Önceki bölümlerde, Ayastefanos andlaşmasından memnun olmayan Avusturya ve İngiltere gibi Avrupalı devletlerin, bu andlaşmanın tadili için bir kongre teklif ettiklerini ifade etmiştik.
22.12.2020 10:55
1.057 okunma
BİSMARK ALMANYASI SAHNEDE YERİNİ ALIYOR
İsmail Aydın

                Önceki bölümlerde,  Ayastefanos andlaşmasından memnun olmayan Avusturya ve İngiltere gibi Avrupalı devletlerin, bu andlaşmanın tadili için bir kongre teklif ettiklerini ifade etmiştik.

                Ayastefanos andlaşmasının Rusya, İngiltere ve Avusturya arasında tadil edilmesi hususunda bir kongrenin toplanması için anlaşmaya varılması, Almanya’nın dahliyle mümkün olmuştu. Bu sebeple, kongrenin Berlin’de toplanması yolunda Prens Bismark’ın teklifi ilgili devletlerce kabul edildi.

                Berlin Kongresine Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Avusturya, Fransa, İtalya ve Almanya katıldı. Almanya’yı Bismark temsil ederken, diğer devletler Başvekilleri veya Hariciye Nazırları vasıtasıyla temsil ediliyordu. Osmanlı Devleti adına Hariciye Nazırı Saffet Paşa’nın Başdelege olması lazım gelirken, kongre üzerine psikolojik tesir yapılması düşüncesiyle, Hıristiyan olması hasebiyle Kara Todori Paşa ve Alman aslından olup Müslümanlığı kabul etmiş olan Mehmet Ali Paşa ve Berlin Elçisi Sadullah Bey delege olarak katılmışlardı.

                Bismark, Osmanlı İmparatorluğunun istikbalinden ümitli değildi. Osmanlı devlet adamlarının vaat etmiş oldukları ıslahat hareketlerini yapmakta samimi olduklarına inanmıyordu. Zaten Şark milletleri hakkında hiçbir sempatisi bulunmadığını defalarca ilan etmişti. Osmanlı diplomasisini temelsiz görmekte idi: “Türkler diplomaside kendilerini sevki tabilerine terk ederler. Düşmanlarının düşmanlarını kendi dostları sanırlar” demek suretiyle bu görüşünü belirtmiştir.

                               BİSMARK KÜSTAHLIĞI

                Bu düşünce ve görüşe sahip olarak Bismark, kongreden önce Osmanlı üyelerine şu ihtarda bulunmuştur:

                 “-Bugünkü durumu sizden saklamak istemem; kongrenin Osmanlı devleti için toplandığı zannına kapılarak kendinizi aldatmayınız. Osmanlı devleti ile Rusya arasında yapılan Ayastefanos antlaşması, Avrupa devletlerinin menfaatlerine dokunur bazı maddeleri ihtiva etmeseydi olduğu gibi bırakılırdı. İşte bu menfaatlerin uzlaştırılması için bu kongre toplanmıştır.”(Mahmut Celâleddin, Mirat-i Hakikat, Cilt III. Sayfa 175-176)

                “Prens Bismark, görüşmeler sırasında da Osmanlı üyelerinin müdahaleleri münasebetiyle bu yolda ihtarlarda bulunmuş ve “Kongre, Osmanlı devleti için değil, fakat Avrupa barışının muhafazası için toplanmıştır” sözünü sık sık tekrarlamıştır. Bu muamelesi, diğer üyelere de cesaret vermiş ve kongre çalışmaları esnasında Osmanlı delegeleri küçük düşmüş ve yalnız kalmışlardır.” (Karal, a.g.e. Cilt VIII, Sayfa75)

                 Ayastefanos andlaşmasını tadil eden Berlin Andlaşması (13 Temmuz 1878) şu hükümleri ihtiva ediyordu:  Sırbistan, Karadağ ve Romanya’nın sözde istiklali tanınmış; Yunanistan hududunda düzeltmeler yapılacağı tesbit edilmiş; Bulgaristan üç bölgeye ayrılmış; Bosna-Hersek Avusturya tarafından işgal edilmiş; Rusya, Kars, Ardahan ve Batum şehirlerini muhafaza etmiş, Doğu Bayezit Türkiye’ye iade edilmiş ve İngiltere Kıbrıs’a yerleşmiştir.

                 Adamlar İran’ı da unutmamışlar, onlara da Hatur bölgesini vermişler.

                               BİSMARK’IN FRANSA’YA CÖMERTLİĞİ

                Bismark, Berlin kongresinden eli boş dönmek durumunda kalmış olan Fransız başdelegesine de: “Fransa’nın Tunus’u pek âlâ işgal edebileceğini” gizli olarak ifade etmiştir.

                Doksanüç (1293) harbi olarak bilinen ve Türkiye üzerinde derin etkiler bırakan harbin yaraları derin ve ağırdı. Fransa bu müsait ortamı kaçırmadı, Bismark’ın tavsiyesi üzerine Tunus’u işgal etti. Tunus Beyi 12 Mayıs 1881’de Bardo Andlaşmasını imzalıyarak Fransız hâkimiyetini kabul etti…

                 Bunlardan başka  Osmanlı Devleti aleyhine savaş tazminatı dâhil birçok hüküm ve Ermeniler lehine yeni taahhütler Berlin andlaşmasında yer aldı.

(Gelecek hafta, İpin Ucu Puştun Eline Geçince)

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya