Hak ve batıl mücadelesi: Amentü demek olan Tevhit Akidesi’ yle, (Allah’ ın Varlığına, Birliğine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Meleklerine, Kadere, Hayır ve Şerrin Allah’ tan geleceğine ve Ahiret Gününe şeksiz şüphesiz inanmak ve dille ikrar etmek demek olan) Tevhit akidesine inanmayanların mücadelesidir.
09.01.2022 05:14
519 okunma
Hak ve batıl safları hala kesinleşmedi mi?
Mehmet Aktan

Hak ve batıl mücadelesi: Amentü demek olan Tevhit Akidesi’ yle, (Allah’ ın Varlığına, Birliğine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Meleklerine, Kadere, Hayır ve Şerrin Allah’ tan geleceğine ve Ahiret Gününe şeksiz şüphesiz inanmak ve dille ikrar etmek demek olan) Tevhit akidesine inanmayanların mücadelesidir.

Elbette dünyadaki sosyal, ekonomik, kültürel, siyasi ve askeri mücadeleler sadece hak ve batıl mücadelesinden ibaret değildir. Hak tarafında olanların da batıl tarafında olanların da tarihte ve zamanımızda kendi içlerinde de mücadeleleri olmuştur, olmaktadır.

Ancak beşeriyeti en fazla etkileyen en temel, en esaslı mücadele Hak ve batıl mücadelesidir.

Çünkü Hak ve batıl mücadelesinde hayat ve kâinatın varoluş ve bekasıyla ilgili temel inançlar çarpışmaktadır.

İslâm İnancı’ nın temelini oluşturan amentüyle ilgili olarak kısmi inanç makbul değildir. Ya amentünün tamamına eksiksiz iman edilecek, iman edildiği de dille açıkça ikrar edilecektir.

Bir insanın kalp ile imanı hakkında elbette insanlar hüküm sahibi değildir. Bu hususta hüküm sahibi olan Yüce Rabbimiz’ dir.

Ancak dil ile ikrar konusunda insan eğer amentüye aykırı şeyler söylüyor davranışlarda bulunuyorsa artık o insan hakkında yapılacak şey; O’ nu münasip bir lisanla uyarmak, bu uyarıyı da dikkate almıyorsa, söz ve davranışlarının küfrü gerektirdiğini  açıkça söylemektir.

Değerli okuyucu;

Bir asırdan daha fazla bir zamandan beri Ülkemiz’ deki bir zümre, söz ve sözlerini doğrulayan davranışlarıyla Yüce Din’ imiz indinde batıl safında olduklarını açıkça ilan etmiş, davranışlarıyla bunu teyit etmiş hatta Hak’ la mücadele halinde olmuşlardır.

Bu noktada konuyu siyasete getirmek istiyorum:

Diyelim ki Ülke’ de iktidar ve muhalefet partileri var. Ama iktidarı olsun, muhalefeti olsun tüm partiler amentü inancına bi hakkın bağlı, ancak, aralarında siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel konularda görüş ayrılıkları mevcut olsun. Bu durum 4 Hak mezhebin durumları gibi düşünülebilir. Bu tolere edilebilecek bir haldir.

Ancak; Ülke’ deki siyasi partiler: Anayasa’ da geçen; “…Siyasi Partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.” Hükmünden güç alarak; Din’ e, Vatan’ ın, Millet’ in bölünmez bütünlüğü’ ne, Devlet’ in varlık ve bekasına, Bayrağa karşı cephe almışlarsa, ya da tüm kutsallarımıza karşı cephe alanlarla ittifak, dostluk ve iş birliği içindelerse bu nitelikteki siyasi partiler kendi saflarını kendileri belirlemiş olmazlar mı?

Eğer anayasamızda “…siyasi partiler demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır” gibi Milletimizin vazgeçilmez kutsallarını bir kenara koyup, siyasi partileri vazgeçilmez addeden soyut anayasa hükmü varsa, öncelikle bu anayasa hükmünü değiştirerek nelerin vazgeçilmez olduğunu şerh etmek gerekiyor.

Kimsenin hak ve batıl saflarını belirlemeye yönelik bu tespiti yumuşatma, çekip sündürme, durumu idare etme gibi bir haddi ve hakkı yoktur!

Devlet’ imizin, Milletimiz’ in dünyaya parmak ısırtan başarılarını görmezden gelen, bu konularda tek bir cümle bile kurmayan,

Olur ya geçici başarısızlıklar karşısında neredeyse tef çalıp oynayacak olan!

Felaket tellallığını en belli başlı görevleri haline getirmiş bulunan!

Dış düşmanlarımızın Ülkemiz üzerindeki ayak oyunlarının gönüllü maşalığını yapan!            İktidar olabilmek için düşmanlarımızdan yardım ve destek bekleyen ve alan!

Yanlışların nasıl düzeltileceğini, hataların nasıl giderileceğini göstermeye çalışmak yerine; “…Ey vatandaş sen bizi iktidar et yeter! Hiçbir derdin kalmayacak! “ gibi afakî, hamasi nutuklar atan!

Yapılmak istenen her şeye karşı çıkan, iktidar olduklarında, yapılacak olanları da yıkacağını söyleyen!

Ülkemiz’ in son dönemlerde: 40 senedir on binlerce şehidimizin sebebi terörün bitirilmekte olmasını görmezden geldiği gibi, teröristlerle iş birliği yapan!

Suriye’ de Irak’ ta kurulmak istenen terör devletinin çanına ot tıkandığını görmezden gelip; “…Bizim Suriye’ de ne işimiz var! “gibi ahmakça sorular soran!

Doğu Akdeniz’ de ki hak ve menfaatlerimizi korumak yönünde son derecede isabetli ve cesur adımlar atmış olan Devlet İdaresi’ ne bu defa da “…Libya’ da ne işimiz var? “ gibi budalaca sorular yöneten!

Akdeniz’ de, Ege’ de; A.B.D. Yunan, Fransız vs. dünya güçlerini durdurmasını bilen!

Karadeniz’ de 540 Milyar M3 doğalgazı kendi imkânlarımızla bularak elimizi rahatlatan!

TOOG’ la 1 asırlık hayalimizi gerçekleştirme ve petrole olan ihtiyacımızı azaltma yolunda hızlı adımlarla ilerleyen!

Uzaya uydular ve füzeler gönderen!

Karabağ’ ın 30 yıllık işgalinin sona erdirilmesine önayak olan!

Türkî Cumhuriyetler ve Afrika Ülkeleriyle kardeşlik temelli ilişkiler geliştirmeye çalışan,

Savunma sanayiinde hayallerimizin ötesinde başarılar kazanan,

TÜRKİYE’ MİZİN HANGİ BAŞARISI TEBRİK EDİLMİŞTİR?

YA DA MUTLU OLUNMUŞTUR!

Değerli okuyucu:

DİN, MİLLET, VATAN, BAYRAK’ TAN YANA OLANLARLA BU KUTSALLARIMIZA DÜŞMANCA DAVRANANLARIN SAFLARI AÇIKÇA BELLİ OLMUŞTUR. BELİRLENMİŞ BU SAFLAR ARASINDAKİ KESKİN ÇİZGİYİ TÜRLÜ BAHANELERLE YUMUŞATMANIN NE GEREKÇESİ NE GEREĞİ VE NE DE YERİ VARDIR!

Sözde ilim adamı bazı profesörlerin, adı TÜSİAD diye geçen aslında faizle saltanatlarını idame ettiren para babalarının, TSK mensubu olarak adı geçen (Aslında TSK nin bir postalı kadar kıymeti olmayan) sözde general ve amirallerin yahut emekli büyükelçilik yapmış zevatın da zaman zaman yayınladıkları bildirilerle saflarını belli ettiklerini de ifade etmeden geçemeyeceğim!

Aziz Milletimiz üzerindeki siyasi, ahlaki, kültürel, ekonomik ve sosyal mezalime son vermenin zamanı çoktan gelip geçmektedir!

Allah basiret, cesaret ve ferasetimizi artırsın İNŞAALAH. Âmin.

Allah’ a emanet olunuz. 08.01.2022

 

Av. Mehmet AKTAN

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya