Miryakefalon Savaşı’nın bir bölümü, Eber Gölü ile Akşehir Gölü arasındaki Sultandağı civarında oldu. Eber Gölü Afyon ilimizin sınırlarında, Akşehir Gölü ve Akşehir ise Konya ilimizin sınırlarında şimdi.
19.07.2021 01:47
861 okunma
Miryakefalon , Anadolu’nun tapusudur(4)
Av. Sabri Turhan

Miryakefalon Savaşı’nın  bir bölümü, Eber Gölü ile Akşehir Gölü arasındaki Sultandağı civarında oldu. Eber Gölü Afyon ilimizin sınırlarında,  Akşehir Gölü  ve Akşehir ise Konya ilimizin sınırlarında şimdi. 

Akşehir’in Konya’ya bağlı olması sebebiyle bazı Konyalı vatandaşlarımız ve aktivistlerimiz  bunun için Miryakefalon Savaşı Konya’da- Akşehir’de oldu diyorlarmış.. 

Savaş bir çok yerde oldu. Bunların bazısı başka başka illerin  sınırları  içinde kaldı. Herkes kendi sınırlarında  olan mevzi savaşlara Miryakefalon Savaşı  derse ve bu savaş bizim şehrimizde  oldu derse, o zaman; Afyonlular da Miryakefalon Afyon’dur diyebilir. Zira Eber Gölü, Afyon sınırındadır. Ayrıca gene Afyon’a bağlı Dinar ilçesinde de  Miryakefalon’a giren  savaşlardan birisi daha olmuştur. 

Ancak, durum böyle değildir.Miryakefalon Savaşı’nın  can alıcı noktası neresidir? Düşmanın imha edildiği yer neresidir ?.Araştırılacak  olan budur. 17 gün  ve 17 gece  devem eden bir savaşın elbet bir son noktası, öldürücü darbenin  vurulduğu bir yer vardır. Bu öldürücü darbe Eber Gölü ile Akşehir Gölü arasındaki  yer değildir. Evet, oralarda  savaşlar olmuştur. Eber Gölü civarındı öyle savaşlar olmuştur ki, halk, yıllarca  bu göle,  Şehitler Gölü  demiştir. Mevzi savaşlarından birisinin Konya sınırı içinde kalan bir bölgede  olması, Miryakefalon’un  orası olduğu anlamına gelmez.  

Miryakefalon  Çivril’dir diyenlere ne demeli? 

Savaşın derin delhizlerde, derin yarların arasında  olduğundan bahisle Çivril’de de böyle yerler olduğu için savaşın  Çivril’de olduğu bu gerçeğe uygun  olarak söylenmiştir. Evet, savaş derin delhizlerin ve yarların içinde olmuştur. Ve düşman, bu delhizlerin içinde imha edilmiştir. Ama delhiz sadece Çivrilde yok. 

Yılmaz Gürbüz’ün kitabında; İmparator Manuel’in ordusu ile Çivril’e gelip, Işıklı Gölü’nün kıyısına çadır kurduğu söyleniyor . Ama orada Türk askerinin  nerede olduğu, Selçuklunun nerede askerini tahkim ettiği  belirtilmiyor. “Orada çadır kurup oturdu” denirse; Türk askerinin başka bir yerden gelip Bizansa saldırmış olması gerekir. Orada Türk askeri  olmadığı için Manuel’in çadır kurup  sonra da Selçukluya saldırması da mümkün değil. Yani çadır kurmak, orada savaşmış olmak  demek değil. Çünkü orada  Selçuklu askeri yok. 

Konuya biraz da genel tarih bilgileri ışığında  yaklaşalım.. 

1176 yılına kadar Bizans –Selçuklu sınırı, Uluborlu ilçesinden kuzeye doğru çizilmiş bir çizgi idi. Bu  çizginin kuzey yönüne göre sağ tarafı  Türk toprağı,  sol tarafı da Bizans toprağı idi. 

Şimdi hayal edin.. Uluborlu’nun  solundaki Çivril, Bizans toprağıdır. Orada Türk askerinin bulunması için Türklerin Bizans’a saldırmış olması  gerekirdi. Oysa, Türkler, Bizans’a saldırmadı. Bizans, Türklere saldırdı. Ve savaş, Türk topraklarında  oldu. Bu durumda Çivril’de savaş olmuş olamaz. Zira orası Bizans’ tır. Bizans Türklere saldırdığı için  savaş, sınırın doğunda, yani sağ tarafında  olmuş olması gerekirdi. Bu görüş bütün kadim tarih kitaplarında  yazar ve  tarih konusundaki üstadların genel görüşü de budur. 

Kaldı ki,Çivril’de şimdi, savaşın izlerini  taşıyan bir eserin, bir  kalıntının  olduğu hususunda Yılmaz Gürbüz’ün kitabında  bir emare, o günlerin anısına söylenen bir söz,  bir deyim ve işaret yoktur.  

Ben, Miryakefalon Savaşı yazılarını  yazarken, bir çok yer ile temas  kurdum. İstanbul’da Bizans tarihi Hocası  hemşehrimiz Prof.Dr. Turan Kaçar bana;”Miryakefalon konusunda metodojik bir çalışma yapılmadığını, üç yeri Miryakefalon olarak niteleyenlerin, bunu, daha ziyade hemşehricilik  ve turizim  amacı için kullandığını” söyledi. 

Gerçekten, şimdiye kadar Miryakefalon’un neresi  olduğu hususında Türk Tarih Kurumu 90 yılık tarihinde hiçbir çalışma yapmamış. Bu konuda  bir ortak bir  görüş etrafında  toplanılmamış. 

Böyle bir anekdottan sonra, gelelim “Miryakefalon  Gelendosttur” diyenlere.. 

Gelendost Tarihi kitabında savaşın hala izlerinin olduğu anlatılıyor. Orada savaştan kalan bazı ailelerin  hala Gelendost’un köylerinde  yaşadığı belirtiliyor .Savaşta şehit olan askerlerin  savaştıkları  tarlalar yıllarca hatıralarına hürmeten köylülerce sürülmemiş. Eber Gölü’ne, kenarlarında  çok şehit verildi  diye Şehitler Gölü denmiş. Aynı Çivril’de olduğu gibi  orada da derin delhizler ve yarlar var. Savaş buralarda  olmuş. Bu yarların  içinde Bizans askeri kıstırılmış . Avrupa’dan  gelen müsteşrikler de savaşın Gelendost’ta  olduğunu tespit etmişler. Yani Gelendost ilçemizde savaşın izleri hala var. Orası ile anlatımlar, insana umut veriyor. 

Miryakefalon’un Gelendost olduğu hususunda en etkin çalışmayı  şu anda Isparta’da gazeteci arkadaşımız Mehmet Ali Çelik yapmaktadır. Bu yazılara başladığından beri Mehmet Ali ile birkaç defa görüştüm. Mehmet Ali bey, Miryakefalon’un Gelendost olduğuna inanmış bir araştırmacı. Isparta Belediyesi ile yakın  temas  halinde.. Zaman zaman da Gelendost’a kültürel ve sosyal amaçlı geziler ve ziyaretler  düzenleyerek Miryakefalon’un  Gelendost olduğuna insanları inandırmaya çalışıyor .

Mehmet  Ali Çelik’in, Isparta Belediyesi ile  yakın çalışması  sonunda;  Belediye  Isparta’nın  en işlek bir kavşağına Miryakefalon Kavşağı  adını vermiş. Kocaman tabela tam kavşakta görünüyor. 

Mehmet Ali Bey’in  çalışmaları  bununla da bitmemiş. Ankara’ya giderek; Türk Tarih Kurumu Başkanı ve ilgilileri  ile de görüşmüş. Türk Tarih Kurumu’nda bu görüşmelerin  sonunda bir Miryakefalon Bilim Kurulu  oluşturulmuş .Kurul, 17 Eylül’e  yani savaşın yıldönümüne kadar Miryakefalon  konusundaki  çalışmalarını  bitirecekmiş. 

Hayırlı bir işin ucundan herkes tutar. Bu kimlere  nasip  olur belli olmaz... 

Miryakefalon, bizim, Anadolu’daki ikinci büyük zaferimizdir. Malazgirt kapısı bize 1071’de açıldı.Daha önce Ahlat ve Adilcevaz  kapıları  vardı. Bu 3.kapı, Oğuz soyunun  akın akın Anadolu’ya  girmesine sebep oldu. Ama 105 yılda ancak Eğridir Gölü’nün  kenarına  kadar gelebildik.  

Miryakefalon Savaşı’ndan  sonra, antlaşmalarla  ve akınlarla batıya, daha batıya  kadar uzandık.Bu tarihten sonra Isparta’da Hamitoğulları ,Kütahya’da Germiyanoğulları ,Denizli’de İnaloğulları,Muğla  civarında Menteşeoğlları Beyliği ve  Aydın’da  da Aydınoğulları  Beyliği  kuruldu. Bütün Anadolu’nun her yanı Oğuz boylarının mekanı oldu.  

Bu toprakları  kolay elde etmedik. Daha sonra elimizden  almak için gelenlere karşı da geçmişimizden aldığımız hızla cevap verdik.

           Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx 

NOT: Bu sütunlarda 6 yıldır  yazı yazıyorum. İlk defa bir konuda bu kadar uzun (4 bölüm) yazı yazdım Bütün okurlarıma, Türk milletine  ve İslam alemine  Kurban bayramlarının kutlu olmasını dilerim 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya