Kalb kavramının da kökeninde bulunan K-L-B kökü, Kur’an-ı Kerim’de 30 yerde fiil, üç yerde ismi fail, iki yerde ismi mekân, 132 yerde isim olarak kullanılmış. Kalb kavramı, tüm bunlar ve tekil-çoğul halleri de göz önünde bulundurulduğunda Kur’an-ı Kerim’de 135 yerde geçiyor. Kökün, Kur’an’da geçen fiil kapsamları geriye dönmek, çevirmek, döndürülmek, çevirmek, döndürmek, değişmek, gezip dolaşmak, gizli iş çevirmek, pişman olmak gibi manalar taşıyor.
16.05.2019 16.28
81 okunma
Kalbi anlamak için bir adım daha
Erol Göka

Kalb kavramının da kökeninde bulunan K-L-B kökü, Kur’an-ı Kerim’de 30 yerde fiil, üç yerde ismi fail, iki yerde ismi mekân, 132 yerde isim olarak kullanılmış. Kalb kavramı, tüm bunlar ve tekil-çoğul halleri de göz önünde bulundurulduğunda Kur’an-ı Kerim’de 135 yerde geçiyor. Kökün, Kur’an’da geçen fiil kapsamları geriye dönmek, çevirmek, döndürülmek, çevirmek, döndürmek, değişmek, gezip dolaşmak, gizli iş çevirmek, pişman olmak gibi manalar taşıyor.

Kalb ismi ise Kur’an’da imanı elde etme ya da akletme kabiliyeti, ruh, vicdan, duygu, bilinç, karakter anlamlarında kullanılıyor. Kesinlikle üzerinde ittifak ediliyor ki, “kalb”, insanın tüm varoluşunu kuşatıyor ve Kur’an’ın en temel kavramlarından. “Akıl, Aşk ve Ötesi” kitabında kardeşim Ahmet Turgut, kalb’in ilahi tebliğin can evi olduğundan bahisle şöyle diyor: “Kelimelerin kalbine inerek -belki de yükselerek- Kelamullah’ın hikmetine değmek isteyenler, mutlak surette bu kavramın vaazını idrak etmek zorundadır. Nitekim Kur’an, ‘Tabibu’l-Kulub’ (Kalpler tabibi) olan Peygamber Efendimizin (SAV) o seçkin ve mutahhar kalbine nazil olmuş ve hastalıklı kalpleri temizleyip pak hale getirerek, onları -kendilerine ilahi nimetler verilen- Nebilerin, Sıddıkların, Şahitlerin ve Salihlerin dosdoğru yoluna kılavuzlamayı gaye edinmiştir.” Bu nedenle Müslümanlar tarafından kalbin Rabbine yönelmesi ve bunda sebat edebilmesi, hayatın en temel imtihanı olarak görülüyor.

Biz elbette ilahiyatçı değiliz, bu bahiste kimliğimiz her zaman talebelikle sınırlıdır. Ama ne var ki hem bir okuryazar olarak hem meslek gereği psikolojilerle ilgilenirken gerek bizim gerek bize başvuran insanların inancımızı, ideallerimizi, bakış ve anlayışımızı baştanbaşa kuşatan kavramlardan biri olan “kalb”e kayıtsız kalamayız. Öğrenmenin, bildiklerimizle kıyaslamanın, kendimizi geliştirmenin yanı sıra bu kavramla hemhal olan insanları anlayabilmek için anlam ufkumuzu genişletmek zorundayız.

Araştırmacılara göre, kalb kavramının Cahiliye dönemindeki semantik çerçevesi, değişmek, dönüşmek, merkezde olmak, bilgi, zekâ, güç, mevki sahibi olmak gibi anlamlar etrafında şekilleniyor. Ama kalb Kur’an’da farklı bir anlam ağı içine giriyor ve bu ağ içerisindeki diğer kavramlarla (nefs, ruh, sadr, fuad, lübb, nühâ, hılm ve hicr) birlikte gayb âleminin tek muhatabı olarak çok özel bir mevkie yerleşiyor. Biz bu anlam ağına biraz daha yaklaşabiliriz umuduyla öncelikle kalbe yakın anlamda kullanılan kavramların bazılarını ele almak istiyoruz. Bunlardan “akıl” üzerinde önemine binaen daha sonra ayrıca duracağız. Nefs ve ruh kavramları üzerinde ise daha önce durduğumuzdan meraklı okuyucumuzu onları incelemeye davet ediyoruz.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya