Bugünlerde Martin Lings’in Öze Dönüş kitabını okuyorum. Martin Lings ,bir İngiliz entellektüeli..
28.01.2021 09:06
753 okunma
Gözyaşı dökmek ve sevinmek…
Av. Sabri Turhan

Bugünlerde Martin Lings’in Öze Dönüş kitabını okuyorum. Martin Lings ,bir İngiliz entellektüeli.. 

Oxford ‘ta İngiliz Edebiyatı  okumuş. Protestan inancından, ateizme, oradan da İslam’a kadar uzanan bir fikri seyri var. 

1938 yılında Müslüman olarak Ebu Bekir Siraceddin ismini aldı.12 yıl Kahire  Üniversitesinde Shaksper üzerine dersler verdi. Sonra, tekrar İngiltere’ye dönerek  Londra Üniversitesi’nde  yıllarca çalıştı. 

Kitapta Kur’an’daki ve İncil’deki konular başka bir perspektif ile ve doğru olarak değerlendiriliyor. Eski  Hristiyan olduğu için yazar, Hristiyanlıktaki  bir çok konunun Kur’an’da da olduğunu ,İslam’ın diğer dinlerden olanları da korumak zorunda olduğunu söylüyor. Yazar buna “ bu, İslam’ın cömertliğidir” diyor. Gene yazar,”İslam,diğer dinlerin hülalasıdır” da diyor. 

Kitapta çok değişik konuları  ele alıyor yazar. Bir yerde gülmeyi ve gözyaşını  anlatıyor. 

Siyer kitaplarında  da anlatıldığı gibi, Medineli Müslümanlar  belirli bir savaştan ve ganimet paylaşma olayından  sonra kendilerine  az ganimet  payı verildiğine inanarak; bunu problem haline getiriyorlar. Ve Medineli Müslümanlar  kendilerine  az ganimet  verilmesinin temelinde  peygamberin Taif’ten   sonra artık, Medine’den  göçeceğini, doğup büyüdüğü şehir olan  Mekke’ye yerleşeceği kanaati   olduğunu sanıyorlar. Aslında  böyle bir şey  olmadığı halde, bunu böyle düşünen Medinelilerin ileri gelenlerini peygamber topluyor. Onlara toplantıda bir konuşma yapıyor. Konuşmanın  sonunda peygamberin Mekke’ye geri dönmeyeceğini  anlayan Ensar, sakalları ıslanacak derece ağlıyorlar ve gözyaşı döküyorlar. Sonra  içlerinden birisi “Ya Resulallah ! Sen ganimeti  nasıl dağıtırsan  dağıt! Biz her şeye razıyız. ”diyor. Yazar Lings, bu ağlamaların, Peygamberin  Mekke’ye  dönmeyeceğine olan gözyaşları olduğunu,   söylüyor. Ağlamalara rağmen bu gözyaşlarının  mutluktan kaynaklandığını yazıyor. 

Yazar, bu göz yaşlarının psişik bir özelliğinin olduğunu  da söylüyor. 

Kitapta, gülerken gözyaşı dökme olayı da olabileceği anlatılıyor. Gözyaşı hep ağlarken dökülecek değil ya..

İnsan kahkaha ile gülerse, de gözleri yaşarır. Ağlamış gibi  gözleri kızarabilir.. 

Martin Lings ,olayı şöyle anlatıyor: Peygamber bir gün evinde  bir grup kadınla görüşüyordu. O sırada Hz Ömer, peygamberi görmek için O’nun evine geldi. Kapıyı vurmadan önce içerideki yüksek sesle  konuşmalara ve bağırmalara dikkat kesildi. İçinden; ” Peygamberin huzurunda böyle bir saygısızlık olamaz” diye düşündü. Kapıyı vurduktan sonra ; “içeri girebilir miyim ya Resulullah” dedi. Bir anda orada büyük bir sessizlik oldu. Kadınlar, öbür odaya (perdenin arkasındaki bölüme) kaçıştılar. O sırada  peygamber bu olay sebebiyle katıla katıla gülüyordu. 

Ömer içeri girdiğinde Hz. Peygamber’in bu olaya gülmesi sürüyordu. Bir anda kendini toparlamadı. Ömer, selam verdikten sonra; “Allah seni ömrünün sonuna kadar güldürsün  ya Resullullah “dedi. Peygamberin gülmesi hafifleyince ; ”Az önce burada benimle olan kadınlar senin sesini duyar duymaz süratle perdenin  arkasına kaçtılar. Benden değil, senin haşmetinden çekindiler” dedi. 

Ömer, bunun üzerine başını perdeden tarafa çevirerek; ”Benden korkuyorsunuz da Allah’ın elçisinden korkmuyorsunuz ”dedi . Perdenin arkasından bir ses;” belki öyledir “dedi. Ondan sonra; “Sen Allah Resulünden daha amansızsın” diye başka bir ses daha  geldi. 

Evet. Hz. Ömer sertti. Allah Resulü bile”  Ömer gelirken  şeytanın yol değiştirdiğini” söylerdi. Allah’ın elçisinin ise  yumuşak huylu olduğu, kendisinden bir şey istendiğinde  talepleri pek geri çevirmediği herkesçe bilinir. (Bu arada, peygamberin kadınlarla  konuşması sırasındaki  bağırışmaların harp ganimeti  olarak kadınların giysi istedikleri  ve bu konuyu görüşürken  peygamberin  güldüğü rivayet edilir) 

Yazar Martin Lings, buradaki açıklamalarında; kahkaha ile de gözyaşı gelebileceğini söylüyor. Böyle bir kahkahanın ardından gelen gözyaşının özelliğini de anlatan Lings;  “ “Kahkaha gözyaşları, fiziksel alandan ,psişik ve daha öteye kaçıştır” diyor. Aynı zamanda peygamberin de bir insan olduğunu, diğer insanların  yaptığını O’nun  da yapabileceğini söylüyür. Gülerken gözyaşı dökmenin de sevinmekten ve eğlenmekten kaynaklandığını, buna; “gülmekten ağladık” dendiğini yazıyor. 

Efendim, her şey insana hastır. Olayı doğru değerlendirelim  yeter ki..  

“Sahibini bulamayan mektup” 

Martin Lings ,Öze Dönüş kitabında; İslam’ın diğer dinlere ve onun müntesiplerine yumuşak davrandığını, hatta onları koruduğunu da söylüyor. 

Yazar, bazı tefsircilerin karşı tarafı “kafir” olarak yaftalamasına  karşı Maide Suresi’nin 69.ayetini hatırlatıyor: ” İman edenler, Yahudiler ,Hristiyanlar ve Sabiiler..Her kim, Allah’a ve ahiret  gününe iman eder ve amel-i  salih işlerse, elbette onların  Rableri yanında mükafatları vardır. Onlar için her hangi bir korku olmadığı gibi kendilerini üzecek bir şey de yoktur” 

Martin Lings,(Ebu Bekir Siraceddin)bütün insanların aynı gaye için yaratıldığını ve herkese göre ve her millete  göre bir sistem verilişinin  tamamen Allah’ın takdiri ile gerçekleştiğini yazıyor. Ve yazar, Maide Suresi’nin 48.ayetine atıf yapıyor: ”Her biriniz için bir şeriat  ve bir yol tayin ettik. Eğer Allah dileseydi hepinizi bir tek ümmet yapardı. Fakat O, size verdiği farklı  şeriatlar dairesinde   sizi imtihan etmek istediği için  ayrı ayrı ümmetler yaptı” 

İşte bu husus, ”ayrı ayrı ümmetler”; Müslüman, hristiyan ,Musevi  ve diğer dinlerin  mensupları tarafından iyi anlaşılamadı. Herkes, kendinden olmayanı tekfir etti. Haçlı Seferleri  sırasında  bozguna uğrayan hristiyan  askerlerinin  halini anlatan batılı yazar; ”kafir Müslümanlar  saldırdıkça saldırdı kutsal  orduya “ dedi, tarih kitabında.. Eh !.Biz de aşağı değildik. İzmir’in Kordon Boyu’nda hristiyanlar oturuyor diye   oraya “gavur İzmir” dedik.. 

Oysa Allah, ”anlayasınız” diye ayrı ayrı kavimler  ve milletler  olarak yarattı bizi.. 

Öze Dönüş kitabında Martin Lings’in bir talebesi  yukarıda  anlatılan  Maide 48 ve 69 için; “Sahibini Bulamayan  Mektup “tabirini kullanıyor. İnsanlar, bu iki ayeti  iyi anlayamamış. O iki ayet bir mektup ise,(ki, mektup) mektup hala sahipsiz yani..  

Harp taktiği gereği karşı taraf için uydurulan , küçültücü sözler ve yaftalamalar, barış zamanında da baş söylem olmuş. Kur’an ı iyi anlarsak, nerede yanlış yaptığımızı  daha iyi biliriz.. 

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya