Değerli okurlarım! Önceki yazılarımda 1261’den itibaren söz İstanbul ve Bizans’tan açıldığı için, 1453 İstanbul’un fethine kadar yine oradan devam edelim istiyorum. Bizans’ı yakından inceleyip tanımamız, geçmişteki Osmanlı fütuhatını ve günümüzdeki Avrupa saldırılarını daha kolay ve sağlıklı anlamamızı kolaylaştıracaktır, düşüncesindeyim.
07.09.2021 08:51
447 okunma
Bizans'ta Kantakuzen Olayı
İsmail Aydın

Değerli okurlarım! Önceki yazılarımda 1261’den itibaren söz İstanbul ve Bizans’tan açıldığı için, 1453 İstanbul’un fethine kadar yine oradan devam edelim istiyorum. Bizans’ı yakından inceleyip tanımamız, geçmişteki Osmanlı fütuhatını ve günümüzdeki Avrupa saldırılarını daha kolay ve sağlıklı anlamamızı kolaylaştıracaktır, düşüncesindeyim.

Önceki yazılarımda da geçtiği üzere Bisans’ta biri ihtiyar diğeri genç olarak nitelenen iki Andronikos vardır. Geleneğe uygun olarak bunlara II. ve III. Andronikos demişler. İhtiyar II. Andronikos dede, III. Andronikos torundur. Torun Andronikos’un babası Mihail’dir.  Babasıyla birlikte yani II. Andronikas’la hükümdarlık yapan Mihail 1320 senesinde vefat etmişti. Bunun Andronikos ve Manuel isimlerinde iki oğlu vardı. Bunlardan Andronikos büyük babası ihtiyar imparator Andronikos tarafından çok sevildiğinden yanında bulunuyordu. İşte bu Genç Andronikos, imparator olmak istediğinden dedesine karşı faaliyete geçti.

KANTAKUZEN SAHNEDE

Genç Andronikos’un imparator olması hususunda saray nazırı Gran Domestik Kantakuzen’i sahnede görüyoruz. Kantakuzen, dede-torun mücadelesinde torun Andronikos’u desteklemektedir. Üç sene süren bu taç kavgası nihayet 1328 senesinde, kırk altı seneden beri imparator bulunan İhtiyar Andronikos’un görevden alınmasıyla ancak son bulmuş ve genç torun bütün idareyi eline almıştır.

Ve tabii, dede-torun arasında entrikalarla dolu bu taç kavgası, akşam karanlığına benzetilen imparatorluk için içten gelen ayrı bir çöküntü sebebi idi. Elbette ki bu durum, sabahın şafağına benzetilen Osmanlı Türklerinin işine yarayacaktı.

               Andronikos taç kavgasında büyük babasına taraftar olan Bulgar kıralını tehdit ederek geri döndürmüş; Bursa’yı alan ve daha sonra İznik’i kuşatan Orhan Bey ile Üsküdar yakınlarında Pelekanon muharebesini yapmış ancak kaybetmişti. Orhan Bey’in geri çekilmek, tekrar taarruza geçmek ve düşmanın vaziyetine göre vaziyet alıp baskın yapmak şeklindeki bütün savaş taktiklerini uyguladığı görülmektedir. Akşam baskınında Bizans ordusunda müthiş bir panik olmuş, birbirlerine girmişlerdi. (1) Yaralı olarak İstanbul’a kaçan Andronikos canını zor kurtarmıştı. Orhan Gazi daha sonra  Andronikos’un Fransız eşi Anna’dan olma kızıyla evlenerek damadı olacaktır. (2)

KANTAKUZEN VEKÂLETTE ISRAR EDİNCE…

Genç Andronikos 1341’de henüz kırk beş yaşında iken vefat etmiştir. Yerine vasiyeti üzere Fransız olan karısı Anna dö Savua’dan doğmuş olup henüz küçük yaşta bulunan oğlu Yuannis geçmiş, bunun vesayeti Kantakuzen’e verilmişti. Kantakuzen, buna istinaden imparatorluk tacını giymiş ancak rakiplerinin entrikaları neticesinde vekâleti İstanbul ile Edirne’de kabul edilmemiş olduğundan, o da vekâlette ısrar ederek Dimetoka’ya gidip orada kendisini imparator ilan eyledi. (26 Ekim 1341)

Kantakuzen’i imparator tanımak istemeyen Edirneliler, Bulgar kıralı Aleksandr’ı yardımlarına çağırmışlardı. Ancak Edirne tarafına gelmiş olan Aleksandr yardım yerine yağmacılık yapmış ve sonra da Kantakuzen ile anlaşmıştır.

Büyük tazyiklere maruz kalan Kantakuzen iddiasından vazgeçmeyip, kendisine yardım etmek ve buna karşı Serez’e kadar Makadonya’yı işgal eylemek şartıyla Sırp kıralı ile anlaşmak için o tarafa gitti. Kantakuzen Sırp kıralının yanına gittiği zaman karısı İren’i Dimetoka’da bırakmıştı. Fakat İren orada Kantakuzen’in muhalifleri tarafından kuşatıldığından Bulgar kıralını yardıma çağırmış ve kocası ölecek olursa şehri kendisine vereceğini vadetmişti. Bulgar kıralı Dimetoka’yı çabuk elde etmek için eniştesi olan Sırp kıralına Kantakuzen’i zehirlemesini teklif etti ise de bu adi istek Sırp kıralı tarafından reddedilmiş, Kantakuzen oradan kendi lehine bir netice elde edemeden, eli boş vaziyette Dimetoka’ya dönmüştür. (Gelecek hafta, Kantakuzen Umur Beyden Yardım İstiyor)

__________:

  1. Fransız tarihçi Le Beua, Pelekanon muharebesiyle İznik’in zabtını garezkârane bir üslüpla şöyle anlatıyor: “Muharebede Orhan’ın kuvvetleri elastiki hareket ederek yüksek yerlere çekilip sonra yine taarruz ediyorlardı. Rum kuvvetlerini bu suretle yıpratan ve vaziyeti gözden kaçırmayan Orhan Gazi, imparatorun bir netice almadan sahile doğru çekildiğini görünce onları takip ettirdi. Genç Rum askerleri bu takip müfrezesine karşı saflarından ayrıldılar. Bunların böyle cüretkârlığını gören Gran Domestik (Kantakuzen) bu tecrübesiz Rum kuvvetlerini geri döndürmek için bir müfreze ile gitti ise de Tüklerin oklarıyla gerek Gran Domestik ve gerek imparator yaralandılar… Rum ordusundaki intizam bozuldu… panik oldu. İmparatoru bir halıya serip sahildeki gemiye götürdüler… Filokren kasabasına iltica edenler birbirlerini çiğniyorlardı.”
  2. Avrupalı tarihçiler ne yazık ki, Türklerin Hıristiyan halka adilane yaklaşımını, bunları ağır vergiler altında ezilmekten kurtararak az vergi ile yetinmelerini, din ve vicdan işlerine karışmamalarını ve Hıristiyan kızlarıyla evlenmelerini, hissiyatlarına kapılarak garazkârane bir yaklaşımla Padişahların ihtida etmiş Hıristiyanlar oldukları iddiasına kadar ileri götürüyorlar.
...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya