Osmanlı İmparatorluğu, 19.yüzyılın belli bir bölümünden sonra ve 20.yüzyılın başında isyanlar,
12.09.2020 04:34
1.181 okunma
Devran aynı devran..
Av. Sabri Turhan

Osmanlı İmparatorluğu, 19.yüzyılın belli bir bölümünden sonra  ve 20.yüzyılın başında isyanlar,

milliyetçilik  kavgaları, bölünmeler , baskınlar ve savaşlarla uğraştı. Bir de 1853’de Patesburg’daki bir mitingde Rus Çarı l.Nikolay, Osmanlı  için; “Hasta Adam” dedi ya, bu söz, bütün dünyayı sardı ve herkes,” Hasta Adam”ın  ölmesini bekledi.

Bu kargaşa içinde acizlikler, yetersizlikler, kendini gösterememeler, dertlerimizi daha da büyüttü.

O yıllarda başımıza gelen dertlerin ve problemlerin başında, bu işleri Düvel-i Muazzama’nın tahrik tertip etmeleri yatıyordu. Nerede bir olay olmuş, bununarkasında  Düvel-i Muazzama  vardı.Bir yerde isyan mı olmuş? Tahrik edenler, mutlaka Düvel-i Muazzama idi. İsyan bir şekilde sona erse bile, olaya kendi istedikleri gibi sonuçlanacak  tarzda el koyan ve Osmanlı’nın  aleyhine bir plan hazırlayacak olan gene Düvel-i Muazzama idi. ”Statüko bozulmasın “deseler bile, yapılan iş gene Osmanlının  aleyhine olurdu.

Düvel-i Muazzama o zaman 6 süper devlettir: İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya, İtalya ve Avusturya- Macaristan  İmparatorluğu. Malumlarıdır ki, düvel devletler demektir. Muazzam da şimdiki süper, en güçlü, en muazzam anlamına  geliyor.  Güçlü devletler. Dünyaya idare etmeye kalkanlar yani..ABD o

yılarda şimdiki rolünü oynayacak güçte değildi.

O zaman Osmanlı imparatorluğu çaresiz. Halk bir şeyler bekliyor ama, önder olacak kimse yok.Halk

bir işaret bekliyor  ama, o  işaret bir türlü  gelmiyor. Şevket Süreyya Aydemir, Suyu Arayan Adam’da

38.sayfada ülkenin halini şöyle anlatıyor:

“Ama bizim ümidimiz,ordunun başı olan padişahtaydı.Padişahta bütün dünyayı durduracak bir kuvvet umulurdu.Fakat ne çare ki, padişah,her nedense kılıcını bir türlü çekemiyordu. Bayrağını açamıyordu.Yoksa,o bir defa bayrağını açsa o zaman:

-Biz ne yapacağımız biliriz !.

diyorduk. Lakin bu yapılacak bir şey,işte bir türlü yapılamıyordu. İsyanlar sürüyordu. Türk mahalleleri  boşalıyordu. Gidenlerin Yemen’den ,Arnavutluk’tan, Arap içlerinden mektupları ya geliyor, ya hiç gelmiyordu. Zaten bizim mahalle  halkı arasında askere giden delikanlıların ,döneceklerini beklemek pek de alışılmış değildi. Dönüş ya olur, ya olmazdı.Giden gider, gidenlerden çok defa haber gelmezdi.

Uzaklar böyle karışık olduğugibi,yakınlar da daha iyi değildi.Çeteler,komitacılar,ortak yolları, geçitleri tutmakla kalmıyordu.Kasabaları,şehirleri bile haraca kestikleri duyuluyordu”

Evet,memleketin  içte ve dışta hali bu idi. Halk çaresizdi. Halk teşkilatlanamıyor ,halkı coşturacak bir haykırma yükselemiyordu.

Bu kadar karamsarlığın  içinde küçük sevinçler olsa bile bu, halkı tatmin edemiyordu.Halk yıllarca coştuğu zaferleri arıyor,  ama bulamıyordu.

Bu umutsuzluk içinde Enver Paşa,2.Meşrutiyetin ilanı günlerinde Makedonya’da Köprülü  ilçesinin  hükümet  konağı  balkonundan;  alanda toplanan halka bir nutuk attı. Nutukta, “Hasta Adamı iyileştirdik  arkadaşlar “dedi. Bu iyilik ileriki yıllarda halk tabakalarında makes bulmadı. Hatta durum daha da kötü oldu.

Çünkü düveli muazzama, her yerimizden bizi bağlamıştı. Bir anda kendimizi her cephede savaşın içinde bulduk. Her isyan eden mutlaka isyanı başarı ile bitiriyor ve  savaşı kazanıyordu. “Hasta Adam ölmeyecek herhalde” diye Düvel-i Muazzama  “hasta adım”ı bizzat kendi elleri ile boğmak istiyordu.

Türkiye Düvel-i Muazzama’dan çok çekti. Onlar Osmanlı’nın  aleyhine  olacak her işe müdahale ettiler.YineSevket Süreyya,  Suyu Arayan Adam’da  “aslında çarpışan iki kuvvet vardı: Birisi  Osmanlı kuvvetleri, diğeri de Düvel-  Muazzama kuvvetleri” der.(sf.27)Karşımızdaki gücün adı, Sırp, Yunan, Bulgar veya bir başkası olsa da, arkada Düvel-i Muazzama vardı çünkü..

Bugün ne değişti dersiniz? Düvel-i Muazzama’nın bazı üyeleri  şimdi yok.Avusturya - Macaristan ayrıldı. İki zayıf devlet oldular. İtalya  eski gücünde değil.Ama 20.yüzyılın  ilk çeyreğinden sonra bir ABD çıktı ki, diğerlerini bastırdı. Süperlerin süperi oldu. Diğerleri bile şimdi ABD’ye bağlı. Nerede bir olay var, ABD orada.Anlaştığı  diğer güçlü devletler orada.

ABD’nin Irak’ta, Suriye’de ne işi olabilir? Orada bir müktesebatı yok. Geçmişte orada bir işi, bir yatımı yok.Rusya’nın Libya’da ne işi olabilir?  İngiltere’nin ve Fransa’nın  Ortadoğu’da  ne işi olabilir ?

Bir de bunlar kendi aralarında anlaşmış.5 büyük devlet dünyaya şekil veriyorlar. Önemli bir karar alınacak olsa ,5’inin de aynı  karar birliği içinde olması  gerekirmiş.Birisi bir konuda aykırı bir fikir söylerse, o iş olmazmış. Böyle olursa dünya sorunları  nasıl çözülür? Bunlar politikalarını kaos üstüne kurmuşlar. Sulh olmasın, devamlı problem olsun,her an   müdahale edebilelim diye düşünüyorlar.

Her ülke ve Türkiye kendini  kollayacak güce ve politikaya sahip olmalıdır. Yoksa ezilmek mukadderdir Düvel-i Muazzama hortlamış çünkü.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya