Komünizm döneminde Stalin'in yaptığı katliam ve sürgünler ayyuka çıkmıştır. Çarlar döneminde de, Türkistan, Taşkent, Hucend, Semerkant, Buhara, Hîve, Fergana, Kazan ve Kırım hanlıklarının yıkılmasıyla beraber çok büyük bir Müslüman nüfus Rusya'nın eline geçmişti. Ruslaştırma, asimile, zorla din değiştirme, sürgün ve katliamlar birbirini izledi. Rusya’da yönetim şekilleri ve yöneticiler zaman içinde değişti, belki gayri Türk unsurlar dışındaki topluluklar üzerinde vaki baskı da zaman zaman azaldı veya çoğaldı ama Türkler üzerindeki zulüm daima aynı kaldı.
29.09.2020 04:08
1 yorum
789 okunma
İSTİLÂLARLA GELEN RUSLAŞTIRMA
İsmail Aydın

                Komünizm döneminde Stalin'in yaptığı katliam ve sürgünler ayyuka çıkmıştır. Çarlar döneminde de,  Türkistan, Taşkent, Hucend, Semerkant, Buhara, Hîve, Fergana, Kazan ve Kırım hanlıklarının yıkılmasıyla beraber çok büyük bir Müslüman nüfus Rusya'nın eline geçmişti. Ruslaştırma, asimile, zorla din değiştirme, sürgün ve katliamlar birbirini izledi. Rusya’da yönetim şekilleri ve yöneticiler zaman içinde değişti, belki gayri Türk unsurlar dışındaki topluluklar üzerinde vaki baskı da zaman zaman azaldı veya çoğaldı ama Türkler üzerindeki zulüm daima aynı kaldı.

                "Rus çarlığı içinde Rus milliyetçiliği ve Ortodoksluk bir kültür emperyalizmi tahakkümüyle idaresi altına aldığı diğer Hıristiyan milletler yanında özellikle bu Müslüman halklar üzerinde de bütün ağırlığı ile hüküm sürmüş, ekonomik yönden ağır bir şekilde istismar edilmiş, ayrıca bunların dinî ve kültürel gelişmelerini sekteye uğratmış, milli benliklerinin körelmesine yol açmıştır. Müslüman ahaliye getirilen kısıtlamalar daha XVI. Yüzyıldaki istilâlarla başlamış bulunuyordu. Böylece Müslüman ahalinin zanaat sahibi olması önlenmiş, ticaret erbabı kırsal bölgelere yerleşmeye ve ziraatle uğraşmaya zorlanmış, silâh ve hatta bunun gibi kullanılabilecek demir aletler taşımaları bile yasaklanmıştır. Rus idaresine askerî hizmet veren mirzalar içinde pek çoğu Hıristiyanlığa geçmiş ve asimile olmuştur…

                                               VAFTİZ OLMAYANLARA MİRAS HAKKI TANINMIYOR

                 Müslüman feodal beylerin vefatında vaftiz olmayan akrabalarının mirastan istifade etmeleri önlenmiştir. 1681 ve 1713 tarihli Ukazlar'la büyük toprak sahibi Müslümanların Hıristiyan olmamaları halinde topraklarının müsadere edileceği ilan edilmiş ve uygulanmıştır… Verimli topraklar XVI. yüzyılda başlayan Rus kolonizasyonu neticesinde Müslümanların elinden alınmıştır…

                1740'ta Arşevek Luka Kanaşeviç idaresinde, Cizvitler örneğindeki gibi sert bir Hıristiyanlaştırma propagandası sürdüren bir misyonerlik kurumu oluşturulmuştur… Baskı ve zor kullanımı özellikle mevcut camilerin yıkılması şeklinde ortaya çıkmaktaydı… Böylece 1742'de Kazan eyaletindeki kayda geçirilmiş 536 caminin 418'i tamamen yıkılarak ortadan kaldırılmıştır… XIX. Yüzyılda vaftiz edilmiş Tatarlar'ın büyük bir kısmı tekrar eski dinlerine dönmüştür. Zorla Hıristiyanlaştırma özellikle XVIII. Yüzyılın ilk yarısında Volga bölgesinin çeşitli yerlerinde huzursuzluklar ve ayaklanmaların çıkmasına sebebiyet vermiştir. Baskılarla başarı kazanılamayacağının anlaşılması üzerine… 1763'te zorla Hıristiyanlaştırma Kurumu kapatılmıştır."(Kemal Beydilli, TDV. İslâm Ansiklopedisi, Cilt 35, Sayfa 256-257)

                Rusya’nın görünürdeki hedefi Ortodoks tebaanın sözde himayesi idi ama gerçek hedefi Osmanlı İmparatorluğunu yok ederek sıcak denizlere inmekti. Bütün Rus Çar ve Çariçeleri bu hedefi gerçekleştirmek için uğraştıkları gibi, Bolşevik ihtilâlinden sonraki Kızıl Rus Çarları (Lenin-Stalin) da aynı hedef için uğraştılar. Sözleri başka fiilleri başka idi.

                Lenin komünist ihtilâle girişirken Orta Asya Kafkaslardaki Müslüman toplulukların lider ve önde gelen isimleriyle görüşmüş, başarılı olduğu takdirde kendilerine din ve vicdan hürriyeti ile özerklik vereceğini taahhüt etmişti. Çarlık Rusyasının ağır baskısını bütün ağırlığı ile üzerlerinde hisseden topluluklar, bu taahhüde inanarak Lenin’i desteklemişlerdi. Nihayet Lenin iktidara gelmiş ancak taahhüdünü unutmuştu. Bunu kendisine hatırlatan Başkurdistanlı Zeki Velidi Togan’a şu cevabı vermiştir: “Size verdiğim o söz, ahlâkî bir söz değildi, siyasî bir sözdü”.

                Suriye ve Doğu Akdeniz ihtilâfını fırsat bilen bugünkü Rus lideri Putin’in de hedefi aynıdır. Hangi sözü verirse versin Putin bir Rus’tur ve Lenin’den ve önceki çarlardan hiçbir bir farkı yoktur. Türkiye hesabını ona göre yapmalı ve işlerini sağlam yapmalıdır.

                 Baba Esat'la iyi ilişkiler kuran Rusya, oğul Esat'la da ilişkilerini sürdürmüş ve son olaylar sebebiyle Suriye’de üsler elde etmiştir. Rusya, Suriye'nin hamisi rolünü oynamak ve üsler elde etmekle, tarihî sıcak denizlere inme hayali yolunda kuvvetli bir adım atmış bulunuyor.

(Gelecek hafta, Rusya Osmanlıyı Tasfiye Siyasetinden Vazgeçmiyor.)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Rusya
Rusya tarihte de verdiği sözlere uymamış, bugünde uymuyor yarında uymayacaktır. Türk milleti olarak uyanık olup Rusyanın oyunlarına gelmemeliyiz güvenilecek bir millet değiller. Tarihte de görüldüğü üzere Türkistan, Taşkent, Hucend, Semerkant, Buhara, Hîve, Fergana, Kazan ve Kırım hanlıklarını parçalayarak yutmuşlardır. O zaman hedef Osmanlı idi şimdi ise Türkiye kalemine sağlık
Yorum Ekleyen: Rahmi ÜNALAN     30.09.2020 10:44:43
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya