Avrupa’da “din – devlet ilişkisi” sorunluydu, hala da sorunlu. Bu konuda en sorunlu ülkelerden birisi Fransa. Kilise ile devlet arasında en çetin laiklik kavgası Fransa’da yaşanmış, hala da her şey durulmuş değil. “Din devlette ne kadar görünülürlük taşıyabilir?” sorusunun herkesçe benimsenmiş bir formülü bulunmuş değil. Avrupa genelde Hristiyan olmasına rağmen durum bu.
09.10.2020 04:38
559 okunma
Macron’un kötülüğü ve bizim sorunlarımız
Ahmet Taşgetiren

Avrupa’da “din – devlet ilişkisi” sorunluydu, hala da sorunlu. Bu konuda en sorunlu ülkelerden birisi Fransa. Kilise ile devlet arasında en çetin laiklik kavgası Fransa’da yaşanmış, hala da her şey durulmuş değil. “Din devlette ne kadar görünülürlük taşıyabilir?” sorusunun herkesçe benimsenmiş bir formülü bulunmuş değil. Avrupa genelde Hristiyan olmasına rağmen durum bu.

Avrupa’da Müslümanlar da var. Balkanlar’da tarihi süreç içinde oldukça yoğun olarak var olmuş, Endülüs’te var olmuş, yok edilmiş, sonraki dönemlerde de İslam ülkelerinden göçlerle gerçekleşmiş bir İslam varlığı söz konusu. Halen farklı milletlerden 25 milyonluk bir İslam varlığı söz konusu.

Bütün zamanlarda Avrupa İslam’a karşı gerilim içinde bulunmuş. Laikliğin “inanç özgürlüğü” olarak tanımlandığı son zamanlarda dahi İslam varlığına karşı bir direnç söz konusu.

Avrupa toplumları ve sistemleri bünyesinde İslam’ı yaşamak Müslümanlar için de sorun teşkil ediyor. İslam ne kadar yaşanabilir sorusu hep var Avrupa Müslümanları arasında. 

2014 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı, Brüksel’de “Avrupa Müslümanlığı” konulu bir toplantı düzenledi. Başkan Mehmet Görmez’in önderlik ettiği bu toplantıya bütün Avrupa ülkelerindeki Müslüman toplulukların temsilcileri katıldı. Bu toplantıyı, Görmez Hoca’nın daveti ile ben de takip ettim. Her ülke temsilcisi, yaşadıkları sorunları anlattı. Çevrenin gayr-ı müslim olduğu bir vasatta İslam nasıl yaşanır, soruları vardı bir, İslamofobi’nin yükseldiği ortamlarda inanç özgürlüğü nasıl gerçekleşir, soruları vardı iki. 

11 Eylül sonrasında küresel boyutta “İslam ve terör” denklemi kurulduğundan beri, Avrupa’nın “Müslümanlara karşı rezervi” yoğunlaştı. İslam ülkelerinden gelen din görevlileri bir tür gözaltında. Ne söyledikleri, nasıl ilişki kurdukları gözleniyor. Bir yandan artık “vatandaş” haline gelmiş insanlara ayrımcılık yapmama gereği, bir yandan İslam ülkeleri ile ilişkilerin bozulmaması hassasiyeti, ama diğer yandan “İslam’ı özümseme zorluğu” arasında gelgitler yaşayan bir Avrupa söz konusu.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya