Aşı dayatmasının toplumda sosyal ve siyasî travmalara yol açacağını, aşının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da söylediği gibi gönüllü olması gerektiğini daha önce yazmış ve tartışmıştım.
03.09.2021 03:47
108 okunma
İnsansız, kalpsiz ve ruhsuz bir dünyaya “hayır!” diyecek sadece biziz ama biz yokuz…
Yusuf Kaplan

 

Aşı dayatmasının toplumda sosyal ve siyasî travmalara yol açacağını, aşının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da söylediği gibi gönüllü olması gerektiğini daha önce yazmış ve tartışmıştım. Bu konuda ülkemizin yöneticilerinin toplumda dalga dalga büyüyen aşı dayatması rahatsızlığının ülkeyi kaosa sürükleme istidadı taşıdığını bir kez daha hatırlatarak bendeniz bu yazıda da yaşadığımız felâketi daha uzun soluklu, daha köklü ve felsefî temellerine inerek okumaya çalışacağım…

BAŞKALARINI CEHENNEM OLARAK GÖRMEK!

“Başkaları cehennemdir,” demişti Sartre. Bu tespitiyle, Batı uygarlığının başkalarını cehennem olarak gördüğüne dikkat çekmek istemişti Fransız üstad.

Bir uygarlık düşünün… Kendisini başkası üzerinden tanımlıyor. Ne olduğunu değil de, ne olmadığını öncelikle vurgulayan bir uygarlık, aslında ne olduğunu bilmeyen bir “şey” demektir.

Evet, “şey”dir sadece ve her şeyi şeyleştirmekten çekinmeyecektir.

Bu yazıda işte bu şeyleştirme hikâyesinin bir tablosunu çizeceğim…

Kendisini başkası üzerinden tanımlayan bir uygarlık, kalpsiz demektir; ruhu öldürecek, hâkim olduğu her yeri ruhsuzlaştıracak demektir.

UYGARLIKLARIN ŞİŞKİN EGOLARI VARDIR, MEDENİYETLERİN İSE KALPLERİ VE RUHLARI…

Uygarlıkların şişkin, şımarık, kibirli egoları vardır ama kalpleri yoktur. Oysa medeniyetlerin kalpleri vardır her şeyden önce. Kalpleri ve ruhları.

Uygarlık ile medeniyet bu kadar ayrı kavramlar ve hatta ayrı dünyalar mıdır?

Elbette.

Uygarlık, araçları kutsar, amaçları yok sayar. Sonuçta amaçlarını yitirir ve araçların kölesi hâline gelir. Her şeye hâkim olma güdüsü, insanı güder. Hâkim olduğu şeyin mahkûmu yapar insanı.

Araçların kutsandığı yerde, insanın kalbi yoktur, taşlaşmıştır. Ruhunu yitirmiş, canavarlaşmıştır.

O yüzden Batı uygarlığında insan yoktur, nizam vardır.

İslâm medeniyetinde ise önce insan vardır, sonra nizam varkılınır.

İnsanın olmadığı, varolamadığı yerde, kalp durur, vicdan yok olur, ruh çekilir oradan ve sırra kadem basar…

Başka türlüsü tuhaf olurdu zaten: Başkalarını barbar olarak, düşman olarak, en kötü, kötülerin kötüsü, canavar birer öteki olarak gören bir uygarlık, elbette ki, bütün sınırlarına duvar örecekti. Bütün sınırlarını dünyaya kapatacaktı böylelikle.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya