Hikaye bu ya; Bir İngiliz, bir Fransız ve Karadenizli Temel geçirdikleri bir deniz kazasından sonra sağ olarak ıssız bir adaya çıkmayı başarmışlar.
05.05.2019 10.26
1.673 okunma
Ben arkadaşlarumi özledum!
Ersoy Baba

Hikaye bu ya; Bir İngiliz, bir Fransız ve Karadenizli Temel geçirdikleri bir deniz kazasından sonra sağ olarak ıssız bir adaya çıkmayı başarmışlar. Günlerce adayı dolaşıp kurtuluş çaresi aramışlar. Çaresizce sahilde oturup beklerken kumların arasından bir metal parlaması fark etmişler.  Kumları eşeleyince bunun masallardaki Alaattin’in sihirli lambası kılıklı eski püskü bir bakır kap olduğunu görmüşler. “Masallarda olur ama…” deyip bu bakır kabın üzerini okşamışlar. “Çıkmaz ama, ya bi de çıkarsa koca bir cin” derken bakır kabın içinden duman çıkmaya başlamış. Ardından da koskoca bir cin! Saçı sakalı boynuzuna karışmış cin dışarı çıkar çıkmaz önce gözlerini ovuşturmuş. Sonra sağına soluna bakıp üç kazazedeyi görünce:

-“Pekâlâ. Beni buldunuz. Adet gereği üç tane dilek yerine getirmem lazım. Yalnız 3’erden 9 dilek fazla olur. Hepinize birer dilek dileme hakkı veriyorum” demiş. İngiliz’e dönüp talebini beklemiş. İngiliz: 

-“Günler süren sefaletten sonra artık Londra’ya dönmek istiyorum.” Der demez cin bunu kaptığı gibi londra’ya götürüp bırakmış ve bir-iki saniye sonra geri dönmüş.

Fransız, İngiliz’in anında Londra’ya gittiğini görünce heyecandan yerinde duramayıp atılmış:

-“Beni de, beni de Paris’e götürmeni diliyorum” demiş. Cin bunu da kaptığı gibi Paris’e bırakıp bir-iki saniye içinde geri gelmiş.

Sonunda tek başına kalan Temel sağına, soluna bakmış. Sıkıntılı bir şekilde Cin’e dönüp:
-“Yok böyle olmayacek. Ben arkadaşlarumi özledum. Onları geri getur” demiş.

Eee! Diyorsunuz. Durup dururken Ersoy Baba bu fıkrayı yazmaz. Altında bi sebep vardır. Acaba nereye bağlayacak? Diye meraklı sorularınızı hissediyorum. Ben öylesine yazdım fıkrayı. Makalenin girişi değişik olsun diye. Arada bir dekor değişirse dükkâna gelen müşteri artar diye düşündüm. Ama siz bu fıkradaki İngiliz’in yerine Ekrem İmamoğlu’nu, Fransız’ın yerine de Mansur Yavaş’ı, Temel’in yerine de Reisi koyarsınız. Cin de YSK olur. Bu kadarını hayal edebilen okuyucu geri kalanını da güncel olaylarla bağdaştırmayı bilir.
Benim okuyucum beni yormaz.

Geçenlerde Siteler’den geçerken çay içesim geldi. Hemen yol üstündeki bir mobilyacı arkadaşıma uğradım. Çayımı yudumlarken işlerden güçlerden bahsettik. Rakiplerin zorluğundan dem vurdu ve:

-“Tek rakibimiz devlet. Şu anda mobilya sektörü ile devlet rekabet halinde” dedi. “Nasıl yani?” diye sordum.
-“15 Temmuz Fetö darbe girişiminden sonra 4-5 büyük mobilya markasına devlet el koydu. Hepsine kayyum atadı. Yani o mobilya markaları devletin oldu. Şu anda da bizim tek rakibimiz devlet!” dedi.

Eskiden dolmuş arkalarında yazardı: “Tek rakibim THY(Türk Hava Yolları)” diye. O fantezi idi. Ama bu gerçek.

Bu arada Mübarek Ramazan ayı da başladı. Tüm okuyucularımızın Ramazan-ı Şeriflerini kutluyorum.

Sizler için de Ramazan esprilerini derledim.

Espridir.

Çok ciddiye almadan tebessüm edip geçin.

Fazla takılmayın.

Kalın sağlıcakla.

 

 

 

 

Ramazan Ramazan yapılan espriler:)

* oruç tutmuyorsan bluetooth.

----

oruç senin işin vardır biz seni tutmayalım.

----

* -" Oruçlu musun?
   -" Yok mersinliyim ben

----

Nasreddin Hoca göle maya çalarken adamın teki gelmiş
-"Hocam, göle neden maya çalıyorsun ya oruçluysa"
-"Saçmalama evladım göl oruç tutar mı?"
-" Ya tutarsa?"

----

*  -"Hacı sana zahmet şu orucu bi tutuver, telefona bakcam da. kahh" 

---

* -"Oruç musun?"

   - "Yok ben hüseyin. "
---
 
* Bir seni sevdim,bir de iftar saatini
---
 
*Bir Türk atasözü der ki;sadece ilk bir
kaç gün zorlanırsın..
---
 
* Tek istediğim şey; Şu sivrisineklerin de Ramazan'da oruç tutması.
---
 
*Araştırmalara göre Ramazan'ın en hit parçası; "Susadım çeşmeye varmaz olaydım"
 
---
 
* -"Daha ezan okunmadı. Niye açtın orucunu?"
   -"Ee, Trabzonda okundu uşağum."
   -"Ama burası İstanbul!"
   -"Bize her yer Trabzon uşağum."
---
 
* -"Annee, arkadaşım iftara davet etti. Gidebilir miyim?"
  -" Tamam ama akşam ezanından önce evde ol!"

KAYNAK : Yeniakit
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ersoy Baba
DİĞER YAZILARI

Yazarın Özgeçmişi:
Kayıp kimliği yüzünden 2019 seçimlerine kadar oy kullanamamıştı. 2019 seçimlerinde oy kullanamadığı tüm seçimlerin oyunu bir seferde kullanınca İstanbul seçimleri mahkemelik oldu. Seçimin iptali söz konusu oldu. Oylarının bu kadar etkili olacağını bilseydi valla da kullanmazdı. 

Mahallesinde Baba Ersoy olarak tanınan Ersoy Baba Bolu Mengen doğumludur. Mengenlidir ama sadece yemeyi bilir, yemeği yapmayı bilmez. Ersoy Baba Lise tahsilinden sonra Ankara'ya yerleşti. Ankara Ticari İlimler Akademisinin her gün önünden geçmiş olmasına rağmen İstanbul'a taşınınca bu eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Ersoy baba bi ara sokak sokak, ev ev gazete dağıtıcılığı yaptı. Sonra birden kendini aynı gazetenin editör masasında buldu. Editör yemekten döndüğünde masadan kalkmak zorunda kaldı. Hırs yaptı ve rakip gazetede köşe yazarlığına kadar yükseldi. Şimdilerde emekli oldu. Gidip kahve köşelerinde oturacağına gazete köşelerinde milleti yazılarıyla meşgul ediyor....

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya