Tarih itibariyle Ülkemiz’ in bir siyasi fotoğrafını çekme ihtiyacı hissettim.
13.09.2021 04:54
649 okunma
Ülkemizin Siyasi Manzarası
Mehmet Aktan

Tarih itibariyle Ülkemiz’ in bir siyasi fotoğrafını çekme ihtiyacı hissettim.

Zira, bir konuda bir sıkıntı varsa, sıkıntıyı gidermenin ilk şartı; önce sıkıntıyı tespit ve teşhis ettikten sonra tedavi yollarını aramaktır.

Değerli okuyucu;

“Siyaset, bir toplumu ideal hedeflere götürmenin ilim ve sanatıdır.” Diye biliyoruz.

Ne var ki siyasi şahsiyetlerin hal ve hareketlerine, beyanlarına baktığımızda, siyasete hiç de böyle bir anlam verilmediğini müşahede ediyoruz.

İKTİDAR AÇISINDAN DEĞERLENDİRME:

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki; iktidar partisi AKP ve iktidar partisini destekleyen MHP ve BBP, son yüzyılda şahit olmadığımız şekilde memlekete hizmet etme gayreti içinde hareket etmekte, sonuçta Ülkemiz’ in maddi medeniyet alanında uzun zamandır hasret kaldığı başarılara imza atmaktadırlar.

Özellikle dış ilişkilerde, Türkiye’mizin hak ve menfaatlerine sahip çıkma, Müslüman ve Türk dünyasına, mazlum ve mağdur Milletler’ e umut olma konusunda oldukça önemli başarılar kazanmış ve göğsümüzü kabartmışlardır.

Savunma sanayiinde dünya çapında başarılar kazanılmış, sağlık sektöründe dünyaya parmak ısırtacak güzel işler yapılmıştır. Ulaşım ve bilişim sektöründe, sair bayındırlık alanlarında, tarımda gözle görülür ilerlemeler sağlanmıştır. Bu alanlardaki gayret ve başarılarından dolayı iktidar kanadını kutluyorum.

Ancak manevi medeniyet alanında gelişme ve ilerleme sağlanamadığı ortada.

İnsanı adam, toplumu Millet kılan değerler ikame edilebilmiş değildir.

İnsanımızın inanç, kültür ve san’ at alanlarında kendi haline bırakılmış bir durumda olduğunun kabul edilmesi gerekiyor.

Devlet teşkilatının oluşturulmasında; ehliyet, liyakat ve kıdeme kıymet verilmesi pek yaygın bir uygulama gibi gözükmemektedir.  

Buna karşılık; torpil, iltimas, adam kayırma ve rüşvet’ in gittikçe yaygınlaştığı intibaı ise halk arasında yaygındır.

Devlet’ i bir elma kurdu gibi içten kemirip, yiyip bitiren bu evrensel hastalık maalesef bizde de hep mevcut olmuş ve son zamanlarda da epeyce mesafe kat etmiş gözükmektedir.

Aziz Milletimizin beklediği iktidar, maddi medeniyet alanındaki gelişmelerden önce, manevi medeniyet alanında gelişme kaydedilmesidir. İnsanı adam, toplulukları Millet yapan değerlerimizin insan ve toplum hayatına hâkim kılınmasıdır.

Ne var ki iktidar bu konuda iyi not alamamıştır. Elbette bunun da sebepleri vardır.

Devlet idaresinde istişareye gereken önemin verilmemesi, iktidarın bir numaralı zaafıdır. Halbuki bizim manevi değerlerimizin arasında; “Devlet işlerinde istişare ediniz” buyruğu vardır.

Denebilir ki; Devletimizin birçok istişare kurulları var. Bunları yok mu sayıyorsunuz?

Devletimizin istişare kurullarının olduğu doğru. Ancak ya bu kurullarla istişare yapılmıyor ya da bu kurulu oluşturanlar; Hz. Ömer (R.A.) a; “…Seni şu kılıcımla düzeltirim!) diyen Sahabe’ nin gösterdiği inanç ve cesareti gösteremiyorlar! O halde, o makamları boş yere işgal edip, boş yere maaşlar alıyorlar!

Değerli okuyucu:

Eğer böyle olmasaydı, 15 Temmuz’ dan sonra bir gecede, herhangi bir yargı kararı olmaksızın 100.000 civarındaki devlet memuru, FETÖ’ cü olduğu şüphesiyle meslekten ihraç edilmezdi! İşten el çektirilir, iş yargıya havale edilir, gerçekten suçlu olanlar ihraç edilirdi.

Maalesef bu yargısız infaz; iktidara çok ciddi sayıda halk desteğini kaybettirmiştir. Düzeltilmesi yönündeki aralarında bu kardeşinizin de bulunduğu teklif ve tavsiyeler Allah bilir belki de muhatabına hiç ulaşmamıştır! Öyle anlaşılıyor ki; Sn. Cumhurbaşkanı’ mızın etrafında etten bir danışmanlar duvarı örülmüş, ne içeri giriş, ne de dışarı çıkış mümkün olmamaktadır.

En nihayet bu sütunlarda yayınladığımız; ”15 TEMMUZ VE SN. CUMHURBAŞKANINA AÇIK MEKTUP” başlıklı yazımızdan da hiçbir sonuç alınamamış, hiç geri dönüş de olmamıştır.

Geçtiğimiz günlerde Sn. Cumhurbaşkanımız Rize’ de halka bez torbalar içinde çay dağıtmıştır. Bu fikir kimden çıkmıştır? Eğer Sn. Cumhurbaşkanımızdan çıkmışsa, bundan vazgeçirecek hiçbir danışma kurulu üyesi çıkmamış mıdır?

Yangınların ciğerlerimizi yaktığı günlerde Sn. Cumhurbaşkanımız’ ın elindeki torbaları kalabalığa atmak suretiyle çay dağıtmasının ne gibi müspet bir anlamı olabilir ki?

Sn. Cumhurbaşkanımız da bir insandır, beşerdir. Her zaman yanlış yapma ihtimali vardır. Danışma kurulları bu yanlışları en aza indirmek için vardır. Öyle anlaşılıyor ki, danışma kurulları kendilerinden bekleneni yapmıyorlar, yapamıyorlar. Kanaatim odur ki; İktidarın en büyük zaafı, istişare fonksiyonunun ifa edilmiyor olmasıdır.

MUHALEFET AÇSINDAN İSE:

Muhalefeti oluşturan partiler hakkında fazla bir şey yazmaya gerek olmadığı kanaatindeyim.

Özetle; her ne pahasına olursa olsun Sn. Cumhurbaşkanımız’ ın şahsında hükümeti devirmek. İsterse yeni hükümet kurulamasın! Memleket kaosa sürüklensin! Düşmanlarımız fırsattan istifade üzerimize çullanıp bizi parçalayıp yok etsinler! Bunların hiçbir kıymet-i harbisi yoktur!

Düşmanlığında şüphe olmayan güçlerden daha fazla iktidara düşmanlık göstermekteler! Hükümetimizin dışarda ya da içerde hiçbir başarısı onlar için sevindirici değildir! Başarısızlarına ise zil takıp oynayacaklarından şüphe yok gibi gözüküyor!

2. Abdulhamit Han Hz. nin zamanındaki iç ve dış düşmanlarla iş birliği anlayışından farksız bir şekilde bir anlayışla hareket etmekteler! “İktidar dünyanın en iyi işini yapsa bile biz alkışlayacak değiliz!” diye açıkça tavırlarını deklare etmekteler!

Yalan, yanlış, fitne ve nifaka yönelik ne varsa iktidara karşı kullanmaktan geri durmamaktalar! Şahıslar ya da olaylar üzerinden güya siyaset, aslında siyaset değil fitnelik yapıp, nifak tohumları ekmekteler!

Muhalefetin bu tavrının önemli ölçüde Ülkemiz’ e İttihat Terakki Fırkası’ yla giren particilik, fırkacılık, tefrikadan kaynaklandığını biliyoruz.

İnşaallah, yapılacak yeni anayasada tefrikadan, bozgunculuktan başka bir işe yaramayan “Siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.” Cevahirinden vazgeçilerek; siyasi partisiz, adaysız, iştişari rey sistemine dayalı bir siyasi hayata vücut verilir de insanları devletine düşman eden bu hilkat garibesi siyasi sistem ortadan kalkar!

Bu konulara daha ayrıntılı olarak yapılacak yeni anayasayla ilgili konuları ele aldığımız “MİLLİ VE YERLİ ANAYASA NASIL YAPILIR?” , “YAPILACAK ANAYASANIN REFERANS NOKTALARI NELER OLMALIDIR” , “ANAYASA ISLAHAT DEĞİL, İNKILAP ANAYASASI OLMALIDIR” Başlıklı  yazılarımızda değinmiştik.

Allah’ a emanet olunuz. 13.09.2021

Av. Mehmet AKTAN

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya