Hz. Ömer (R.A.) hutbede; “…Ben adaletten ayrılırsam, siz ne yaparsınız? “diye sorunca; Bir sahabe; “Seni kılıcımla düzeltirim ya Ömer! “ diye cevap vermiş. Hz. Ömer (R.A.) da; “…Şükürler olsun Ya Rab! Beni düzeltecek bir cemaatim var! “ diye şükrünü ifade etmiştir.
10.12.2020 06:57
1.222 okunma
MUHATAPLARINA AÇIK UYARI MEKTUBU
Mehmet Aktan

            Hz. Ömer (R.A.) hutbede; “…Ben adaletten ayrılırsam, siz ne yaparsınız? “diye sorunca; Bir sahabe; “Seni kılıcımla düzeltirim ya Ömer! “ diye cevap vermiş. Hz. Ömer (R.A.) da; “…Şükürler olsun Ya Rab! Beni düzeltecek bir cemaatim var! “ diye şükrünü ifade etmiştir.

            Bu devirde ne başımızdakiler Hz. Ömer ve ne de biz sahabeyiz! Ancak; başımızdakiler Hz. Ömer (R.A.) ı, bizlerin de sahabeyi örnek alarak hareket etmesi gerekiyor.

            Günümüzde bizi idare edenlerin, kahir ekseriyetinin tarihimizdeki Milli ve Manevi alandaki şahsiyetlerimizi tam olarak örnek alma niyet ve iradelerinin bulunmadığını müşahede ettiğimiz gibi, idare edilenlerin de ne olursa olsun muhalefet etme kompleksinden kurtulamadıklarını, ne yazık ki, doğruya da yanlış, yanlışa da yanlış dediklerini görüyoruz.

            Halbuki, Meclisimizde halkımızı temsil eden Milletvekillerimiz; Ülkemizin daha iyiye, daha ileriye gitmesi konusunda, iktidara destek olmak, onların aklına gelmeyen iyilik ve güzellikleri uygun bir lisanla teklif etmek, yanlış uygulamalardan da vazgeçirmek için gayret etmekle görevliler. Bunun için Devlet Bütçesinden dolgun maaşlar alıyorlar. Aldıkları maaşların hakkını verdikleri takdirde aldıkları helaldir.

            Öbür türlü: Sırf iktidarı yıpratmak, gelecek seçimlerde halkın gözünden düşürüp iktidar olmak için, yanlışa da yanlış, doğruya da yanlış diyerek idare edenlere köstek olmak memlekete hizmet değildir. Bu faaliyetlerine karşılık aldıkları maaşlar da elbette helal olamaz.

            İktidar olanların da memlekete samimiyetle hizmet yerine, şahsi ve süfli menfaatlerinin peşine düşmeleri elbette memlekete hizmet değildir. Aldıkları para da helal değildir.

            Değerli okuyucu;

            Ülkemizin coğrafyası, dünyanın merkezi konumunda bir coğrafyadır.

            Dünya tarihi itibariyle de, en merkezi konumdadır.

            Din, siyaset, sosyoloji, kültür ve san’ at itibariyle de merkezdedir.

            Bunlarla birlikte; insanlığın baş düşmanı Siyonizm’ in hedefleri önündeki en büyük engel de Türkiye’ mizdir.

            Böyle olunca; Ülkemiz tarih boyunca dünyadaki tüm büyük güçlerin göz diktiği bir coğrafya olmuş, sayısız çatışmaların odağında bulunmuştur.

            Sonuç olarak; Böyle bir coğrafyaya sahip olmak muazzam bir maddi ve manevi güce sahip olmayı, adaletli bir devlet idaresini, basiretli ve ferasetli devlet adamlığını, birbirine kenetlenmiş ve Devlet’ iyle barışık, kenetlenmiş bir Millet’ i gerekli kılar.

            Ulul emre itaatle birlikte, idarecisini gözetip kollayan, sağa sola sapmasına fırsat vermeyen, yerinde ve zamanında münasip lisanla uyarılarda bulunan vatandaşı gerektirir.

            Eğer idareci iseniz; Devlet idaresini idare makamındaki kişinin insafına, ehliyet ve liyakatine bırakmayacak şekilde devlet kurumlarını kurumsallaştırmalısınız. Hasb-el kader ehliyetli liyakatli ve insaflı bir idareci olursa ne alâ, aksi halde kurumun batması kaçınılmaz olur.

            Devlet idaresinin tesis ve idamesinde, makam ve mevkilerine, ehliyet ve liyakat ölçülerine göre yerleştirme yapılmayıp, rüşvet, torpil, iltimas, adam kayırıcılık gibi içtimai hastalıklarla sakatlanmış eylem ve işlemlere tevessül edilirse, özetle; devlet işlerinde adalet gözetilmezse, Devlet’ in çöküşü fazla uzak olmaz.

            Osmanlı’ nın yıkılışı, zirvede olduğu Kanuni dönemiyle başlamıştır.

            Makamlar kişilerle kaim olmamalıdır. Atalarımız “Mahkeme kadıya mülk değil” diyerek bu hakikati işaret etmiştir.

            Çünkü insanlar ölümlüdür. Görevini ifa edemeyecek şekilde hastalanabilir, sakatlanabilir. Devlet idaresi, daimî olmayı gerektirir. Bu nedenle de, tepeden tırnağa her makamı işgal eden kişinin bir gün o makamı boşaltacağını hesap ederek yerine daha da iyi yetiştirilmiş bir başkasıyla doldurmanın hesabı yapılmalıdır. Osmanlı’ da Enderun, devlet adamı yetiştirmeye matuf bir eğitim kurumuydu.

            Bu anlayış siyasi makamlar için de geçerlidir. Ne var ki siyasetin mektebi de yoktur. Siyasetçi, siyaset için, siyaset içinde ve siyasetle yetişir. Bu gerçek hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Rahmetli Turgut ÖZAL’ ın vefatı ANAVATAN PARTİSİ’ nin varlığını da bitirmiştir.

            Devlet adamı ulaşılmaz olmamalıdır. Devlet İdaresi, halk içinden, Devlet İdaresi için yararlı olacak insanları teşhis edip, eğitip, pişirmek duyarlılığını hep diri tutmalıdır.

            Siyasi bir ekip, iktidara yürürken, menfaatperestlerin, makam mevki ve güç peşinde olan insanların iktidara yürüyen siyasi ekibe hemen nüfuz etmek isteyeceğini hesap etmeli ve kriterleri çok sağlam bir seleksiyonla bu tür kişileri belirleyip, saf dışı edebilmelidir. Aksi halde, iktidara ulaşan bir siyasi ekip, kısa zamanda içten çürümüş bir elma misali, iktidardaki siyasi ekibi mahvedip yok eder.

            Değerli okuyucu;

            İktidarıyla, muhalefetiyle yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım hususlara riayet etmek zorundayız. Arz ettiğim hususlar, asırlardan beri devlet kurma ve idare etme geleneğimizden süzülüp gelen düsturlardır.

            Eğer dünyanın gözbebeği durumundaki güzel Yurdumuza Devlet’ imize sahip olamayız.

            Eğer gerçekten vatanseversek, pozisyonumuz ne olursa olsun tüm samimiyetimizle, tüm hassasiyetimizle Vatan’ ımıza sahip çıkmalıyız. Bu vatan şehit kanlarıyla sulanmış kutsal bir emanettir. Aksi davranışlar emanete hıyanettir. Farklı siyasi anlayışlar bizler için hıyanet sebebi olamaz.

            Allah bizi, Vatanına sahip, egosunun peşinden gitmeyen, emanete hıyanet etmeyen kullarından eylesin İNŞAALLAH. Amin.

Av. Mehmet AKTAN

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya