Osmanlı Tarihinde 2 tane Düzmece Mustafa olayı vardır.1.si Ankara Savaşı’ndan 18 sene sonra çıkıp gelen şehzade Mustafa’nın isyanı olayıdır.
30.03.2021 11:47
2.080 okunma
Düzmece Mustafa…
Av. Sabri Turhan

Osmanlı Tarihinde 2 tane Düzmece  Mustafa olayı vardır.1.si Ankara Savaşı’ndan  18 sene sonra çıkıp gelen şehzade Mustafa’nın  isyanı olayıdır. 

Malum, 1402 Ankara Savaşı’nda Timur, Yıldırım  Beyazıt’ı  yenince Osmanlı’nın beli kırıldı. Ondan sonra Osmanlı 12 yıl kendini toparlayamadı. Yıldırım Beyazıt’ın  dört oğlu babalarının  tahtını paylaşamadı. Bu kadar zaman içinde birbirleri  ile savaştılar. Timur ise Ankara savaşının  galibi olarak sadece Osmanlı’yı yenmemiş, aynı  zamanda  Osmanlıya  bağlanmış bağımsız Anadolu Selçuklu beyliklerinin ayrı ayrı bağımsızlıklarını da  sağlamış, Anadolu birliğine giden yolu da kapamıştı. Bir taraftan şehzadeler arasındaki  taht kavgaları, bir taraftan  da Anadolu’daki Türk beyliklerinin ayrı ayrı devlet olmaları Timur tarafından  tahrik edildi. 

Timur, ileride kardeşlerine karşı üstünlük sağlayacak Çelebi Mehmet’i desteklediği gibi, rakibi olan Musa Çelebi’yi, İsa Çelebi’yi  ve Emir Süleyman’ı  da destekledi. Hepsinin arkasında idi. Onlara hem lojistik olarak, hem de psikolojik olarak arkalarında olduğu intibaını uyandırdı. Ama şehzadeler  kendini destekleyenin  diğerini de desteklediğini bilmiyordu. Bu Timur’un kurnazca uyguladığı bir politika idi. İleride kim galip gelirse, O’nu minnet altında tutmak Timur için bir avantaj olacaktı.  

Ankara Savaşı’ndan sonra,  Karamanoğulları, Germiyanoğulları, Menteşeoğulları, Aydınoğulları ayrı ve bağımsız olma garantisi elde ettiler. 

Timur, Anadolu’da  savaştan sonra  3 yıl kadar kaldı. Kütahya’yı merkez yaptı. Buradan oğullarını ve torunlarını  gerek gördüğü yerlere sefere  göndererek yeni yerler işgal etti. 

Bu arada iç savaş kıyasıya sürüyordu. Timur Semerkant’a  gitmeye karar verdiğinde; Yıldırım’ın 5.oğlu olan ve yanında o zamandan beri  esir olarak tuttuğu Şehzade Mustafa’yı  da götürdü. Bu, ileride “Düzmece Mustafa” olacak şehzade idi. 

Timur, Semerkant’a döndükten kısa süre sonra 1405’de öldü. Timur ölünce, Semerkant’ta  bulunan Şehzade Mustafa, Bizans’a  teslim edildi. Şehzade Mustafa yıllarca  Bizans zindanlarında  esir olarak kaldı. Ankara Savaşı’ndan 18 yıl sonra 1421 yılında Sultan Çelebi Mehmet yani 1.Mehmet ölünce Bizans, Şehzade Mustafa’yı  serbest bıraktı. 

Şehzade Mustafa, tahtta hakkının  olduğunu, kendisinin Yıldırım’ın  oğlu  olduğunu söyledi. Devlet yetkilileri de O’nun Şehzade  olmadığını, iddialarının  ve isminin “Düzmece” olduğunu ileri sürdüler 

Şehzade Mustafa da  bunu ispat ile uğraştı bir süre.. Ankara Savaşında  aldığı yaraları gösterdi. Başka deliller ile kendi ispat etti. Ama adı “Düzmece Mustafa” olarak kaldı. 

Düzmece Mustafa, etrafına  topladığı askerlerle önce Edirne’yi işgal etti. Burada Sultanlığını ilan etti. 

Edirne’nin   işgali, Düzmece Mustafa için büyük bir moral  oldu. Bundan cesaret  alan Mustafa, bu kez etrafına  topladığı  yeni kuvvetlerle  Bursa’yı kuşattı. 2.Murat’ın kuvvetleri  Düzmece Mustafa’nın kuvvetlerini püskürttü.  Mustafa, savaş meydanından kaçtı. Sonra 1422’de  Eflak’ta yakalandı ve idam edildi. 

Tarihimizdeki  2.Düzmece Mustafa Olayı ise Kanuni devrinde olmuştur. 

Bilindiği gibi Kanuni, oğlu Şehzade Mustafa’yı  idam ettirmişti. Şehzade Mustafa  iyi bir vali, iyi bir komutan  ve dolaysıyla  sevilen bir kişi idi. Kendisini valilik yaptığı valilik  yerlerin  insanları  ve tüm Osmanlı uleması  ile askeriyesi  severdi. Hatta Kanuni’den sonra O’nun Sultan olması devlet  için büyük bir nimet olarak görünürdü. 

Osmanlı’da; umumiyetle devlet başkanı  öldüğü zaman  tahta büyük oğul geçerdi. O zaman için Kanuni’den   sonra Sultanlık hakkının Şehzade Mustafa’da olduğuna kesin gözü ile bakılırdı Ama araya giren fesatlıklar ve fitneler  ile çekememezlikler bu sırayı  tabii olmayan mecraya sürükler. Şehzade Mustafa’nın ölümünde üvey  anası  Hürrem  Sultan’ın dahlinin  olduğu söylenir. Hürrem, oğlu Selim’in (Sarı Selim) padişah olmasını  istemektedir. Burada anlatılmayacak kadar  uzun desiselerle Mustafa, gözden çıkarılır. Padişah Irakeyn Seferine çıkarken, Konya yakınlarından  geçer. Çadırlar ve otağ  kurulur. Daha yola çıkılmadan Mustafa’nın boğulmasına karar verilmiştir. 

Kanuni, otağı   kurulduğunda” Mustafa yanıma gelsin” diye emir verir. Mustafa, çadırdakilere selam vere vere gelir babasının çadırına. Bir çadır kala durdurulur. Burada sağır ve dilsiz cellatlar hazırdır. Birden üzerine saldırırlar. Mustafa  güçlü kuvvetlidir. Cellatlardan  bir-ikisini haklar. Yedek cellatlar gelir. “Baba ne oluyor” diye bağırmasına  rağmen bir süre sonra yay kirişi ile boğulur. İki saat sonraki ikinde namazında cenazesi  kaldırılırken  yan çadırdan O’nun bağırmalarını  duyan Padişah da  cenaze namazına katılır. 

Bu, Osmanlı tarihin en hazin şehzade katliamlarından birisidir. Bütün devlet  erkânı üzülür. Bir haksızlık olmuştur. Bir yiğit adam hiç yere katledilmiştir. Hem de padişah çadırından bir çadır önceki  infaz çadırında.. Herkes üzülür. Halk galeyana gelir ve sorumlu gördükleri   Rüstem Paşa’ya hücum ederler. Padişah, halkı yatıştırmak için  damadı Rüstem Paşa’yı görevden alır. Üzüntü, yurt dışına kadar yayılır. Devrin ünlü  İtalyan müzisyeni  Puçini, “Şehzade Mustafa Operası “nı besteler. Üzüntü  kadar büyüktür yani.. 

İşte böyle bir ortamda, Şehzade  Mustafa’nın  katlinden bir kaç ay sonra Çorlu’da aynen Mustafa’yı andıran  adı da  Mustafa olan  bir genç çıkar. ”Ben Şehzade Mustafa’yım. Bakın buradayım. Aranızdayım. Cellatlar beni öldüremedi. Ellerinden kaçtım. Şimdi buradayım. Mücadeleye devam “der, kılıcını havaya kaldırır. 

Bu Mustafa  sahtedir. Düzmecedir işte.. Ama Şehzade Mustafa’ya  büyük sevgi besleyen halk buna  inanır. Düzmece Mustafa’nın  etrafına  kısa sürede 10 bin kişi  toplanır.  

Kanuni  kuvvetleri, kısa sürede Düzmece Mustafa’yı  ve  kuvvetlerini  yok eder. 

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

NOT: Geçen yazımda bir kitaptan  bahsederken, Kitabın ismini, kitabın yazarını ve olayın geçtiği yeri yanlış yazmışım. Kitabın ismi Hoş Halo. Yazarı Prof. Dr. Cemil  Çelik. Ben Cemil Kılıçaslan demişim. Olay Malatya’da geçmiş. Ben Yozgat’ta demişim. Her ikisi de gazetemizin  yazarıdır. İki Cemil’e   de sıhhat ve afiyetler  dilerim  

 

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya