Ekonomik sistemler, hangi mal ve hizmeti, hangi önceliğe göre ne zaman? Ne kadar ve nasıl? Üreteceğini belirler.
10.01.2021 10:17
776 okunma
DEVLET Mİ ÜRETSİN? ÖZEL SEKTÖR MÜ ÜRETSİN?-5
Necdet Ergün

EKONOMİNİN TEMEL KURALLARI

Arz-talep kanunu gibi ekonominin birçok kanunu bütün ekonomik sistemler için geçerlidir. 

Ekonomik sistemler, hangi mal ve hizmeti, hangi önceliğe göre ne zaman? Ne kadar ve nasıl? Üreteceğini belirler.

Her ekonomik sitemin amacı halkları ve kişileri refaha ulaştırmaktır.

Fertleri ve toplumları refaha ulaştırmada hangi sistem daha iyidir?

Bu soruya verilecek cevapta her zaman objektif ölçülerin geçerli olmayacağı, sübjektif etkilerin de insanların mutluluğunda rol oynayabileceği belirtilmektedir.

Elbette insanların ve toplumların mutluluğunda sübjektif ölçülerin de rolü vardır. Ancak dün olduğu gibi bugün de parası olan, malı olan, kazancı olan daha fazla refah içindedir.

Parası olan ve çalışan ülkeler diğer ülkeler üzerinde ekonomik hakimiyetlerini kurarlar.

Kazancı olan yeterli ve dengeli beslenecek ve sağlıklı olacaktır.

Aç insanların ve toplumların dengeli beslenmesi ve sağlıklı olması mümkün değildir.

Parası olan zengin devletlerde ki ahlaki çöküntülerin o devletlerin yıkılmasında ve zayıflamasında elbette büyük payları ve etkileri vardır.

Parası olmayan ülkelerde de her zaman ahlaki çöküntüler yaşanabilir.

Yani parası olan zengin devletler ahlaksız olur, fakir devletler ahlaklı olur diye bir sonuç yoktur.

Ancak bu makalede toplumlar öncelikli olarak ekonomik yapıdan değerlendirilmiştir. Bu durum göz önüne alınmalıdır.     

Bu ekonomik sistemleri incelerken teoride yazılanlara bakarak değil, uygulamada ortaya çıkan sonuçlara bakarak bir karara varılmalıdır.

İktisadi ve sosyal sistemin tarih içinde iyi işleyip işlemediğine bakılmalıdır.

Bugün ülkemizi idare eden siyasi kadrolar, bilim adamları ve sivil toplum örgütleri ciddi araştırmaların sonucunda ortaya çıkan sonuçları değerlendirmelidirler.

Bugün ve gelecekte ki kadroların tercihlerinde rol oynayacak kararları almalarında fikir belirtmelidirler.

Ekonomistler tarih içinde ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, S.S.C.B, Çin, diğer ülkeler ve Türkiye’de ki uygulamaları ideolojik saplantılarla değil objektif ölçütleri dikkate alarak incelemeli ve ona göre karar vermelidir. 

Her ekonomik sistem kendi metodları ile mal ve hizmet üretir.

Toplam üretilen mal ve hizmet (GSMH) ile kişi başına üretilen mal ve hizmetler ekonomik sistemlerin karşılaştırılmasında kullanılabilir.

Gelişme hızı ve üretim miktarı karşılaştırılır.

Gelişme hızı ile gelirin adil dağılımı arasında ilişki vardır.

Bir ülkede kişi başına düşen milli gelir arttığı halde, bu gelirin büyük bölümünün devamlı belirli bir azınlığın elinde kalması, gelir dağılımında ki adaletsizliği gösterir.

Mevcut kaynakların rasyonel biçimde kullanılıp kullanılmaması da önemlidir.

Elde mevcut kaynakları daha etkili, daha iyi, daha akıllı ve daha verimli bir şekilde kullanmak önemlidir.

İş gücünden, doğal kaynaklardan ve yatırımlardan iyi sonuç alan, yeni ve iyi teknikleri kullanan sistem iyidir.

Daha çok mal ve hizmet üretilmelidir.

Üretim metodlarında yenilikler yapılmalıdır.

Mevcut kaynaklardan daha etkili yararlanmak için yeni teknikler, yeni ve etkili metodlar keşfedilmelidir.

Yeni teknik ve metodlara açık olan ve dinamik yapıda olan sistemler daha verimlidir.

İşletmenin başında olan idareciler birinci derece de etkilidir.

İstikrar her yerde olduğu gibi ekonomi de de çok önemlidir.

20. yüzyılın ilk çeyreğinde kapitalizmde görülen istikrarsızlıktan ve ekonomik bunalımdan kapitalist devletler 1935’lerde J.M.Keynes ile başlayan yeni ekonomik düşünce sayesinde kurtulabilmiştir.

İstikrarsız ekonomilerde önce işsizlik artar, fiyatlarda iniş-çıkışlar görülür, enflasyon ve devalüasyon meydana gelir.

Bütün bu olumsuzluklardan öncelikle sabit gelirli kesim etkilenir.

İngiltere, 1964-1970 yılları arasında demokrasici sosyalistliği uygulamaya çalışmıştır.

Daha sonra ekonomide görülen istikrarsızlık ve 20 Kasım 1967 devalüasyonu, sosyalizmi uygulama gayretinde olan hükümetlerin hızla liberal ekonomiye dönmelerine sebep olmuştur.

Bugün dünyayı kasıp kavuran pandemi de devletlerin ekonomik tercihlerinde farklılıklar ortaya koyacaktır.

Yöneticiler halkın ihtiyacı olan temel malları kendileri üretme gayreti içinde olacaktır. Bunu bazen devlet bazen de özel sektör üretecektir.

Bu pandemi döneminde gelir dağılımında ki adaletsizlik nasıl giderilebilir? Sorusuna cevap aranmalıdır. Üretim ve ihracat yapanlar elbette desteklenmeli, ancak denetleme kurulları iyi çalışıyor mu? Halkın ihtiyaçları nelerdir? Destekler gerçekten yerine gidiyor mu? Diye idareciler ciddi kontrollarını yapmalıdır. Birilerine güvenmek onları kontrol dışına itmez. Herkes kontrol edilmelidir.

  Necdet ERGÜN

Ziraat Yüksek Mühendisi

Mail:necdet@necdetergun.com

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya