Dikkat edilirse her canlı gibi insanlar da dış dünyanın olumsuz ve zararlı etkilerine karşı kendileriyle dış dünya arasına fiziki sınırlar koyarlar. Bir bakıma kendilerini bir çerçeve içine alırlar. Bu, evren içinde kendini tanımlamadır. Bu şekilde kendilerini daha güvende hissederler.
07.02.2021 07:23
2 yorum
1.797 okunma
YENİ BİR ANAYASA ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Mustafa Yıldız

         Dikkat edilirse her canlı gibi insanlar da dış dünyanın olumsuz ve zararlı etkilerine karşı kendileriyle dış dünya arasına fiziki sınırlar koyarlar. Bir bakıma kendilerini bir çerçeve içine alırlar. Bu, evren içinde kendini tanımlamadır. Bu şekilde kendilerini daha güvende hissederler.

Hani İslam fıkıh usulünde “efradını cami’ ağyarını mani’ ” diye bir tanım vardır. Yani  “kapsaması gerekli olgu ve kavramları içine alan, gerekli olmayanları da dışarıda bırakan” anlamına gelen bir tanım vardır.

         Fiziksel anlamda bu, geometrik bir sınırlamadır. Evler, binalar, yollar, sosyal alanlar vs. gibi. Hayatı kolaylaştıran alet, edevat ve her çeşit araç, tabiattan alınan varlıkların birleştirilerek geometrik bir şekil alan varlıklardır. Bunlar, insanın dış dünyada hayatını verimli ve güven içinde sürdürmesi için yapılır.   

         Aynı sınırlama hayat ve kâinat hakkındaki düşüncelere de yansır. İnanç, ahlak, töre ile insan ilişkileri sınırlanmadıkça uygulanma imkânı olamaz.

         Bir kişi için düşündüğümüz bu olgular toplumlar için, devletler ve milletler için de geçerlidir.

         Anayasalar da dünya üzerinde iç ve dış etkilerin olumsuzluklarından korunmak, insan ilişkilerinde genel bir düzenleme yapmak anlamına gelen toplumsal uzlaşma ile oluşturulmuş metinlerdir.

         Genel olarak “Anayasa, devletin yapısını, hükümet şeklini, organlarını, bu organlar arasındaki ilişkileri gösteren, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan kurallar bütünüdür.” Diye tanımlanır.

         DİKİŞ TUTTURAMAYAN ANAYASALAR

         18. asrın başına kadar Türk tarihi boyunca bugünkü anlamda bir anayasa olmamasına rağmen medeni yükseliş, çağların doruğuna ulaşabilmiştir.

         Tarihteki gelişmeler yöneticilere bir anayasayı (bütün kanunların dayanacağı bir ana kanunu) hissettirmiş ve bu nedenle hukuk düzeninde tarihe iz bırakan değişiklikler yapılmıştır.

  1. Sened-i İttifak. 29 Eylül 1808
  2. Tanzimat Fermanı 3 Kasım 1839
  3. Islahat Fermanı 18 Şubat 1856
  4. Kanûn-ı Esâsî 23 Aralık 1876
  5. 1921 Anayasası
  6. 1924 Anayasası
  7. 1961 Anayasası
  8. 1982 Anayasası

         En son yapılan 1982 anayasası bugüne kadar bir kısım maddelerinde yapılan değişikliklerle 16 kez delinmiştir. Genel bir değişiklik için siyasal mutabakat sağlanamamıştır.

         Bugünlerde Cumhurbaşkanının dile getirdiği yeni bir anayasa ihtiyacı, her zaman ihtiyaç duyulan bir şeydi. Sorunların birbiri içine girmesine neden olan düzensizliğe bir son vermek zamanı gelmiş olmalıdır.

         Görüldüğü üzere 213 seneden beri anayasal sistemimiz rayına oturtulamamıştır. Gelenek, görenek ve ahlak tabii mecrasında sosyolojik olarak oluşurlar. Toplumu anayasalardan ve yasalardan daha güçlü şekilde bir arada tutarlar. Nitekim günümüzde anayasaları olmayan ülkeler vardır.

         Toplumsal ilişkileri düzenleyen ahlak, gelenek ve görenekler tarihi süreç içinde doğal ve sosyolojik olarak gerçekleştiği halde anayasalar yapay bir özelliğe sahiptirler. Bu yüzden sosyolojik olarak oluşana göre daha az dayanıklıdırlar.

         Değerli hukukçu yazar Mehmet Yaman Bey de anayasaya gerek görmeyenlerdendir.

         Buna rağmen Şehirleşmenin, teknolojinin ve nüfus kesafetinin tavan yaptığı bu çağda bir ülkenin toplumsal mutabakatla belirlenmiş dinamik bir anayasasının olması gerektiğine inananlardanım.

         ANAYASA VE YASALARDA TEMEL USUL

         Malumdur ki bir iş usulünce yapılmadıkça sonuca ulaşılamaz. İslam dini ve getirdiği temel ilkeler, evrensel olduğu için olaya bu zaviyeden bakmak yanlış olmayacaktır.

         İslam fıkıh usulünde “haramlar (yasaklar) sayılmıştır, helaller (serbest olanlar) sayılmamıştır.” prensibi, kaynağını Kur’an-ı Kerim ve Peygamberin uygulamaları ile onların ışığında yapılan içtihatlardan almaktadır.

         Örnek olarak Kuranda Allah, Hz. Âdem ve eşine cennetin tümünü helal ve serbest bırakırken sadece bir ağaca yaklaşmasını yasaklamıştır. Bu yüzden haramlar sayılmış, helaller sayılmamıştır diyoruz. Yani helallerin ucu açıktır.

         Bu zaviyeden bakıldığında anayasalar yapılırken nelerin yapılması gerektiği değil, nelerin yapılmaması gerektiği göz önüne alınarak yapılmalıdır.

         BİR NOT

         12 Eylül 2010 anayasa referandumu öncesinde TBMM’sinde değiştirilecek maddeler üzerinde tartışmalar yapılırken olayı televizyonlardan izliyorduk. Başörtüsü şöyle mi bağlansın böyle mi bağlansın, şurda yasak olsun, şurda serbest olsun kabilinden konuşmalar yapılıyordu.  Öyle ki Milletvekilleri başörtüsü bağlama şekilleri gibi teferruat üzerinde çene yoruyorlardı.

         O sırada Kütahya Milletvekili olan değerli arkadaşım Hüseyin Tuğcu Beye ulaşıp yukarıda serdettiğim fikirleri de ifade ederek başörtüsünün nasıl olması gerektiği değil, nasıl olmaması gerektiği üzerinde durulması düşüncesini yetkililere ulaştırmasını istedim. Birkaç gün sonra o zamanın sanayi ve teknoloji bakanı olan Nihat Ergün’ün “ Biz, başörtüsünün nasıl olması gerektiği üzerinde değil, nasıl olmaması gerektiği üzerinde duruyoruz” şeklinde konuştuğunu duyduğum zaman mesajımın ulaştığını anladım.

         NASIL BİR ANAYASA İSTİYORUZ?

         Devletin şeklini, görevlerini, vatandaşların temel hak ve vazifelerini düzenleyen;  toplumsal mutabakatla kabul edilebilecek; çok az maddeli ve 5-10 sayfayı geçmeyen; dinamik, kısa bir anayasa olmalıdır. Toplum sorunlarını yasalarla çözmeye imkân veren bir anayasa.

         Devletin yapısını, hükümet şeklini, organlarını, bu organlar arasındaki ilişkileri gösteren, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini garanti altına alan kurallar bütününden oluşan bir anayasa beklentimiz büyüktür.  

         Toplumsal çerçeveyi tarihimizin, milli kültürümüzün ve evrensel ahlaki değerlerimizin renkleriyle çizelim ki başkasının bize biçtiği dona muhtaç olmayalım.

         Uzmanı olmadığım bir konuda görüş serdetmemi hoş göreceğinizi umarım.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Çok erken
Sevdiğiniz konu gündeme çek erken getirildi diye değerlendiriyorum. Abi Anayasa değiştirme işi zor. Bu sebeple hazır 2017 Referandumu ile Anayasayı değiştirdik. O zaman neden bütün ihtiyaçları karşılayacak şekliyle bu şanlı milletin önüne çıkmadılar. Üzülüyorum ve milleti oyalayıp kandırdıkları aklıma geliyor. Bu kere de idraki kıt anlamaktan yoksun zeka özürlü olarak mı değerlendiriyorlar bizi. Pes doğrusu demek hakkımız değil mi abi. Verdiğiniz emekleri takdir ediyor, Allah katında layık olan değeri göreceğinize inanıyor, bizleri daima motive ettiğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Bu minvalde bir yazı yazmayı da tasarlıyorum. Fiemanillah.
Yorum Ekleyen: Hüseyin AYAZ     12.02.2021 15:06:35
Teşekkür
Evet; olmaması gerekenleri konuşmanın ve ortaya koymanın önemli olduğu çok doğru bir tespit.Bu anayasa ile ilgili geçmişte yapılan çalıştaylarda ben de STK adına yer almıştım. o zaman toplantılarda vardığım kanaat şu olmuştu. Toplumun gazını almak, birşeyler yapılıyor görünmek.Gene bildiklerini okuyacaklar.selam ve da
Yorum Ekleyen: hasan mutluoğlu     10.02.2021 15:01:28
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahabergazete@gmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya