Yıllar evvel, fotoğraf sanatçısı bir okurum, atölyesinin önünden geçerken beni vitrin camlarının aksinden kesmiş olacak, önüme çıktı, başka bir deyişle yolumu kesti.
09.09.2021 08:31
1 yorum
391 okunma
Eğitim, Öğretim, Terbiye, Ma'arif
Şakir Albayrak

Anlaşabilmek için kullandığımız kelimeleri aynı anlamda kullanıp kullanmadığımızın öneminin yanı sıra okuyucunun anlamada zorlanacağı kelimelerden de kaçınmak gerekir. Konu bağlamında belirtmek gerekir ki yıllar evvel, fotoğraf sanatçısı bir okurum, atölyesinin önünden geçerken beni vitrin camların aksinden kesmiş olacak, önüme çıktı, başka bir deyişle yolumu kesti.    

Şakirciğim, “Yazdığınız bir makalenizi okumaya çalışan bir okurunuz, sizin maksadınızı anlamamış olursa anlayamazsa siz, onun için yazmış sayılır mısınız?” sorusunu sordu. Cevabım, tereddütsüzce “Hayır” oldu. 

Bu, iyi bir okuyucu terbiyesi idi. Bunu hep dikkate almışımdır. Bunun yanı sıra da önemsediğim bir konu daha vardır. Yazıda kullanılan her kelimenin anlamını her okur-yazarın anlamasını sağlamak için gayret ederseniz “Yazar ve şairlere yüklenen” Dilin geliştirilmesi ve verimliliğinin artırılması” işini yapmamış oluruz. Okuyucularımızdan hiç değilse az bir bölümünün, yazılan yazıyı anlamak için yayımlanmış sözlükleri kullanarak kendilerini geliştirmek için gayret sarf etmeleri de gerekir. 

Elbette herkesin okuyabileceği mecralarda yayımlanabilecek olan yazıların anlaşılır dilinin vasatın üstünde olması gerekir. Çünkü az kelimeyle çok şey anlatmak ancak anlam yüklü kelimeleri kullanmakla imkân seviyesine çıkacaktır. 

Bu girişten sonra başlığımızda kullandığımız kelimelerin anlamları üzerinde durmak gerektiğini düşünüyorum. TDK sözlüğünde, Eğitimin “ Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye.” anlamında olduğu açıklanıyor. 

Öğretimin ise anlamı “1-Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. 

2. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.” şeklinde ortaya konuyor.

“Terbiye “ kelimesinin de karşılığını kısaca “eğitim “olarak tespit etmiş gözüküyor. 

Maarife ise” Eskimiş Bilgi ve kültür” diyor. Başka bir sözlükte ise “terbiye ve maarifle ilgili şu tanımlar

göze çarpıyor. 

TERBİYE: Terbiye, Allah’ın emirlerine itaat ederek ruhen ve cismen yükselmeye ve yükseltmeye çalışmak. Kemâle ermeğe, nizam ve emirleri dinlemeğe çalışmak. Allah rızası yolunda gitmeyi öğrenmek. 

Maarif : Tahsil ile elde edilen ilim, malûmat, bilgi. “Bu tanımların farklılığı toplumsal mutabakata da engel olabilir.” demek mümkündür. 

Meslekî çalışmalarımızın devam ettiği yıllarda, seminerlere rehberlik için gelen ma’rif müfettişleri de “Eğitim”in tanımını, “Kişiye, istendik davranışlar kazandırma işidir.” cümlesinde topluyorlardı. Buraya şu hükmü de ekleyelim. Öğretmen, cemiyetin istediği değişikliklerin neler olduğunu ve bunların ne suretle elde edileceğini de bilmelidir. Çocukların istediğimiz bir tarzda değişmelerine tesir eden faktörleri bilirsek okul şartlarını-elimizdeki imkânlar nispetinde-buna göre tanzim edebiliriz.” (Eğitim Psikolojisi, Millî Eğitim Basımevi, İstanbul 1971,s,2) 

Her ne kadar eğitimin tanımının terbiye ile eşleştirilmiş olması göz önüne alınmış olsa da istenilen davranışların kazandırılma işi ortaya çıkınca kaçırılmış çocukların hırsızlığa alıştırılması işi de eğitim tanımına dâhil oluyor. Bu anlayışla kabadayılık da kazandırılabilen davranışlar arasına şüphesiz girer. 

Bu tanımları göz önüne aldığımızda Osmanlıca sözlüğün verdiği terbiye tanımı apaçık ortada ki bir hedeften başka hedef ittihaz etmeye manidir. Bütün bunlara ne gerek vardı şimdi? 

Bu sorunun fısıldaşıldığını hisseder gibiyim. Osmanlının son zamanlarında, Cumhuriyetin ilk yıllarından epeyce bir zaman geçinceye kadar “Terbiye “ kelimesi günceldi. Bir eğitim enstitüsünün adı, “Gazi Terbiye Enstitüsü”idi.

Terbiye yerine, Eğitim kelimesi sonradan konulmuştur.

Kelimeleri sadece söz ve yazı sanmayalım. Böyle olmalarının yanında ruh taşıyan canlı varaklılardır da. Yüksek anlamlı mesajlarla yüklüdürler. 

En yerli malımız dilimiz(Türkçey)i, anlayalım, anlatalım, anlaşalım. Ne yazık ki en yerli özelliği taşıyan nesneler en hor kullanılanlardır. Dilimizin hor kullanılmasına mani olalım.

Şakir Albayrak

Çekmeköy

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Kutlarım
TEŞEKKÜRLER ÜSTAD. HASRET KALDIĞIMIZ KONULAR
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     12.09.2021 13:34:48
Şakir Albayrak
DİĞER YAZILARI
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya