Bundan yıllar önce idi. Güzel Sanatlar Fakültesinde 4. Sınıftaydım. Beş kişiden oluşan sıkı bir arkadaş grubumuz vardı. Bir de bu grubun içinde olmasa da yakın arkadaşlarımız vardı. Bunlardan biri de Memduh idi. Memduh yakışıklı, mavi gözlü, harika portreler çizen bir arkadaşımızdı. Bu sanatından dolayı bazı yayınevlerine giderken beraber gider, ona da bir-iki iş çıkarırdım.
16.03.2021 08:07
1 yorum
1.878 okunma
Tellakta son bulan çaresizlik!
Ersoy Baba

Bundan yıllar önce idi. Güzel Sanatlar Fakültesinde 4. Sınıftaydım.  Beş kişiden oluşan sıkı bir arkadaş grubumuz vardı. Bir de bu grubun içinde olmasa da yakın arkadaşlarımız vardı. Bunlardan biri de Memduh idi. Memduh yakışıklı, mavi gözlü, harika portreler çizen bir arkadaşımızdı. Bu sanatından dolayı bazı yayınevlerine giderken beraber gider, ona da bir-iki iş çıkarırdım.
Grafik atölyemizde 18 kişi idik. U şeklinde dizilmiş masalarda öğrenciler genellikle sıkışık vaziyette otururlardı. Bir tek Memduh serbest otururdu. Sağında, solunda kimse oturmazdı. Sebebi Memduh arkadaşımızın aşırı bir şekilde kokmasıydı. Bazen kokuyu bastırmak için parfüm kullanırdı. Ama vücut kokusu ile birleşen parfüm kokusu çok daha garip bir kokunun yayılmasına sebep oluyordu. Bu kokusu yüzünden hep yalnız takılırdı.

Günlerden bir gün okul dışında çalıştığım iş yerinin bir ürününü müşterisine ulaştırmak üzere Sincan’a benim götürmem gerekiyordu. Şirket aracı bendeydi. Dersten çıktık. Memduh Sincan’a arabayla gideceğimi duymuş yanıma geldi. “Beraber gidelim” dedi. Birlikte yola çıktık. Önce müşterinin ürününü teslim ettim. Sonra da Memduh’u kaldığı eve götürdüm. “Şuradan sağa, ilerden sola” derken mahalle içinde bir yerde durdurdu. “Burası” dedi. Burası dediği yer kepengi inik bir dükkan. İndik. Anahtarla asma kilidi açıp kepengi kaldırdı. Kepengin arkasında herhangi bir cam, çerçeve yoktu. İçerde bir yatak, kenarda bir iki sehpamsı döküntüler, duvardaki çivilere asılmış kıyafetler gözüme çarptı. Aramızda şu konuşmalar geçti:
- “Memduh, kepengin altından haşarat girer. Nasıl durabiliyorsun burada?”
- “Alıştık be Ersoy”
- “Peki tuvalet ihtiyacını nerede gideriyorsun?”
- “Sokağın sonunda cami tuvaleti var. Oraya gidiyorum”
- “Peki, nerede yıkanıyorsun? Orada duş var mı?”
- “Yıkanamıyorum. Ancak okul tatillerinde memlekete gidince yıkanıyorum”

Kokunun sebebi anlaşılmıştı. Bir şey diyemedim. Eve döndüm.  Eşime iç çamaşırından, çoraba, gömlekten, monta tam takım kıyafet hazırlattım. Ertesi gün çamaşırların olduğu poşetle okula gittim. Okul çıkışında Memduh’a:
- “Gel bugün beraber takılalım. Bir yerlere gidelim.” Dedim.
Beraber çıktık. Tren ile Cebeci istasyonuna geldik. Talatpaşa bulvarı üzerinde erkekler hamamı vardı. Halen var. Oraya girdik.
- “Bak Memduh, buraya ücret ödüyoruz. Buradan sabun ve şampuan alabiliyoruz… Şu kabine girip soyunuyor, iç çamaşırlarımız dahil çıkarıyoruz. Peştamalları takıyoruz… Şu merdivenlerden iniyoruz… Bak burada görevliler ayrıca peştamal veriyorlar… Bu büyük kapıdan içeri giriyoruz. Önce kabine girip perdeyi kapatıyor ve orada iyice ıslanıp sabunlanıyoruz…”

Memduh’a her hareketi anlatarak yaptırdım. Sonra da onu göbek taşında tellağın şefkatli ellerine teslim ettim. Tellak Memduh’u bağırta bağırta yıkayıp pakladı.

Her şey tamamlandığında yukarı çıktık. Memduh’un üzerinden çıkardığı tüm kıyafetleri ayrı bir poşete koyup evden getirdiğim temiz kıyafetleri verdim. Giyindi. Dışarda dinlenme salonunda çaylarımızı içtikten sonra hamamdan çıkıp yürümeye başladık. Dumlupınar caddesine indik. Orada o zamanlar henüz yeni açılmış olan Yıkamatik dükkanına girdik. Burada firma görevlisi beyazları ve renklileri ayrı makinelere nasıl koyacağını, deterjanı nasıl koyacağını gösterdi. Bir saate yakın süre geçince temiz kıyafetleri alıp Memduh’u uğurladım.      

Memduh o günden sonra bir daha hiç kokmadı. Bir ara bana:
- “Ersoy, sana çok teşekkür ederim. Ben o hamama haftada en az 2 kere gidiyorum. Yıkamatik’i de sürekli kullanıyorum. Bilmediğim için gitmeye çekiniyordum. Ama artık biliyorum.”

Memduh bu değişimlerden sonra okulda bir kızla görüşmeye başladı. Mezuniyetten sonra da o kızla evlendiğini duydum. Aradan geçen 30 sene boyunca bir daha kendinden haber alamadım. 30 senenin sonunda internet üzerinden beni buldu. Yazıştık. Randevulaşıp bir kafede buluştuk. Yanında bir delikanlı ile gelmişti. Küçük oğlu imiş. Mutlu ailesinin temelinde küçücük ama önemli çakıl taşım olması hoş bir duygu idi.
Makale diye yine hatırayla geçiştirdim. Bu haftayı da böyle doldurduk. “O kadar önemli ve ciddi konuların arasında bu yazılır mı?” Diye kızanlarınız olacak. Ama inanın çok okunuyor.
Her hatıra bir ders. Ne hatıra biter ne ders.
Kalın sağlıcakla.

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
GÜZEL AMELLER
Sayın yazar sana gerçekten helal olsun. Allah bin kere razı olsun. Ne güzel bir amel. Bu güzel amellerin hepimizin hayatında da çoğalarak yer bulması duamdır. Yazılarınızın keyifle ve ders alarak okunduğunu bildiğinizi umuyorum. Sayın yazar çok teşekkürler.
Yorum Ekleyen: HÜSEYİN AYAZ     17.03.2021 18:45:57
Ersoy Baba
DİĞER YAZILARI

Yazarın Özgeçmişi:
Ersoy Baba Bolu Mengen doğumludur. Mengenlidir ama sadece yemeyi bilir. Mengen'in yüz karası yemek yapmayı bilmez.
Ersoy Baba sınıfta kalma yokkenki yıllarda ilkokulu okudu. Amerikan yardımı süt tozu ile büyüyen nesilden değildir. Ağzına dokundurmamıştır.
Lise tahsilinden sonra Ankara'ya yerleşti.Hayali Hacettepe Tıp olmasına rağmen Güzel Sanatlar fakültesini anca kazanabildi.  Ersoy baba bi ara sokak sokak, ev ev gazete dağıtıcılığı bile yaptı. Sonra birden kendini aynı gazetenin editör masasında buldu. Editör yemekten döndüğünde masadan kalkmak zorunda kaldı. Hırs yaptı ve rakip gazetede köşe yazarlığına kadar yükseldi. Şimdilerde emekli oldu. Gidip kahve köşelerinde oturacağına gazete köşelerinde milleti yazılarıyla meşgul ediyor....

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya