Anayasalar, pratikte milletlerin kendisi için ördüğü çitin içinde, serbest dolaşımın tasarlandığı yapılanmalardır. Tatbikatları ise kanunlar, yönetmelikler v.s. ile gerçekleştirilir.
30.09.2021 12:25
474 okunma
Yeni Anayasa Yapılandırmaları ve Çağdaşlık
Şakir Albayrak

Anayasalar, pratikte milletlerin kendisi için ördüğü çitin içinde, serbest dolaşımın tasarlandığı yapılanmalardır. Tatbikatları ise kanunlar, yönetmelikler v.s. ile gerçekleştirilir.

Başka bir deyişle dar gelen veya eskiyen elbiselerin tamiri veya yerine yenilerinin konulmasıdır. Sosyal hareketliliğin doğurduğu ihtiyaçların giderilmesi için gerekli meşruiyeti sağlamak amacına matuf temel kanun oluşturma çabalarıdır.

Yeni Anayasa lüzumu , mevcudunun yetersizliğinden kaynaklanır.

Öyleyse yeni talep ve ihtiyaçlara karşılık olacak hükümler ihdas etmek gerekmektedir. Hal böyle olunca “Kanun koyucunun” hürriyeti, ürünün verimliliğine sebep olacaktır.

Teokrasilerde meşruiyetin membaı ilâhiyattır.

Monarşilerde meşruiyetin membaı Tek adamın ahkâmıdır. Tek adam ise kendine mani teşkil etmesi mümkün ve muhtemel hükümler ihdas etmekten kaçınır. Zaten eşyanın tabiatı icabı hükme ihtiyacı da yoktur. Dediği dedik, çaldığı düdüktür.

Demokrasilerde ise meşruiyetin membaı millî iradedir. Millî irade de vekâlet usulüyle tecelli ediyor. Maalesef bu keyfiyet Millî devlet olalı hükümler, isabetli de isabetsiz de olsa millî irade hâkim olup ahkâmı tanzime tenfize bir türlü muktedir olamamıştır. Hakiki millî iradenin ürettiği Anayasalara henüz kavuşabilmiş değiliz. Millî iradeyi temsil eden mevcut vükelânın kantitesi bir tarafa, kalitesi, yeni anayasanın da keyfiyetinin derecesini ortaya koyacaktır.

Bizdeki millî iradenin meşruiyetinin membaının Cumhuriyetin müktesebatı olarak takdim ve tayin edilmesi prensibi öncelenmiştir. Burada gözden kaçırılan konu: Gazi Mustafa Kemal(Atatürk)’in mevzuyu anlaşılır kılacak olan değerlendirmesine dikkat edilmeyişidir. Gözüken köy kılavuz gerektirmez. Keşke yanılmış olsam.

Bu bağlamda aşağıdaki satırların ehemmiyetle tedris edilmesi elzemdir:

“Bir millet teşekkül ettikten sonra, efradının devlet hayatında, iktisadî ve fikrî hayatta müştereken çalışmak sayesinde vücuda gelen millî harsta (kültür) şüphesiz milletin her ferdinin çalışma hissesi, iştirakı hakkı vardır. Buna nazaran bir harstan olan imtihanlardan mürekkep cemiyete millet denir, dersek milletin en kısa tarifini yapmış oluruz.”(Mustafa kemal Atatürk’ten Yazdıklarım, Prof. Dr. A. Afet İnan,1000 Temel Eser, İstanbul 1971,s.58)

“Devletin Vazifeleri:

a-Memleket içinde asayişi ve adaleti tesis ve idame ederek vatandaşların her nevi

hürriyetini masun bulundurmak.”a.e.s.59

“b-Harici siyaset ve diğer milletlerle münasebetleri iyi idare ederek ve dâhilde her nevi müdafaa kuvvetlerini, daima hazır bulundurarak milletin istiklâlini mahfuz bulundurmak.

Bu iki nevi vazife devletin en önemli vazifelerindendir.

Denilebilir ki devlet teşkilinden maksat bu iki vazifenin ifasını temin etmektir. Çünkü bu vazifeler vatandaşların fert olarak yapmaya muktedir olamayacakları işlerdir. Hatta vatandaşların bu vazifeleri kısmen dahi yapmaya kalkışmaları caiz değildir. Zira o zaman anarşi olur; devlet kalmaz…”a.e,s,59-60

“Bu koyduğumuz prensipler, bu günün icaplarına göre milletimizin medeniyet yolunda gelişmesi için faydalı bulduklarımızdır. Ancak sosyal bünye daima gelişen tekâmüle yönelmesi zaruri olan bir durumdadır. İlim ve teknik ise her an yeniliklere icatlara açıktır. İşte bu durum karşısında insanların istek ve ihtiyaçları hem maddi hem manevî sahada daima çoğalan bir şekilde gelişir.

Tarihî seyri içinde hiçbir prensip dogmatik bünyesini muhafaza edemez. Onun için Türk milleti yaşadığı çağın medeniyet seviyesinin icaplarını yerine getirmek mecburiyetindedir.

İşte bu inkılâpçılık prensibine bağlı oldukça Türk topluluğu medeniyet âleminde geri kalmama yolunu bulacaktır. Ancak bunda da daima göz önünde tutulacak nokta, millî bütünlüğümüzü ve millî menfaatimizi en titiz bir itina ile muhafazadır.”a.e,s,122

Ezcümle denebilir ki: Asıl olan önceki inkılaplar değil, inkılapçılıktır. Atatürk ilke ve inkılaplarından ziyade ilkecilik ve inkılâpçılık zihniyetine ihtiyaç vardır. Yeterli olmayanı yeterli olandan ayırıp asrın icabatını icra etmektir. Zamanında tatbik edilmiş ve edilmeye devam eden inkılaplardan ziyade inkılapçılık ve ilkecilik mantalitesine sadık olunması gerekir.

Çağdaş değişimlere milli hareketliliği uyarlayamayınca dahası çağdaş gelişmelerin önüne geçercesine hareket  ayakta ne millet ne devlet ne inkılap kalır.

Yeni anayasa tanzimi çalışmaları esnasında ilgili birimler ve efradın millî hayatımızın ve bekâmızın temini için gerekli hassasiyeti göstermelerini talep etmek vatandaşlık görevlerimizdendir.

 albayrak1954@gmail.com

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya