İnsanın yaşadığı sürece daha sağlıklı ve mutlu olması için zihnin sağlam ve bedenin dinç tutulması gerekiyor. Etkin işlere alışmış beden ve ruhu, zamanın çoğunu evde bomboş geçirmekle değil; bir şeylerle ilgilenmek dinginleştirir. Enerji toplamak, okumalar yapmak ve ufkunu genişletmek her yaşta insanı sakin ve huzurlu kılabilir. Yoksa bomboş geçecek uzun bir ömür insana mutluluktan çok bir korku ve endişe verecektir.
27.08.2020 04:24
1 yorum
1.704 okunma
Asma Bahçelerden Hobi Bahçelerine
Ali Akça

“Sıradan insanlar sadece zamanlarını nasıl harcayacaklarını düşünürler;
herhangi bir yeteneğe sahip insan zamanını nasıl kullanacağıyla meşgul olur.”
Arthur Schophenaur

 

İnsanın yaşadığı sürece daha sağlıklı ve mutlu olması için zihnin sağlam ve bedenin dinç tutulması gerekiyor. Etkin işlere alışmış beden ve ruhu, zamanın çoğunu evde bomboş geçirmekle değil; bir şeylerle ilgilenmek dinginleştirir. Enerji toplamak, okumalar yapmak ve ufkunu genişletmek her yaşta insanı sakin ve huzurlu kılabilir. Yoksa bomboş geçecek uzun bir ömür insana mutluluktan çok bir korku ve endişe verecektir.

İş hayatı ve emeklilik döneminde oluşan boşluk duygusunu bazı aktiviteler ile doldurmak mümkündür. Uzmanlık vermeyen çoğu görevler bittiğinde insan sudan çıkmış balığa dönüşür. Ayrıca insan şehrin karmaşasından, aile yaşamının telaşından ve gündelik koşuşturmadan biraz uzaklaşmak, sakin bir ortama kaçmak ister. Yaşamı anlamlı kılan, çaba içine girerek huzura kavuşmayı diler. Boş zamanları değer üreterek doldurmak için birçok faaliyet vardır. Bunlardan bazıları dağ, taş, toprak, bağ ve bahçe ile hem dem olabilmektir. William Shakespeare; “Bedenimiz bahçemizdir bizim, isteklerimiz de bahçıvanımız” der.

Özellikle yaşlanmayla birlikte insanda başlayan değişiklikler, kadınlarda menopoz dönemi, erkeklerde androjenlerin azalması bazı psikolojik farklılıklar oluşturabilir. Bu değişikliklerin en önemlisi eşlerin birbirine ilgisinin zayıflaması ve daha çok kendi ilgi alanlarına doğru yönelmeleridir. Böylece eşlerden erkekler dinçliklerini asma bahçelerde yahut bulabildiği daracık hobi alanlarındaki toprak sayesinde korumaya çalışır. Bayanlar ise daha çok torunlara yönelip, oluşan boşluğu torunlarla ilgilenerek ve aralarında altın imeceli kısır günleri düzenleyerek kapatmaya çalışırlar. İlişkileri canlı tutan aileler ise eşlerle birlikte cümbür cemaat, çoluk-çocuk, enişte-torunla hep birlikte bahçeleri şenlendirir.

Tutkulu olmanın, sevilen işi yapmanın; boş vaktin değerlendirilmesinde kişinin kendi gönlüne göre seçebileceği bir hobiye zaman ayırmasının vereceği zevk hiçbir şeyle kıyas edilemez.  Mevlana’nın sözünü ettiği gibi, insan gönlünü dikenden temizlerse, sonsuz gül bahçelerine ulaşır. Bağ-bahçeye bakan insan şayet ayarını kaçırmaz, kendini tüketmez ise güller içinde dinçleşir. Bu çaba ile insan kendi işiyle gönülden uğraştığı için mutlu olmanın en emin yollarından birini seçmiş olur. Böylece ellili yaşlarda dünyanın fethinden umudunu kesmiş insan toplumda huysuz tatsız bir kişiye dönüşmeden kendine ve sevdiklerine zaman ayırabilir. Yoğun, stres yüklü aktif iş hayatı sonrasını kimseleri kırmadan renklendirebilir.

Dünyada yaşam yolculuğuna çıkmış herkesin zaman zaman sessiz kalmaya, inzivaya çekilmeye ihtiyacı olur. Kimine göre modern insanın en büyük özelliği stresli bir tür olarak yalnızlık ve onun verdiği endişedir. İnsanın hiçbir şeye karışmadan huzurlu bir hayat sürdürmesi çok zor, sürüden ayrılması da hiç kolay değildir. Zaten toplumsal hayatın kaynağı, bireyin güçsüzlüğüdür. Zamanının çoğunluğunu televizyon başında ve hareketsiz geçirmek yerine bahçe ile ilgilenen kişinin bir şeyler üretmenin yarattığı haz ve keyfi yaşaması hoşuna gider. Bağı-bahçesi çoğu zaman inzivaya çekildiği mekânı olur.

Şehirde büyüyenler beton salgınlarından dolayı bir gıdım toprak görmediğinden genellikle bağ-bahçeyi önemsemezler. Köyde toz, toprak, gübre kokularıyla boy atıp iaşesini şehirde aramış kişiler ise; yıllarca süren ve dört duvar arasında geçen mahkûmiyete benzer sıkıcı iş hayatından bıkarlar. Büyük şehirlere yakın başka köylülerden bir parça tarla edinip özellikle emeklilik sonrası kendilerini hem meşgul edip hem de şehirde açılan yaralarını yeniden onarabilmek için daracık hobi bir bahçesi edinip toprağı sahipleri yaparlar. Ancak enerjilerini toprağa vermek için motive olup, cesur ve kararlı biçimde onu inşa edip, yeşertmeye odaklanırlar. Çoğunlukla hanımları bunu istemez ancak, yine de arada gelip sihirli dokunuşlarla eşlerine yardım ederler.

Bahçeyle ilgilenmenin stres hormonlarını düşürdüğünü gösteren birçok çalışmanın olduğunu biliyoruz. Toprağa ayak basmak, onu çapalamak, bellemek, yabani otları ayıklamak, tohum ekmek, bitki dikmek, zamanla dikilenleri aşılamak, budamak, gübrelemek ve sonunda meyve-sebzeleri toplayıp paylaşmak insanı mesut eder. Ayrıca, bunların hepsi insana düzenli, kendisini fazla yormadan ve hareket çeşitliliği içeren egzersizler yapma imkânı sunar. Böylece bahçeyle uğraşan kişi yılda en az dört ay boyunca her gün fiziksel bir aktivite yapmış olur. Elde ettiği meyve-sebzeleri yakınlarıyla, arkadaşlarıyla paylaşıp kendini üretken hissedip gururlanır.

Cennetin dünya üzerinde unutulmuş parçaları gibi büyülü çok güzel asma bahçeler eskilerden kalmadır. Uyum içindeki çiçekleri, harika renkler, bin bir çeşit meyveler ve muhteşem kokuları insanı mest eder. Şimdi öylesi olmasa bile, gençlik enerjisi azalmış, ama dinçliği devam eden insanlar ikinci baharlarını bir bahçede açmak isterler. Böylece ruhlarının genç ve bedenlerinin dingin kalması sağlanır. Zamanı gelip çeşitli meyve sebze oluşmaya başlayınca, onları hem bol bol yerler; hem de eş, dost, akraba, konu, komşu ile paylaşmak hoş olur.

Özellikle insan hayatına baş döndürücü bir hızla giren Korona’nın şehir hayatından pek gideceği de yok gibi. Pandemi nedeniyle bağ, bahçe ve kırlara yönelenler giderek çoğalıyor. Bahçeye bakmak herkesin harcı değil. Azimli olmak, pes etmemek, uğraş, çaba ve finansman istiyor. Zamanla eller nasırlaşıyor. Toz, toprak, sinek ve böceklere alışık olmayı gerektiriyor. Herkes hayatına böylesi yeni bir pencere açmaya gönülden razı olmalı.

Eskiden hayallerini gerçekleştirmek isteyenler bahçe oluşturur. Topraktan gelen insanın yine toprağa yakın durması ve onun bir parçası olmasıyla ilgisi vardı. Belki de doğa yasasına göre her şey kendi kaynağına dönüyordu. İnsan küçükken köyde, kasabada büyüdüğü geniş bahçelerin içinde düşüp kalktığı toprağa, yaşlandıkça daha yakınlaşıyor. Bahçe demişken çok fazla seçenek var. İçinde insanın ancak dönebildiği bir karış toprak parçasından tutun harika çiftliklere, asma bahçelere kadar farklı türler mevcut. Korona salgını toprağı yeniden en etkili terapi yöntemlerinden birine dönüştürmüş görünüyor.

İnsan gülümsediği, kucaklaştığı ve paylaştığı kadar zengindir. Yaşam biçimini değiştirirse sağlık ve yaşam süresini arttırabilir. Bütün çaba erişmek istenilen yer ile gerçekte yaşamak istenilen yer arasındaki boşluğu doldurmaktır. Zaten hayat en sonunda, gelmeyeni gözlememeye, kaçırdığına üzülmemeye dönüşen anılar toplamı değil midir?

Bir gün bütün sıkıntılar bittiğinde susmayan çağrı insana yine topraktan gelecektir. Unutulmasın ki, dünya hayatı bir oyun, dünya malı ve makamı geçicidir. Baki olan sadece insanın hayata yapmış bulunduğu katkıdır.  

Dostlukla…

Ali Akça

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Asma bahçelerden hobi bahçelerine
Ali Bey, neredeyse hayatın özüne yönelen bu güzel yazınızdan dolayı tebrik ederim. Gerçekten emeklilik döneminde bahçe işleriyle uğraşmak insanı mutlu etmektedir. İnsan bazen biraz toz torağa karışsa da,keyf aldığı için, sorun olmayacaktır. Kısaca, insan hayatta sevdiği yapmalıdır. Tekrar tebrikler
Yorum Ekleyen: Oğuz Canpolat     27.08.2020 17:52:50
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. 1986 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda göreve başladı.  Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. 2002-2006 yılları arasında T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nde Ekonomi Müşavirliği görevinde bulundu. Halen, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görevini sürdürmektedir.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya