Mensubu bulunmakla bahtiyar olduğumuz yüce dinimiz İSLAM'ın hükümleri, "itikad, ibadet, muamelat ve ahlak" olmak üzere dört ana bölümde özetlenir.
05.11.2020 05:04
739 okunma
DİNİ HAYATIMIZDA
H A T A HASTALIĞI !
Kemal Cengiz
Mensubu bulunmakla bahtiyar olduğumuz yüce dinimiz İSLAM'ın hükümleri, "itikad, ibadet, muamelat ve ahlak" olmak üzere dört ana bölümde özetlenir.
İslam Alimlerimiz bunlardan "itikad esaslarını" bir ağacın köklerine; "ibadet esaslarını" bu ağacın gövdesine;  "muamelat" denilen, hayata dair yaşayış tarzı ve ilişkilerimizdeki  geniş uygulamaları bu ağacın dallarına; bütün bu esasların neticesi olan " güzel ahlakı" da İslam ağacının  meyvelerine benzetmişlerdir.
 
Ağacın kökten başlayarak gövde ve dallarında meydana gelen bir hastalık nasıl meyvelerini de etkiliyorsa; yüce dinimizin bu esaslarından birindeki bir HATA HASTALIĞININ da, diğer esaslarını etkileyeceğine dikkat çekmişlerdir.
Buna misal olarak "ibadet ile ahlak (adab)" esaslarımızdan birer örnek verecek olursak: 
Cenaze namazının "kılınış" ve özellikle de imamlarımız tarafından "KILDIRILIŞ" şeklindeki farklılığı gösterebiliriz. Şöyle ki; 
cenaze namazları da diğer namazlarda olduğu gibi "selam" ile son bulur. Selam verilmeden namazın duruş pozisyonunu bozmak (mesela sağa-sola bakmak) nasıl MEKRUH ise; cenaze namazlarında da (birçoklarının hatta bazı imamlarımızın da yaptığının görüldüğü gibi) "selamların ikisini de bitirmeden; sağa selam verirken sağ kolumuzu, sola selam verirken de sol kolumuzu bağlamdan bırakmak" suretiyle namaz pozisyonunu bozmak da, en azından ADABINA UYGUN DEĞİLDİR.
Her ne kadar bunlar, cenaze namazını bozacak İFSAT derecesinde hatalar olmasa da, namazdaki nizam ve intizamı bozacak derecede UYGUNSUZLUKTUR. Bu şekilde bugün namaz bitmeden elini-kolunu bırakan, yarın güğüsünü de kıbleden çevirerek iki selam arasında ani bir tepkiden dolayı ARKASINA bakarsa, namazı bozulur.
Söz konusu bu " bağlı kolu  bırakma" hareketini, bilmeden cemaatten yapanlar görülüyor. Hadi bunların hataları "cehaletlerine bağışlanır" diyelim; ya bilmeleri gereken imamlarımızın bu dikkatsizliklerine ne diyelim? Dikkatli olanlar az hata yaparlar! Yapılan bir sanat eserinde san'atın, ayrıntılarında gizli olması gibi; ibadetlerde de İHLAS, sünnet ve adaba uyulmasındadır !
 
Dikkatsizlikten dolayı  yapılan hatalardan; "ahlak ve adaba" dair vereceğim ikinci örnek de; tebrik ve taziye gibi teselli ve kutlamalarda, "dua makamında" kullanılan  ifadelerin sonuna "İNŞALLAH" dileğinin eklenmesidir.
Bilmeliyiz ki "DUA", Yüce Allah'tan bir dilek ve istektir. Böyle bir istekde bulunurken "inşallah" demek, "Allah'ım dilersen yaparsın" demektir. Böyle ifade tarzı, ZIMNİ (içinde taşıdığı gizli) anlamında, "dilersen yapmazsın; o kadar da önemli değil..." gibi MİNNETSİZ MANALAR taşır. Bu nedenle, "dualarda bu tür İNŞAİ (isteğe bağlı) cümleler değil; istek ve İSTİRCA makamında, "...ver, ...eyle Allahım!.." gibi EMİR kipinde cümleler kullanmak"; duanın adabındandır. Bu ifade tarzı, "Allah'a isnad edildiğinde  emir değil, DUA" anlamı taşır. 
Böyle tebrik ve taziyeyi de aynı şekilde bilmeden yapanlarımız bunda da "mazur" görülse de; bilmeleri gereken hocalarımızın da aynı hataya düşmeleri MAZUR sayılamaz. Adli Mahkemelerde dahi, "haklı bile olunsa bir davanın usulden bozulması" diye bir esas vardır. Dualarda da bu tür USULSÜZ ifadeler, duanın REDİNE sebebiyet verir; dikkat edilmesi gerekir.
 
Özetleyecek olursak; dinimizin esaslarından birinde yaptığımız bir HATA, (yukarıda verilen ağaç misalinde olduğu gibi) dinimizin diğer uygulamalarında HASTALIK olarak kendini gösterir. Hele de bu hastalık, dinimizin köklerini temsil eden İTİKADİ esaslardan kaynaklanıyorsa, tıp dilinde "semptum" dedikleri belirtilerini, "ibadet muamelat ve ahlak" olarak uygulamalarımızda gösterebilir.. 
Dikkat edelim; din adına bilerek vaya bilmeden TAKLİD ederek yaptığımız bu TUHAFLIKLAR, dini hastalıklarımızın belirtileridir.
 
Allah cümlemize şifalar versin. AMİİN !
 
Kemal CENGİZ
Emekli Müftü
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Kemal Cengiz
DİĞER YAZILARI

Kemal CENGİZ
Emekli Müftü

Memleketi olan Ankara/Çamlıdare Ahatlar köyünde 1951 yılında doğdu. İlköğrenimi yıllarında Hafızlık ve Medrese Usulü Arapça tahsili yaptı. 1974 yılında Ankara Merkez (Tevfik İleri) İmam-Hatip Okulu'nu bitirdi. Aynı yıl girdiği İzmir Yüksek İslam Enstitüsü'nden 1978'de BİRİNCİLİKLE mezun oldu.

Dini Yüksek Tahsilini yaparken aynı zamanda İmam-Hatip olarak göreve başladı. Mezuniyetini takiben yurdun çeşitli il ve ilçelerinde Vaiz, İlçe Müftüsü ve İl Müftü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Toplam 43 yıl görevden sora 2016 yılında "yaş haddinden" emekli oldu.

KELÂM-I KEMÂL adıyla özlü sözlerini içeren bir kitabı yayımlandı. Dini, milli, ahlaki ve sosyal konularda çeşitli gazete ve dergilerde çok sayıda çıkan yazılarına devam etmektedir. Bu yazılarından aldığı derece ve ödülleri ile TAKDİR belgeleri bulunmaktadır. 2007 yılında Diyanet İşleri Başkanlığınca Türkiye çapında açılan "Hutbe Yarışmasında" BİRİNCİLİK ödülü bulunmaktadır.

Dini Yüksek İhtisas Eğitimi (İstanbulh-Haseki) yanında Uzmanlık derecesinde Arapça, orta derecede İngilizce biraz Farsça, biraz da Almanca bilmektedir.

Evli, iki oğulu  ve beş torunu bulunmaktadır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya