“Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir! Elbiseni temiz tut! Her türlü pislikten uzak dur!”
14.02.2022 03:40
1 yorum
412 okunma
"Dün, Dünde Kaldı..."
Mustafa Yıldız

             “Ey örtüsüne bürünen! Kalk ve uyar! Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir! Elbiseni temiz tut! Her türlü pislikten uzak dur!”

            Müddessir Suresinin bu ilk beş ayetinden ilham alarak ve hakkında yapılmış tefsir ve yorumlara bakarak bu yazımda bir varsayımda bulunmak istiyorum. Yanlış yorum ve hatalarımdan Allah’a sığınırım.

            Önce ayetlerin Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları’ndan “Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir”inin açıklamalarına bakalım:

            “Hz. Peygamber Hira mağarasında vahiy meleğinin sesini işitip kendisini de görünce korkusundan titremeye başlamış, hemen ailesine gelerek “Beni örtün, beni örtün!” demiş; onlar da üzerine bir örtü örtmüşler ve serin su serpmişlerdi. Bunun ardından “Ey örtüsüne bürünen!” hitabıyla başlayan Müddessir sûresinin ilk beş ayeti inmiştir. (Buharî, “Tefsir”, 74/1-5). Bununla birlikte “örtüsüne bürünen” ifadesine mecaz olarak “peygamberlik kisvesine bürünen, bu ağır görevi yüklenen” anlamları da verilmiştir.( Razi, XXX,190; Şevkânî, V, 373; İbn Âşûr, XXIX,294).”

            Bu ayetler içinde “Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir!” ayeti, geçmişin ve günümüzün kronikleşmiş bir hastalığı konusunda dikkatimi çekmiş ve zihnimde tedailer (çağrışımlar ) yapmıştır.

            İnsan toplulukları, kendilerinden önce yaşamış ve tarihte iz bırakmış şahsiyetleri çok zaman erişilmez güç sahipleri şeklinde anlamışlardır. Onların iyi yönlerini dillendirerek insanlar nezdinde saygıyla anılmalarını sağlayalım derken onların erişilmez insanlar olduğunu zannettirecek yorumlarda bulunmurşlardır.

            Onlara sorsan “Hayır biz onların erişilmez güçte olduklarını söylemiyoruz” deseler de uygulamada öyle olmadıklarını görüyoruz.

            Temsilde hata olmasın, müşrikler Allah’ı (c.c.) tanıyorlardı. Ama putlara “kendilerini Allah’a yaklaştırmaları için taptıklarını” söylüyorlardı. Yani günümüz insanlarının çoğunun “Hayır biz onların erişilmez güçte olduklarını söylemiyoruz” demeleri ile tutum ve uygulamaları da buna beziyor.

            Öncelikle şunu ifade edelim ki insan nesli arasında peygamberler aşılmaz insanlardır. Zira peygamberlik insan çabasıyla elde edilecek bir makam olmayıp Allah’ın takdir ve tensibiyle olduğundan orada Allah’ın aşılmaz gücü vardır.

            İnsanların Allah katında fazilet bakımından üstün olanlarının faziletleri ise yine Allah tarafından belirlendiğinden onların faziletine ulaşılmayabilir. Ancak dünyevi iş ve başarılar konusunda onları geçmek mümkündür.

            Fatih, tarihi tersine çeviren bir kahramandır ama o, at sırtında bu işleri yaptı; bugün ise insanlar o işleri uçaklarla, füzelerle yapabiliyorlar.

            NASIL İLERİ GİDECEKSİNİZ Kİ?

            Günümüz şartlarında liderleri aşılmaz insanlar gibi gördüğünüz takdirde onların bıraktığı noktadan daha ileri gidemeyecek bir zihniyet sahibi olursunuz. Meselâ Atatürk’ü aşılmaz bir adam olarak görürseniz onun bıraktığı noktadan daha ileri gidemezsiniz. Ancak onu, size bir yol ve temel açmış bir şahsiyet olarak görüp tecrübesinden yararlanmak ve saygıyla anmak doğru olabilir.

            Siyasi partilerin hepsine bakın, hepsi merhum ve toprak olmuş liderlerinden medet umar gibidirler. Oysa onları saygı ile anmak başka, onları aşacak lider ve kişilerin her zaman mümkün olacağını bilmek başkadır.

            Tarikat ve cemaat gibi toplulukların hal-ipürmelali ise daha vahimdir.

            “Sadece rabbinin büyüklüğünü dile getir!” ayeti, liderleri aşılmaz kişiler gibi görmemeyi ve yapamayacağımız şeyleri söyleyerek insanları kandırmamayı öğütlüyor.

            “Dün, dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım” hikmetli deyişini göz ardı etmeyelim,

            Sözün kısası, liderleri olduğundan fazla yüceltmeyelim ki, sonra yerlerini dolduramayız.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
teşekkürler
"Gururlanma padişahim senden büyük Allah var." Söylenmiş hem de Padişahın izniyle padişahın önünde. Haddini bilen Allah'ınıda bilir.
Yorum Ekleyen: ibrahim kumaş     15.02.2022 14:59:57
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya