Önceki yazımızda; “KÜFÜR TEK MİLLET, YA İSLAM KAÇ PARÇA” Başlığıyla bir yazı kaleme almıştık. Yazımızın sonunda da, sonraki yazımızda Müslümanların mevcut bölünmüşlüğü giderilebilir mi? Nasıl giderilir? Sorusuna cevap aramaya çalışacağımızı ifade etmiştik.
03.11.2020 05:37
1 yorum
1.113 okunma
İSLAM TEK PARÇA OLABİLİR Mİ?
Mehmet Aktan

Değerli okuyucu;

Önceki yazımızda; “KÜFÜR TEK MİLLET, YA İSLAM KAÇ PARÇA” Başlığıyla bir yazı kaleme almıştık. Yazımızın sonunda da, sonraki yazımızda Müslümanların mevcut bölünmüşlüğü giderilebilir mi? Nasıl giderilir? Sorusuna cevap aramaya çalışacağımızı ifade etmiştik.

Abdullah İbn-i Sebe’ nin kurduğu Sebeiyye Fırkası’ nın Müslümanlar arasına nifak ve fitne sokmak suretiyle başlattığı İslam’ ı bölme, parçalama ve birbirine düşman etme faaliyetleri sonra da devam etmiş ve günümüzde de halen devam etmektedir. Müslümanların ferasetsizliği ve basiretsizliği bölünüp parçalanmaya uygun bir zemin oluşturmuş, böylelikle Müslümanlar lime lime bölünüp parçalanmışlardır.

İslam’ ın dünyada etkin bir güç olması önündeki en büyük engel bu bölünmüşlüktür.

Milletlerarası organizasyonların neredeyse tamamı, her zaman İslam aleyhine tavır sergilemiş ve kararlar almıştır. Bugün dünyada geçerli olan çifte standart hep Müslümanlar aleyhine var olmuştur. İslam’ ın her zaman baş üstünde tuttuğu adalet, hakkaniyet kavramları, küfrün dilinde laf’ı güzaftan öteye gitmemiştir. Çünkü küfür, Hak’ ka değil güce inanır. Gücü varsa haklı olduğunu kabul eder. Gücünün yettiği her konuda kendini haklı görür.

B.M. de; Dünyadaki öteki ülkelerin hepsi bir konuda oyunu A yönünde kullansa, veto hakkına sahip 5 ülkesinden her biri B yönünde kullansa bu veto hakkına sahip ülkenin oyu geçerli olur. Bu 5 ülke, bilhassa silah yönünden güçlü olduklarından, B.M. de bu ülkelerin inisiyatifiyle kurulup sevk ve idare edilmekte olduklarından, güç neyi emrediyorsa, ona tâbi olunmaktadır. Çünkü Batı Kültürü Hak’ ka değil, güce itibar etmektedir. Gücün zebunudur.

B.M. in şimdiye kadar Hak’ ka itibar ettiği bu nedenle görülmemiştir.

Bu nedenle İsrail zulmüne karşı hiçbir tepki gösterememektedir.

Bosna-Hersek’ te Birleşmiş Millet’ lerin (Hollandalı askerler) nezaretinde Bosnalı Müslümanlar soykırıma tâbi tutulmuş ve katledilmiştir.

Hocalı’ da Azeriler katledilmiş, halen sivil hedefler bombalanarak masum insanlar katledilmektedir. Buna karşılık, Rus ordusuyla bir olup sivil Müslümanları katlettiği için zorunlu tehcire tabi tutulduğunda değişik sebeplerle telef olan Ermenilerle ilgili soykırım iddiaları ise Hristiyan dünyasının gündeminden hiç düşmemektedir.

Fransızların Fas, Tunus, Cezayir ve Libya’ daki sivil katliamları, Ruanda katliamı,

Çin’ in Uygur Türkleri’ ne uyguladığı mezalim,

Yine Batı’ nın güdüm ve kontrolündeki P.K.K. vs. terör örgütlerinin katliamları.

Elbette bu örnekleri çoğaltmak mümkün ama gereksiz.

Birleşmiş Milletlerin bu mezalim ve katliamlara karşı bir defacık olsun bir yüreklere su serpecek bir tavrına şahit olduk mu? Hayır!

Çünkü bir asırdan fazladır güç küfrün elinde. Çünkü küfrün gücü varsa, hakkı da vardır.

Kendisinde kendisi nükleer güce sahip olma hakkına sahiptir, ama başkaları asla böyle bir hakka sahip olamazlar! Başkaları nükleer güç elde etmeye teşebbüs ederlerse, onlara dünyayı dar ederler!

Değerli okuyucu;

Küfrün İslam’ a karşı tek millet olduğunun çoktan beri farkındayız. Ancak, Müslümanların da küfre karşı güçlü olmaları gerektiğini, kuvvetin ise ancak ve sadece birlikten doğacağını nedense unutuyoruz.

Birlik nasıl tesis edilir?

İnsanın fiillerine yön veren inanç ve fikirleridir. Şu halde insanların davranışları düzeltilmek isteniyorsa, öncelikle inanç ve fikirleri düzeltilmelidir. Bu yapılmadan insanlardan düzgün davranmalarını istemekle sonuca ulaşılamaz.

Şu hâlde; Müslümanlar arasındaki bölünmüşlüğü ortadan kaldırmanın yolu, onları bir inanç ve fikir etrafında birleştirmekten geçer.

Müslümanların birlik olmaları için yapılması gereken; Dünyada kendisini Müslüman olarak kabul eden her itikadî mezhep, hizip, tarikat, cemaat vs. grupların temayüz etmiş, samimi, ilim adamlarından oluşan bir “İslami Birlik Kurulu” oluşturulup farklı inanç ve fikirlerin Edille-i Şer’ iye (Kitap, Sünnet, İcma, Kıyas) etrafında telifini temin etmekten başka çıkar bir yol gözükmemektedir.

Bu zamana kadar böyle bir teşebbüste bulunulmaması, bundan sonra da bulunulmamasını haklı göstermez.

İnanç ve fikirdeki birlik, eylemdeki birliği de beraberinde getirecektir. Başka türlü birleşme ya da ittifaklar yapay ve geçici bir birlikteliğe vücut verir.

Hürmet ve muhabbetlerimle.

 

Mehmet AKTAN

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
yorum
güzel bir yazı,ellerinize sağlık,sanki okuyan,araştıran,sorgulayan,eğitimli birer müslüman olabilmenin ne kadar önemli olduğunun tanımıydı.SAYGILAR...
Yorum Ekleyen: abdulkadir ekim     11.11.2020 14:33:28
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya