İslam Büyüklerimiz, "İsimler semadan iner" demişlerdir. Bu hikmetli sözleriyle, isimlerde ve onların sıfatları olan lakaplarda, (gökten inen vahylerde olduğu gibi) SEMAVİ / İLAHİ bir HİKMET olduğuna DİKKATi çekmişlerdir.
11.09.2020 10:22
1.435 okunma
İMAM-HATİPLİLERE Hakaret Eden Erol MÜTERCİMLER'in soyadı
"MÜCRİMLER" OLMALI !
Kemal Cengiz
İslam Büyüklerimiz, "İsimler semadan iner" demişlerdir. Bu hikmetli sözleriyle, isimlerde ve onların sıfatları olan lakaplarda, (gökten inen vahylerde olduğu gibi) SEMAVİ / İLAHİ bir HİKMET olacağına DİKKATi çekmişlerdir. 
 
Gerçekten de, çoğu zaman isim ve lakaplarda "halkın hoş görüp yakıştırdığı, HAKK'ın da yapıştırdığı oluverir de o kişinin karakterine, adının veya soyadı lakabının taşıdığı mana yerleşmiş ve yapışmış olur. Bunun için Peygamber Efendimiz,  "Evladın anne-babası üzerindeki haklarından birinin de, ona doğduğunda güzel bir isim koymaları olduğunu" (Heysemi, M.Zevaid, 8/50) belirtmiştir.
 
Bu değerlendirmeye göre; İMAM-HATİP NESLİNE, "ağır nefret söylemleriyle hakaretlerde bulunan Erol MÜTERCİMLER'in taşıdığı soyadı lakabı "yanlış yazılmış olmalı" diyorum. Doğrusu ve yaptıklarına yakışanı ise "MÜCRİMLER" olmalıydı. Çünkü bu adam, hiçbir ayrım gözetmeden bütün bir CAMİAYA istisnasız hakarette bulunmak suretiyle SUÇ işlemiştir.
 
Yani, "MÜTERCİM DEĞİL, MÜCRİMDİR; TÜRKÇESİ SULUDUR !
Aslına bakarsanız bu her iki kelime de Arapça kökenlidir. "Mütercim", tercüme eden; "mücrim" ise suç işleyen" demektir.
 
Bu adamın soyadındaki bu garip ilişkiye MAKUL bir yaklaşım tarzı olması bakımından; kendisi gibi DÜZ MANTIKLI olanların kolay ikna olmaları için kendi sahalarından  dayanak göstermek isterim ki; Mantık ilminin babası kabul edilen Ünlü Filozof ARİSTO'nun, "Bütün genellemeler yanlıştır" diye bir sözü vardır. Gerçekten de çok doğru bir sözdür. Herşeyi yaratan Yüce Allah'ın kitabında kendisini tanıtırken bildirdiği güzel sıfatlarından biri de, BED'İ / "örneksiz ve modelsiz yaratma" sıfatıdır. Bu ilahi gerçek, Yüce Yaratanın eşsiz kudretinin enginliğini ve sonsuzluğunu gösterir. İnanan kulları için bir "Hayat Rehberi" olan kitabında,  
 "Yerlerde ve göklerde olan ne varsa hepsinin örneksiz / modelsiz / yaratıcısı olduğunu"  (Bakara, 117; En'am, 101) haber vermektedir. 
 
Bu ilahi beyana göre; hiçbir insanın, bir sanayi imalatı gibi belli bir modele göre birbirinin  aynı özellik ve ölçülerde yaratılmadığı; her birinin başka başka özellik ve ölçülerde yaratıldığı anlaşılmaktadır.
 
"Yaratılış kanunu" gereği olarak gerçekte durum böyle iken bu adam, böylesi GENELLEYİCİ hakaretleriyle karakterine yakışanı yapmış ve suç işlemiştir. Atalarımız, "Bir çuval incirin içinden çürüğü de çıkar" demişlerdir. Bu misal ile, her topluluğun içinden kötü çürüklerin de çıkabileceiğne işaret ederek; bütün bir çuvalın çürük kabul edilmesinin yanlışlığını ifade etmişlerdir. Böylesi durumlarda yapılması gereken, MÜTERCİMLER'in yaptığı gibi "sağlamları da çürüklerin içine KATMAK değil; çürükleri ayırıp ATMAK olmalıdır !
 
Mensubu olmakla ONUR duyduğum İMAM-HATİPLİLERE bu hakaretin yakışacak MANTIKLI hiçbir yanı ve yönü yoktur. Camiamızın mantıklı ve duyarlı olduğunu ifade etmek için bu adama hakaretini AYNISIYLA iade ediyoruz. Aslında hak ettiği için "MİSLİYLE" dememiz gerekirdi ama, biz "İmam-Hatipliyiz"; İNSAFLI OLMAK en güzel bize yakışır. 
Böylece bu adam belki(!) ASALETİMİZİ ve TERBİYEMİZİ de kavramış  olacaktır Hak etmese de DOKTORLUK gibi bir akademik ünvanı alduğuna göre, biraz "mürekkep yaladığı" anlaşılıyor; belki hatasını anlar da insafa gelir! Gerçi, bazıları mürekkep yalamakla da ADAM OLMUYOR. "Mürekkeple MERKEP" aynı vezinde ve aynı kafiyede olduğundan bunlarda birbirine çok yaklaşıyor !
 
Bu bağlamda İslam Büyüklerimiz, "İlim tahsili cehâleti giderir ama insanlık öğretmez" demişlerdir. Bu tespit ve teşhise göre; insan akademik çalışma ile bir ÜNVAN kazanabilir hatta PROF. da olabilir; ama "insan olmak" için, ilimden önce EDEP öğrenmek gerekir. Bu anlamda yine  Büyüklerimiz, "Aradım irfan içinde; eyledim bir "hoş" talep;
İlim en geride kaldı  iLLA EDEP, İLLA EDEP" demişlerdir. 
 
Medeniyetimizin kültür değerlerinden kalma, "Ağır ol da MOLLA desinler!" diye bir sözümüz / "darb-ı meselimiz"  vardır. "Molla", medrese öğrencisi dememtir. Edep mahrumu modern bilgiçlerin beğenmediği MEDRESELERİMİZDE  ilim tahsilinden önce; (yürümeden konuşmaya, bir mecliste oturmadan kalkmaya kadar) hayatın her alanına dair  ÖNCE EDEP öğretilir; bunda LİYAKATİNİ kanıtlayanlar daha sonra ilim tahsiline alınırmış. Bugün Yaşadığımız modern çağda nesillerimizin öğretim hizmetinden sorumlu resmi Devlet Kurumumuzun adının MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI adıyla, "öğretimi öne almadan hatta hiç ziKretmeden "EĞİTİMİ ve MİLLİ"  ifadeyi yeterli görmesi de, aynı "kültür mantığının" saygın bir düşüncesidir. Bilindiği gibi "eğitim", TARBİYE demektir. Bu terbiyenin inandığımız değerlere uygun verilmesinin gerekliliğini de "MİLLİ" kavramı ifade etmektedir. 
 
Böyle yapılmaması durumunda ise; EDEPSİZ kimseye İLİM payesi verilmesini de yine İslam Büyüklerimiz, "DOMUZUN başına mücevher takılması" gibi boş ve lüzumsuz bir gayret saymışlardır !..
 
Kemal CENGİZ
Emekli Müftü
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya