suhuletle, kardeşçe, akli selimle bu konuyu milletimizin ve ülkemizin geleceği için birlikte çözüme kavuşturmalıyız.

Önerimiz;

  • Sözleşmeyle ilgili ilanlar vererek slogancı ve şabloncu yaklaşım en tehlikeli olanıdır.  Taraf olan ülkelerin ortaya koydukları tavır ve tartışmalar nazara alınarak ve sözleşmenin içeriği düşünülerek öncelikle tedbiren sözleşme ASKI ya almalı.
  • Sonra sözleşmeyi yeniden görüşmek üzere taraflar davet edilmeli.
  • Gelişmelere göre gerekirse ülkemiz için sözleşmeyi feshetmeliyiz.
  • Aileyi Koruma aile (Ev) içi kadına şiddeti önlemeyi içeren 6284 sayılı kanununu yeniden gündemimize alarak, ülkemizin şartları, hukuki, ahlaki, sosyal, insani ve bilimsel değerleri araştırıp incelenmeli ve tahlil edilmelidir. Buna göre birbirimizi suçlamadan, tahkir etmeden, suhuletle kadını erkeğin hasmı, erkeği kadının rakibi yapmadan adalet, nezaket kurallarına uyarak aile birliğini koruyarak aile içinde öncelikle kadına yoğunlaşan şiddetin önlenmesi ayrıca çocuk, eş, ebeveyne karşı şiddetin önlenmesi için yasal düzenlenmeler yapılmalıdır.
  • Aile dışındaki hayat içinde kadını; iş, ticaret, ekonomi, magazin, fuhuş ve benzeri alandaki sömürü ve şiddeti durduracak yasal düzenleme yapılmalı.
  • Hayatın her alanında her türlü canlı, insan, -kadın, erkek, çocuk- üzerinde oluşturulan baskı sömürü şiddeti durdurmak için siyasi, bürokratik, akademik, dini, dernek, sendika, sivil toplum temsilcileri ve ilgili tüm kurum temsilcileri elini taşın altına koyarak, topyekûn ama özgür ve özgün irademizle çözüm üretmeli, bir takım uluslararası proje ve sözleşmelerden medet ummadan SEFERBERLİK ilan etmeliyiz.
  • Çözüm kavgayla, münakaşayla sen ben demeden, bu işin birlikte çözümünü milli ahlaki ve insani bir görev kabul etmektir.

Bunu yapmaya bizim toplumsal sosyal kültürel manevi ve ahlaki hukuk değerlerimizin yeteceğine inanıyoruz. Yeter ki çözümü ilimle irfanla, hikmetle, bütüncül, objektif bir arayışta olalım.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya