12 Eylül öncesi devrimci gençlik “kahrolsun Amerikan emperyalizmi” diye slogan atardı. Bunların hiç Amerika ile mücadele ettiklerini görmedim.
26.12.2020 01:24
631 okunma
DEVLET Mİ ÜRETSİN? ÖZEL SEKTÖR MÜ ÜRETSİN?-4
Necdet Ergün

12 Eylül öncesi devrimci gençlik “kahrolsun Amerikan emperyalizmi” diye slogan atardı. Bunların hiç Amerika ile mücadele ettiklerini görmedim.

Ancak Amerikan emperyalizminin işbirlikçileri dedikleri sosyalist düşünceyi savunmayanlarla mücadele ettiler. Bugün de aynısını yapıyorlar.

Amerika 12 Eylül öncesinde toplumumuzu sağ- sol diye ikiye böldü. Her iki grubu birbirine düşman etti. Aynı aileden bir kişi solcu oldu, diğeri sağcı oldu. İkisi birbirine düşman oldu. Biri diğerine faşist dedi, diğeri de ona komünist dedi.

Zaman için de bu iki grup birbirini öldürmeye başladı.

Bu memlekette 12 Eylül 1980 öncesi 5000 kişi bu gerekçe ile öldü.

Amerika olsun, mossad olsun diğer emperyalist güçler olsun bugün de aynı metodu uyguluyorlar. Toplumda kutuplaşmayı meydana getirmek için ne varsa yapıyorlar. Etnik, parti, dini ve mezhep ayrılıkları yaratmak için düşmanlıkları körüklüyorlar.

Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. Amerika bütün dünyada fetö gibi kendisine hizmet edecek oluşumları destekliyor. Onlara yol gösteriyor.

ABD’de yaşayan ve 2015 yılında ölen değerli bir bilim adamımız Oktay SİNANOĞLU ABD’nin önemli istihbarat şefine “siz neden sosyalistleri destekliyorsunuz” diye soruyor. O istihbarat şefi de “onlar iktidara gelemeyebilir, ancak ülkeyi karıştırırlar. Bu da bize yeter” demiş.

Bizler bu yapılanlara seyirci kalmamalıyız. Milli birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyen dahili ve harici düşmanlarımıza karşı saflarımızı sıkılaştırmalıyız.

Bu söylendiği kadar kolay değildir. Ancak imkansız da değildir.

İnsanların farklı fikirleri savunmaları normaldir. Ancak birbirlerine düşmanca tavır sergilemeleri anormaldir.

Bugün ben de diyorum ki ülkemizin ekonomistleri bir araya gelmeli ve yeni bir ekonomik model ne olmalı bunun çalışmasını yapmalıdır. Bu çalışmada herkesin fikrine saygı gösterilmeli ve her fikir değerlendirilmelidir.  

Karl Marks’ın, Lenin’in, Mao’nun, Jan Jak Ruso’nun fikirlerinin ötesinde insanlığa huzur getirecek bölüşümde adaleti sağlayacak bir sistem üzerinde çalışılmalıdır.

Dün olduğu gibi bugün de hem sağ kesimde hem de sol kesim de devletin üretim yapması gerektiğini savunan buna inanan birçok insan var.

Sol kesimde ki insanlar bizim fikrimiz iktidar olsa devletin işçisini özel sektör gibi çalıştırırız diye düşünüyor. Siyasiler karışmasa işin ehli insanlar yönetime gelse neden olmasın diye düşünüyorlar.

Öncelikle siyasetin mantığı karışmaktır. Karışmasalar cümlesi yanlıştır.

Sağ kesimdekiler ise kalbinde Allah korkusu olan bir kişi helal rızık kazanmak için devlette de olsa özel sektörde de olsa çalışır diye düşünüyorlar.

Burada yanlış olan tarih içerisinde insanoğlu bunu başaramamış. O halde tekrar tekrar denemenin anlamı yok. Bu ısrar ülkeye zaman kaybettirir.

Bugünlerde TV’de röportaj yapılan bir Fransız sosyolog, sosyolojiden çok tarih incelemeye başladığını söylüyor. İnsanların davranışlarının tarih içinde ki seyrinin önemli olduğunu söylüyor.

Bunun en güzel örnekleri nedir? Karayollarında bir otoyolu karayollarının işçileri yapmaya kalksa kaç ayda veya kaç yılda yapar? Diye düşünmektir. Özel sektörün çalışma mantığı farklıdır.  

Devlet sektörünün mutlaka kar etmesi düşünülmemelidir. Sosyal devlet anlayışı ile işsize iş bulmak gibi görevlerini yerine getirmelidir. Denebilir.

Bu düşüncenin bir sınırı olmalıdır. Bir ülkeyi ileri ülkeler seviyesine üreten, hazineye para getiren insanlar getirir.  Zarar eden bir işletme ister devlet ister özel sektör olsun hazineye para getirmez. Hazineyi boşaltır.

Hazine boşsa, olmayan gelirin eşit dağıtılması diye bir olay da söz konusu olamaz.

Hazine boşsa ilerleyemezsiniz. Geride kalırsınız. Emperyalist ülkelerin kölesi olursunuz.

Eğitim, sağlık, adalet, güvenlik konularında devletin kar etmesi düşünülemez.

Ancak devletin bir fabrikasının, bir işletmesinin kar etmesi düşünülmelidir. Kar etmiyorsa gereği yapılmalıdır. Kar etmiyor zarar ediyorsa bu zarar özel sektörden alınan vergilerle karşılanacak demektir.

Bir devlet sektörünün zarar etmesinin ne anlama geldiğini bilmek gerekir. Bazı kişiler bunun kağıt üzerinde olduğunu zannediyorlar.

Olay öyle değildir. Zarar eden bir devlet kurumunun zararı hazineden karşılanır. Nakit olarak o kurumun hesabına aktarılır.

Yani zarar eden kurumlar hazineye yüktür.

Necdet ERGÜN
Ziraat Yüksek Mühendisi
Mail:necdet@necdetergun.com

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya