Bu başlık altında, kitap olarak en mükemmel kitap olma özelliğinden dolayı Kur’ân’ı örnek vermek istiyorum. Kur’ân, kelimenin tam anlamıyla geçmişe, günümüze ve geleceğe yani tüm zamanlara hitabediyor. Tefsir sahibi Hamdi Yazır, “Hak Dini, Kurân Dili” isimli eserinden aldığım iki paragrafta şunları söylüyor:
17.07.2021 05:42
1 yorum
521 okunma
Yazar Her Kesime Hitap Edebilmeli
İsmail Aydın

Bu başlık altında, kitap olarak en mükemmel kitap olma özelliğinden dolayı Kur’ân’ı örnek vermek istiyorum. Kur’ân, kelimenin tam anlamıyla geçmişe, günümüze ve geleceğe yani tüm zamanlara hitabediyor. Tefsir sahibi Hamdi Yazır, “Hak Dini, Kurân Dili” isimli eserinden aldığım iki paragrafta şunları söylüyor:

“Kur’ân anlatmak istediklerini duruma, makama, yere, zamana ve konuya göre en uygun ve en güzel kelimelerle ve dahi en güzel temsillerle anlatır. Mesela, taşın çatlayıp su çıkardığını anlatırken “Şekkaku” yahut “Yeşşakkaku” demekle yetinmez “Lema yeşşakkaku” diyerek çatlayışın, akışın bütün fışkırtısını, şakırtısını, takırtısını duyurur.

Mümine hitabederken kâfire bir korkutma fırlatır. Kâfiri korkuturken mümine bir müjde nüktesini uzatır. Halka hitabederken ileri gelenleri düşündürür. Âlime söylerken cahile dinletir. Cahile söylerken âlime dokundurur. Geçmişten bahsederken geleceği gösterir. Bugünü tasvir ederken yarını anlatır. En basit gözlemlerden en yüksek gerçeklere götürür. Müminlere gaybı (geleceği) anlatırken, kâfirleri şimdiki zamandan usandırır. Bu yönüyle Kur’ân edebiyatçıları, belagat ustalarını aciz bırakmıştır. “Haydi, Kuranın bir benzerini yapın” ayeti bazılarına göre belki basit bir tekliftir ama bütün dünyaya açık bir meydan okumadır.”

NOKTALAMA İŞARETLERİ-İMLA KURALLARI

Noktalama işaretlerine dikkat edilmeli. Uzun cümlelerde virgül, noktalı virgül gibi imkânlardan yararlanılmalı ama bunlar gerektiği kadar ve yerinde kullanılmalı.

      Kitaplarımı okuyan bir meslektaşım var. Yazdıklarım hakkında mutlaka diyecekleri var ama o şöyle sordu:

      -İsmail Bey, yazıların imla kurallarını, noktalama işaretlerini bizzat mı tespit ediyorsun yoksa bir yardımcın var mı?

      -Bu konuya kendim dikkat ediyorum ama kızlarım da yardımcı oluyorlar.

Meslektaşıma, niçin böyle bir soruya ihtiyaç duyduğunu sorduğumda, “İmla kuralları yönünden eksik göremediğini” ifade eder şekilde bir cevap aldım.

Doğrusu arkadaşımın bir kitap çalışması var. Kendi yazdıklarından ziyade, meslekî forumda yazılanları tenkit ediyor. Birinci tenkit noktası, imla kuralları ve noktalama işaretleri. Bu konuda zayıf olanlara hiç acımıyor, hiç merhamet etmiyor, adeta “yerden yere vuruyor” desem hiç de mübalağa etmiş olmam.

Bu bakımdan imla kuralları çok önemlidir. Kimi insan tashih edilmemiş, bağlaçları yanlış konmuş, noktalama işaretlerine dikkat edilmemiş bir yazıyı daha ilk cümlesinde okumaz ve bırakır. Önemine binaen tekrar ifade edelim: Yazıya kolaylık sağlamaları bakımından, özellikle uzun cümlelerde virgül, noktalı virgül gibi imkânlardan yararlanılmalı ama bunlar gerektiği kadar ve yerinde kullanılmalı. Aksi takdirde kaş yapayım derken göz çıkarılabilir.

Tashih edilmemiş yazılar yayınlanmamalı, bu kurala uyulmadığı takdirde büyük yanlışlar yapılmış olabilir. Aşağıda vereceğimiz örneklerde görüleceği üzere, harfin ya da noktalama işaretinin yanlış kullanılması halinde göz kör olabilir, nadir nara, düğün kavgaya dönüşebilir. Yanlış noktalama işareti demek istediğimizin dışında bir anlama sebebiyet verebilir.

Bu konuda bizim neslin ortaokul yıllarından itibaren öğrendiği en eski örnek şudur: “Oku da adam ol baban gibi, eşek olma”. Bu cümle içinde yer alan virgül, gibinin sonuna değil de, ol’dan hemen sonra konsaydı anlam tamamen değişir, baba eşek olurdu. Bu da olacak şey değildir.

                Sanat değeri olan şu mısralar, demek istediklerimize güzel örnek teşkil ediyor.
                Kalem olsun eli ol kâtib-i bedtahrîrin
                Ki efsâd-ı rakamı sûrumuzu şûr eyler
                Gâh bir harf sukûtiyle nadiri nar yapar
                Gâh bir nokta kusûriyle gözü kör eyler

                İzninizle sadeleştirmeye çalışayım.

                Çirkin yazı yazan kâtibin eli kalem gibi kurusun
                Ki, yanlış yazması, düğünümüzü kavga eyler
                Bazen bir harf eksiğiyle nadiri nar (ateş) yapar
                Bazen bir nokta kusuru ile gözü kör eyler.

Sûr: düğün; şûr: kavga; nadir: az olan; nar: ateş. Arap hurufatındaki  (r) harfi ile (z) harfi arasındaki fark bir noktadan ibarettir. Aynı harf, üzeri noktalı ise  (z) olur, noktasız ise  (r) olur.

Türkçemizde “bu noktayı gözden kaçırmamak lazım” derken konunun önemine işaret edilir. Görüldüğü gibi nokta çok önemli. Noktayı ya da bir tek harfi gözden kaçırdığınızda gözü körveya köz edersiniz. Göz ve köz, aradaki fark “g) ve (k) harflerinden ibaret. “S” ve “ş” harfleri arasındaki fark ise bir kuyruk farkı.

 Bu konuyu dinlediğim bir fıkra ile özetlemeye çalışayım: Konya’ya yeni bir vali gelmiş, mahalli gazeteci “Hoş geldiniz” yazısı yazmıştı. O yıllarda yazılar şimdiki gibi elektronik ortamda veya bilgisayarda değil, hurufat teknesinden harfler tek tek toplanarak el ile dizgi yapılır, tashihler (düzeltmeler) de parantez içine alınarak gösterilirdi. Hurufatçı yanlış dizgi yapmış, musahhih de onu dikkatli olması hususunda parantez içine aldığı “vazifeni düzgün yap eşek” yazısıyla ikaz etmişti. Ertesi gün gazeteyi inceleyenler, valiye hitaben yazılmış hoş geldiniz yazısının altında “vazifeni düzgün yap eşek” uyarısının yapıldığını okumuşlar. Gülüşmelere sebep olan bu durum için “musahhih hatası” diyenler olduğu gibi “musahhih sevabı” diyenler de olmuş.

Değerli okurlarımın mübarek kurban bayramını tebrik eder, sağlık mutluluk ve esenlikler dilerim.
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Yazı
Uzun veya kısa olsun Bir not veya yazı yazıldığında geriye dönüp bir kaç kez gözden geçirmeli.Zıra bu iş ihmale gelmez.Bir bakmışsınız söylemek istediğinizin dışında bir anlam ve ifade ile karşılaşmış olursunuz.Bu da sizin mahcup olmanıza yeter..
Yorum Ekleyen: Ahmet Günal     19.07.2021 10:02:58
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya