13.11.2020 10:10
1.966 okunma
"Beni böyle hatırlayınız"
Ersoy Baba

Beş genç fakültede dersten çıkmış yürüyorlardı. Gençlerden biri “yemek yiyelim mi?” Diye sordu. Biri hariç hepsi bu fikri beğendi. Bir tek Metin yemeğe gitmek istemedi. Sadece erkek arkadaşları olsa durumu anlatır idare ederdi. Ama kızların yanında küçük düşmek istemiyordu. Cebinde sadece dolmuşa yetecek kadar parası vardı.

-“Ben yeni yedim. Tokum. Başka zaman gidelim” dediyse de ikna edemedi. Mecburen onlara katılıp köşedeki kebapçıya girdiler. Girdiğinde içeride babasını gördü. Gözleri açıldı. Yüreği rahatladı. Yerlerine oturunca lavabo bahanesiyle kalktı. Babasının yanına süzüldü. Durumu anlattı. Arkadaşlarına mahcup olmak istemediğini belirterek, kendisine yardımcı olmasını istedi. Babası benden iyi olmasın, çok anlayışlı bir babaydı:

-“Tamam oğlum, sorun değil. Dilediğin kadar ye. Ben hallederim hesabı.” Dedi.

Metin rahatlamış olarak yerine döndü. Siparişini verdi. Hep beraber espriler ve sohbetlerle yemeklerini yediler. Hesap ödeme zamanı geldiğinde çocuk gözüyle babasına işareti verdi. Babası başparmağı ile “ok” deyip köşeden kasadaki ustaya gür bir sesle seslendi:

-“Ahmet ustaa!!! Bizim oğlan var ya, Metin, Metin. Üzerinde parası yokmuş. Sen ondan ücret almmaa! Ben sonra hallederiim.

Merhaba sevgili okurlarım.
Öncelikle belirteyim. Giriş kısmıyla makalenin diğer kısımları arasında bir alaka yoktur. Ona göre okuyun. Bir bağlantı kurmak için kafanızda olayı bekletmeyin. Unutun gitsin.

Böyle uzun aralarla yazdığım için de kusuruma bakmayın. Ben yazıyorum ama, diğer yazarlar gibi işi gücü yazı yazmak olan bir yazar değilim. Başka işlerim de var. Mutfağa gidip canımın istediği yemeği yapar, televizyonun karşısında ayağımı uzatıp halıya kabukları düşmesin diye endişelenmeden çekirdeğimi çitler ve dizi seyredebilirim (Tabi ki hanım evde yokken). Bunu bile çoğu yazarın beceremediğini bilirim. Olsun. Benim de makale yazma konusunda eksikliklerim var. Eksiklik dediysem çok sık yazamamamı kastediyorum.

Geçtiğimiz günlerden biri 10 Kasım’dı. Değişik anma etkinlikleri düzenlendi. Ben de Gazi’yi anmak için güzel sotalı bir resmini buldum. Onu yayınlıyorum. “Bu millet yaptıklarınızı asla unutmayacaktır Paşam” diyorum.

Unutulmamak önemlidir. Ama hatırlanmak daha önemlidir. Nasıl hatırlandığınız ise çok daha önemlidir. Ama bütün bunları geçin. En önemlisi kimler tarafından hatırlandığınız en en önemlisidir.

Kendisini Cumhuriyetin kurucu partisi olarak lanse edip Cumhuriyeti yıkıcılarla birlikte hareket edenlerin sadece 10 Kasımda hatırlamaları enteresandır.

Ayrıca karısının ağzını burnunu dağıtıp sonra da ölümlerle tehdit edenlerin, olay ortaya çıktığında paşanın ekose yeleğini giyip yayına çıkarak O’cu olduğunu hatırlatması da enteresandır.

Paşa’nın kitabını yazıp, hayranlarına astronomik fiyatlarla çakıp, sazanların parasıyla yazlık villa alanların, sonra da o villayı kaçak,  ruhsatsız genişletenlerin de 10 Kasımda Paşa’yı hatırlaması vardır.

Birilerinin de Dersim’de sülalesinin çektiği sıkıntıları görüp-duyup “bende o’cuyum” diyerek Paşa’yı hatırlaması acaip etkileyicidir.

Ölülerinizi iyi amelleriyle anın denmiş ama Paşa’nın soyunu Peygamber sülalesine dayandırıp, yere göğe sığdıramayan virüszede parti liderinin de hatırlaması baya ilgi çekiciydi. Umarım şimdi yanındadır.

Tabi hatırlayan ve hatırlatanlar bunlarla bitmiyor.

12 Eylül darbesi olunca bir anda Paşacı olup 36 sayfalık dergisinin 35 sayfasını Paşanın hutbelerine konuşmalarına ayırıp, kalan bir sayfasında da başyazı içinde “ben de o’cuyum. Bana dokunmayın please” diyenler de vardı. Daha bi sürü hatırlayan da...

Sözüm size: Ola ki bana bir gün bir şey olursa benim ardımdan beni sadece makalelerimle hatırlamayın. “Kör ölür badem gözlü olur” sözüne uygun olarak hakkımda meziyetler uydurun. Gençlik kesiminden, kabzımal esnafına kadar hepsine uygun güzel sözler uydurup makalemin altındaki imzamı da en altına ekleyin.

“Makale üstatlarının piriydi",  "Olmasaydı bizim makalelerimiz de olmazdı", "Bize yemek yemeyi o öğretti", "Sakal tıraşını her gün düzenli yapardı", "Gözlüğünü her dakika silerdi", "Saçına özen gösterir kuaförlerden çıkmazdı” gibi sözlerle anın beni. Bana böyle gelin.

Bu konu riskli bir konu. Tekrar içeri girmeme sebep olacak kadar da uzadı.

Hava da serin zaten Ben içeri giriyorum. Siz de dışarda fazla kalmayın.

Zaten bu kadar soğuk ve gıcık makaleden sonra dışarda kalmak riski ikiye katlamaktır.
Kalın sağlıcakla.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ersoy Baba
DİĞER YAZILARI

Yazarın Özgeçmişi:
Ersoy Baba Bolu Mengen doğumludur. Mengenlidir ama sadece yemeyi bilir. Mengen'in yüz karası yemek yapmayı bilmez.
Ersoy Baba sınıfta kalma yokkenki yıllarda ilkokulu okudu. Amerikan yardımı süt tozu ile büyüyen nesilden değildir. Ağzına dokundurmamıştır.
Lise tahsilinden sonra Ankara'ya yerleşti.Hayali Hacettepe Tıp olmasına rağmen Güzel Sanatlar fakültesini anca kazanabildi.  Ersoy baba bi ara sokak sokak, ev ev gazete dağıtıcılığı bile yaptı. Sonra birden kendini aynı gazetenin editör masasında buldu. Editör yemekten döndüğünde masadan kalkmak zorunda kaldı. Hırs yaptı ve rakip gazetede köşe yazarlığına kadar yükseldi. Şimdilerde emekli oldu. Gidip kahve köşelerinde oturacağına gazete köşelerinde milleti yazılarıyla meşgul ediyor....

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya