Türkiye siyasi hayatı, Batılı gibi olma ile kendimiz gibi olma ikileminin çelişkileriyle boğuşuyor. Bir kültürün üretiminde hiçbir katkısı olmadan o kültüre ait olmanın mümkün olamayacağı gerçeği karşısında, böyle bir talebin talibi olmak, kişiyi kendi kültüründen ayrıştırmaktan başka bir işe yaramaz.
10.10.2021 01:35
57 okunma
Kendini bilmek ya da yabancılaşmak
Ali Osman Sezer

Türkiye siyasi hayatı, Batılı gibi olma ile kendimiz gibi olma ikileminin çelişkileriyle boğuşuyor. Bir kültürün üretiminde hiçbir katkısı olmadan o kültüre ait olmanın mümkün olamayacağı gerçeği karşısında, böyle bir talebin talibi olmak, kişiyi kendi kültüründen ayrıştırmaktan başka bir işe yaramaz.

Yabancılaşma kavramı, olmadığını veya olamadığı halde öyle olduğunu zannetme algısıyla biçimlenmiş simülasyon nesnesi haline dönüşmeye dayanıyor. Yoksa yapısı gereği tabiattaki tüm varlıklar gibi bir değişim ve dönüşümle var olabilen insanın, bu değişim süreçlerinin tümü olumsuzluk ima eden yabancılaşma olarak okunamaz. Bilinçli tercih sonucu inanca dair değişimler bu anlamda yabancılaşma olarak ele alınamaz örneğin. Yabancılaşmanın olumsuzluğu tarihsel, kültürel ve inanca dair kökenlerini ele almadan konjonktürel ortamın akımına maruz kalmakla gerçekleşir. Var olmanın koşulu olan değişim, varlığın tabiatı doğrultusunda süreklidir. İnsan da dahil olmak üzere tüm varlıklar bu değişim süreçleriyle var olmayı sürdürür. İnsana has bir özellik olan yabancılaşma, bu değişim sürecinin, varoluşun tabiatını bozucu mahiyet taşıdığı gerekçesine dayanır. Yabancılaşma kavramı, kapitalizmle birlikte literatüre giren eleştirel bir kavram olsa da Yunus Emre'nin "Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır" ifadesinde de öne çıkan her çağın problemi olmuştur.

Uzaylıdan mülhem

Özellikle 19. yüzyıl kapitalist piyasası, sermaye çoğaltma arzusu amacına ulaşmak için her yolu ve yöntemi meşru görerek tedirginlik yaratan ve bu bağlamda ideolojilerin mayalandığı bir çağ oldu. Bu tedirginlik özellikle insanın, insani özellikleri dışında başka bir şey veya kişiye dönüşmesini içeriyor. Öyle ki kavramın alien yani uzaylıdan mülhem alienation(yabancılaşma) olarak ifadesi, insanın içinde var olduğu dünya ile uyumunu kaybederek tabiata ve insanın kendisine karşı yabancılaşmasının sonuçları hakkında düşünmeye yol açmıştır. Marksist düşünce özellikle bu noktada odaklanarak kapitalizmin insanın tabiata karşı yabancılaşmasının mücadelesi etrafında şekillenmiştir. Elbette başka bir yazının konusu olsa da, insan tabiatının bire bir doğanın tabiatı ile örtüşmediği istisnalar dikkate alınmadığından Marksizmin kendisi de insanın kendisine yabancılaşmasını ivmelemiştir.

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Osman Sezer
DİĞER YAZILARI
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya