KPSS çalışma kitaplarında ; “Rum Sındığı Savaşı nedir ? ”sorusu yer almış. Yıl dönümünde soru konusu olan o savaş, Türk tarihinin en önemli olayıdır.
02.09.2020 03:14
338 okunma
Rum Sındığı Savaşı
Av. Sabri Turhan

KPSS çalışma kitaplarında ; “Rum Sındığı Savaşı nedir ? ” sorusu yer almış. Yıl dönümünde  soru konusu olan o savaş, Türk tarihinin en önemli olayıdır. “Rum Sındığı Savaşı” deyimi yaygın bir deyim değildir. Bunun genel adı, Kurtuluş Savaşı’dır, Başkumandanlık Meydan Muharebesidir.Milli mücadelenin  en önemli olayıdır bu. 

“Rum Sındığı  Savaşı” tabirini  sadece Gazi Mustafa Kemal Paşa kullanmıştır. İsmet İnönü buna Başkumandanlık  Meydan Muharebesi demiştir. Genel tarihçiler de Kurtuluş Savaşı demiştir. Tarih   kitaplarında savaşın adı  Kurtuluş Savaşı olarak geçer. 

Şimdi isterseniz başa dönelim. 

Burada üç olayı  anlatmamız lazım. ”Sındı” makas anlamına gelir. Terzilerin makasları  vardır hani. Evlerde eskiden  ninelerimizin ve analarımızın  elbise dikerken  kumaş veya bez kestiği, arkasında parmak sokulan  iki kelebeği  olan iki bıçaklı alet… 

İşte bu alet, savaşın şekline göre o savaşa adını vermiştir. Tarihimizde bir de Sırp Sındığı Savaşı vardır. 

Sırp Sındığı  Savaşı’nda Sırplar ve diğer yardımcı haçlı   askerleri  Osmanlı ordusunu makas, yani sındı şeklinde çevirdi. Ordu makasın iki bıçağı arasında kalmış gibi sıkıştırılmak istendi.1364’te l.Murat bu makası kırarak ve yararak  büyük bir zafer kazandı.60 bin haçlı ordusuna karşı 10 bin Türk askeri adeta coşarcasına büyük bir zafer elde etti. Haçlı ordusu darmadağın oldu. Burada Hacı İlbey’i ve savaştaki kahramanlıkları unutmak mümkün değildir. “Sırp Sındığı”  denmesinin sebebi; Sırpların sındısını yani  makasını yararak başarı  kazanmaktandır. 

Şimdi gelelim Gazi Paşa’nın Kurtuluş Savaşı’na veya Başkumandanlık Meydan Muharebesine “Rum Sındığı Savaşı” demesinin sebebine..   

Malumlarıdır ki, Yunanlılar,  195 bin kişilik ve iki orduluk  bir kuvvetle  Anadolu’yu işgal etiler. 

Orduların  birisi General Trikopis kumandasında Afyon’u işgal ederek bu şehirde karargah kurdu. Bir ordu  da General Markos komutasında işgal ettiği Eskişehir’e yerleşti. Ana kumanda  merkezi Yorgos  Hacıilyadis  komutasında İzmir’de idi. 

Yani haritaya baktığımız zaman Yunan ordusunun dizilişi bir sındıya  benziyordu.  

Rum Sındığı Savaşı, Sakarya Meydan Muharebesi’nden  bir yıl sonra oldu.26 Ağustos 1922’de  

sabaha karşı saat 04.30’de top atışlarımız başladı. O gün düşmanın sığındığı ve siper yaptığı birkaç tepe ele geçirildi. Ancak savaş yapılan yerler, Afyon’un  batı tarafları ve Eskişehir  arasındaki  yerler savunmaya müsait yerlerdi. Burada düşmanı  alt etmek kolay değildi .Yeri en iyi bilen bizdik. İşgal edenler o toprakların  yabancısı idi. Bu, bizim için büyük bir imkandı. 

Zaten bir yıl önce Gazi Paşa, bütün orduları 200 kilometre doğuya, Sakarya Nehri’nin doğusuna çekmiş, Yunan askerinin takibe  devam edeceğini düşünerek, tabii bir sınır olan, engebesi olmayan  nehrin  önüne geldiklerinde Yunanların zayıf  düşeceğini hesaplamıştı. Orada onların siper  alma imkanı olmayacaktı ve nehri  geçerken birer birer avlanacaklardı. Düşman, Sakarya Nehrine gelene kadar Türk ordusu gerekli tertibatı  almıştı. İşte, Başkumandanlık  Meydan Savaşı’nın olduğu yerler Sakarya Savaşındaki gibi değildi. Tepeleri  ele  geçirmek daha zordu. Üstelik bir sındının  iki kolu arasında idik. 

27 Ağustos’tan itibaren düşmana büyük zayiat verdirildi. Savaşta  üstünlük ele geçirilmişti. Düşman geri çekiliyordu .O gün Trikopis’e  bağlı 4-5 tümen yenildi. Ancak makasın diğer ayağındaki kolordu tümenleri  Dumlupınar  yolunu  tuttular. Ancak düşman telaş halinde  idi. Bu arada en büyük olay, Trikopis’in başkumandan  Hacıilyadis’e  bir telgraf çekerek, bütün orduların  kumandasının kendine vermesini istemesi, bu telgrafa  olumlu cevap verilmesine rağmen bizim muhaberecilerimizin bu şifre  telgrafı ele geçirmesi, savaşın seyrini  değiştirmiştir. Haber bekleyen Yunan askerleri  şoke olmuştur. Bu olay, Yunan ordusunun planlarını  bozmuş , tamamen dağılmalarına  sebep  olmuştur. Trikopis, iki orduyu toparlayamadan bozgun hızlanmıştır. Ardından  5 tümen daha teslim olmuş, panik halinde Yunan askerleri  İzmir’e doğru kaçmaya başlamıştır. 30 Ağustos günü Dumlupınar  yolunu kapatan Yunan tümenleri de imha edilmiştir.30 Ağustos kesin zaferimizi ilan etiğimiz gündür. 

30 Ağustos günü kaçamayanlardan ordu komutanı General Trikopis, Uşak’ta bir Türk yüzbaşına teslim oldu. Atatürk de başarı kazanan ordularımızla birlikte İzmir’e doğru ilerliyordu. Trikopis teslim olunca Gazipaşa, Uşak’ta üç gün eğleşti. Tikopisle görüştü. O’na ihtimam gösterdi. Kaçan Yunan askerlerini kovalama  ve takip işini l.Oru Komutanı  Sakallı Nureddin  Paşa yaptı. İzmir’e ilk giden ordu komutanı Sakallı  Nureddin  Paşa’dır. Atatürk, İzmir’in kurtuluşunun 3.günü bu şehre  geldi. 

Kurtuluş Savaşı çok iyi planlanmış bir harp stratejisine  ve taktiğine bağlıdır. Bu harpte Sakarya Savaşında olduğu gibi çok büyük zayiat vermedik.8 veya 9 bin kadar şehidimiz vardır. Bir savaşın başarılı sayılması,  zayiatın  az olması ile  ölçüdür. Büyük Taarruz’un büyüklüğünün bir sebebi de budur. 

Savaş bittiğinde, Atina’da Anadolu’yu işgal eden ve işgalde başarısız sayılan  Yunan generallerinin hepsi yargılandı. Başkomutan Hacıilyadis ve bir çoğu idam edildi. Trikopis  idam edilmedi. Üstelik ona ileride  başka görevler de verildi. Yıllar sonra bir  tv oturumunda bir kaç Yunan tarihçi;“Yunanistan’ın Anadolu’yu  işgal etmesi büyük bir hata idi” dediler. Ama zaten Yunanistan’ın  bizimle baş etmesi  mümkün değildi. Arkalarında onları tahrik eden ve yardım edenler olmasa..  

Evet, Başkumandanlık  Meydan Savaşı’nın, Büyük Taarruzun veya Kurtuluş Savaşı’nın, son zaferimizin, Gazi Paşa’nın “ Rum Sındığı  Savaşı” dediği  savaşın kısa  hikayesi  budur. Rumların  sındısını kırdık bu savaşta.. Sındının iki kolu arasında kalmıştık. Askerlerimiz  Sırp Sındığı Savaşı’ndaki gibi coşarak bir savaş kazandı. Tarihimizde  sındıyı  iki kere kırdık. Son sındıyı kırmak, bize ebedi bir yurt bıraktı. 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya