“ Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın”
17.12.2020 11:03
1 yorum
1.192 okunma
BİR ÂYET IŞIĞINDA
KARABAĞ MUHAREBELERİ
Mustafa Yıldız

        “ Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın”

         Karabağ, tarihi gerçek olarak bir Türk yurdudur. Ermenistan, Birleşmiş Milletler teşkilatınca Azerbaycan toprağı olarak kabul edilen Dağlık Karabağ Cumhuriyetini 26 Şubat 1992 tarihinde işgal ederek insanlık tarihine kara bir leke gibi sürülen katliam ve tehciri irtikâp etti. 613 canı, kadın çocuk demeden vahşice katletti.  Bir milyon Azeri Türk nüfusun, anayurdundan katliam korkusuyla göçerek Azerbaycan’da mülteci duruma düşmesine ve perişan şartlarda yaşamasına mecbur etmişti.

         Karabağ, dünya konjonktürünün ve Türkiye’nin o günkü yetersiz dış politikası sonucu, Türkiye tarafından yardıma nail olamamıştı. Konu ile ilgili olarak Rahmetli Elçibey’in anlattıkları, tarihe utanç verici acı bir hatıra olarak geçmiştir.

         30 yıla yaklaşan bir işgal, sözde uluslararası kurumlarca bir çözüme kavuşmamış, bu zaman zarfında zaman zaman çatışmalar yaşanmıştır.

          Nihayet Azerbaycan kendi topraklarını almak için 27 Eylül 2020 sabahında, 1988-1994’te yapılan anlaşmayla tespit edilen temas hattında Harekete geçti. Çatışmalar, 44 gün boyunca devam etti.  Siyaseten neredeyse bütün dünya Ermenistan’ı desteklerken Türkiye, siyaseten ve fiilen dünyaya rağmen Azerbaycan’ın yanında oldu.

         Muharebeler esnasında Azerbaycan ordusu destanlar yazarken Ermenistan ordusu büyük kayıplar vererek hurdahaş oldu. Sürekli ateşkes şartlarını ihlal eden ve sivil ölümlere imza atan Ermeni güçler, bunu hak etmiş oldular.

         Nihayet 10 Kasım 2020 de Rusya’nın ve diğer bazı uluslarası kuruluşların girişimleriyle Ermeni ordusunun tamamen imhadan kurtulması için barış anlaşması imzalandı. Ermenistan ordusu Karabağ’ı, asli sahibi olan Azerbaycan’a teslim etmeye mecbur oldu.

         Şayanı takdir bir durumdu ki, Ermenistan Ordusu sivil yerleşim yerlerini bombalayarak sivil katliamlarına ve medeniyet yıkımına sebep olurken Azerbaycan ordusu, sadece askeri hedeflere atış yapıyordu. Hem insani, hem İslami olan bu davranışı aşağıda ayet ışığında tahlil edeceğim.

         Zafer sonrası yapılan şenliklerde Türkiye’nin parlayan bir yıldız gibi törenlerde yer alması, bütün dünyaya muhteşem bir mesajdı. Cumhur Başkanımızın Azerbaycan Cumhurbaşkanıyla kardeşlik ve dayanışma görüntüleri, düşmana korku, dosta umut verdi. 

         Her vatandaşın bildiği bu olaylar silsilesini burada noktalayarak Tevbe Suresinin 14. âyetinin ışığında tahliline geçebiliriz:

         “ Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın”

         Ayet, Hz. Peygamberle Mekke müşrikleri arasında Hicretin 5. yılında imzalanan barış antlaşmasını, Müslümanların müttefiki olan Huzaa kabilesine gece baskınıyla saldırarak onları katliam eden Beni Bekr kabilesinin antlaşmayı bozmalarını anlatmaktadır.

         Mekkeliler, müttefiki olan Beni Bekr kabilesini tahrikve teşvik ederek silahlandırdılar, Müslümanların müttefiki olan Huzaa kabilesine bir gece baskınıyla saldırtarak katliam yaptırdılar ve antlaşmayı dolaylı olarak bozdular.

         Kutsal Mekke civarında bu cinayetleri irtikâp edenlerin cezası ne olabilirdi? Katlettikleri canların hesabını sormak mecburi bir vicdan borcu olduğu kadar Allah’ın emriydi de.

          (1994’ yapılan Karabağ Katliamının hesabını sormak mecburiyeti gibi)

         Ayette dört unsur görmekteyiz

  1. “ Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın” ifadesi, savaş sonucu düşmana gerek ölümü, gerek esareti tattırmak anlamlarını ifade eder ki, bunlar onu hak etmişlerdi. Allah onların size yaptıklarının cezasını sizin elinizle versin.. Fakat mutlaka öldürmek gerekmez. Esir alarak da onları etkisiz hale getirin demektir.

         Aynı surenin diğer ayetlerinde esirlere iyi muamele ederek Müslüman olmalarına imkân tanıyın, demektedir.  Müslüman olurlarsa onlar da sizin sahip olduğunuz bütün yaşama haklarına sahip olacakları gibi geçmişteki günahları da silinir, demektedir.

         Azerbaycan ordusu, ölümü hak edenleri yok ettiği gibi esirler de aldı. Öyle ki Karabağ’dan göç eden Ermenilere, eşyalarını kamyonlara taşımak suretiyle yardımcı olmuştur. Ermeni halka ” Burada kalmak isterseniz, bizimle aynı vatandaşlık haklarına sahip olacaksınız” dediler.

         2-“ onları rezil etsin”  ifadesi de fiilen tahakkuk etmiştir. Şımarık ve zalim Ermeni ordusu, dünyanın gözü önünde en büyük rezaleti yaşadı. Bu, Allah’ın onlara verdiği bir ceza idi.

         3-“ sizi onlara galip kılsın” ifadesi, Azerbaycan’ın şanlı zaferler elde ettiğine bir delildir. Bu galibiyet, Ermenilerin, her zaman üstün olacaklarına olan inancını kırmıştır.

         4-“ ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın” ifadesi de gerçekten Azerbaycan’la birlikte Türkiye’ye ve bütün İslam dünyasına unutulmaz sevinçlerin yaşanmasına bir delil teşkil etmiştir. Allah’ın bu konudaki vadi de gerçekleşmiştir.

          Bu ferahlamanın bir anlamı da zaferi kutlayarak büyük sevinç yaşanmasına, intikam alarak öfke ve kinin yerini vicdan rahatlığına bırakmasını ifade etmektedir.

         Elhamdülillah. Allah Türkiye’ye ve Azerbaycan’a zeval vermesin.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Sayın Mustafa Yıldız,
Yazınız bizim de gönlümüzü ferahlattı. Kaleminize, yüreğinize sağlık. Yılladır biz Karabağ muhacirleri ve Azerbaycan halkı işgalin ezikliği altındaydık. Azerbaycan ordusunun bu haklı galebesi bizleri ve Türk dünyasını sevince boğdu. Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği ile dosta güven, düşmana korku salan nice zaferlere… Selam ve saygılarımla.
Yorum Ekleyen: İSMAİL YEKELER     17.12.2020 13:14:17
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya