Hadis metodolojisi konusunda otorite kabul ettiğim sevgili Prof. Dr. Mehmet Hayri Kırbaşoğlu ile aramızda teati edilen bir diyalogdan bahsetmek istiyorum. Umarım ki daha önce “Ahir Zaman İlmihali” ile ilgili yazımı okumuş olanlar için yeniden bir hatırlatma, ilk kez okuyacaklar için ise bir tecrübeye muttali olmaya vesile olur.
21.02.2022 09:20
2 yorum
825 okunma
15 Temmuz İhanetini Sezen Bir Adamın Basiretli Tavrı
Mustafa Yıldız

         Hadis metodolojisi konusunda otorite kabul ettiğim sevgili Prof. Dr. Mehmet Hayri Kırbaşoğlu ile aramızda teati edilen bir diyalogdan bahsetmek istiyorum. Umarım ki daha önce “Ahir Zaman İlmihali”  ile ilgili yazımı okumuş olanlar için yeniden bir hatırlatma, ilk kez okuyacaklar için ise bir tecrübeye muttali olmaya vesile olur.

          Kırbaşoğlu’na yazdığım mesajım:

         “ [19:52, 19.01.2022] Mustafa Yıldız: 15 Temmuzdan yıllar önce yazdığım bir yazı:

         AHİR ZAMAN İLMİHALİ

            İnsanların karşılaştığı bütün sorunlar fıtrat (yaratılış) kanunlarına uymamanın sonucudur. 

         Bir makinedeki arıza, bütün sistemi etkilediği gibi insanın fıtrat dışı yaptığı her hareket de sorun olarak karşımıza çıkar. Söz gelimi yaratılış kanunlarını vaz’ eden Yaratıcı, hırsızlığı yasaklamıştır. Buna rağmen hırsızlık yapılırsa ortaya çok önemli bir sorun çıkmış olur. Bu, sadece Müslüman için değil, yeryüzündeki bütün insanlar için geçerlidir.

         Zira yaratılış kanunları bütün insanların hayatında geçerlidir. Bu kanunları en gerçekçi anlamda İslam’ın temel kaynakları olan Kuran’da ve onun Peygamberinin sünnetinde (uygulamasında) buluyoruz.

         Sorunsuz bir dünya mümkün olmamakla birlikte sorunların asgariye indirilmesi ve onlarla mücadele edilmesi, doğru bir İslam tasavvuruna (İslam Dünya Görüşüne) sahip olmakla mümkündür.

         Bu gün toplumumuzun (İslam Ümmetinin) sahip olduğu dünya görüşünün İslamîliğinin büyük ölçüde tashihe muhtaç olduğu ortadadır. Bunun üstesinden gelmedikçe dünya üzerindeki geriliğimizin ve mutsuzluğumuzun üstesinden de gelemeyiz. Bu basit ve herkesçe bilinen yargılarımızın haklılığını “Ahir Zaman İlmihali”ni okuyunca eminim ki anlayacaksınız.

         Adı geçen kitap arka arkaya birçok baskı yaptı ve büyük bir rağbet gördü.

         Hadis profesörü değerli M. Hayri Kırbaşoğlu’nun büyük emek vererek hazırladığı bu ilmihal, her Müslüman’ın okumaktan geri kalmaması gereken bir kitap olduğuna, okunduktan sonra hak verilecektir.

         Sayın Kırbaşolu’nun ilmî şahsiyeti bizce müsellemdir. Ancak değerli Hocamla ilgili bir anımı sizlerle paylaşmak isterim.

         Geçen yıl Ramazan ayında bir etkinlik nedeniyle bir iftar sofrasına davet edildim. Davetlere icabet etmenin İslamî bir gerek olduğunu düşünerek kabul ettim. Yalnız Değerli Hayri Hocamı da benim davet etmemi rica ettiler. Sevgili Hocamla çok fazla olmasa da gönülden bir yakınlığım ve tanışıklığım var. Doğrusu o da “senin davetine icabet ederim” dedi.

         Ankara’nın ünlü otellerinin birinde verilen iftar sofrasına biraz erkence gitmiştim. Hayri Hocam gelirse karşılayayım diye.  İftara beş dakika kala Hoca geldi. Aynı masaya oturduk. Etrafına bakındı ve hatırladığım kadarıyla bana yaklaşık olarak şöyle dedi:

         “-Mustafacığım, sen davet ettiğin için geldim. Burada bulunan zevatın çoğunu tanıyorum. Ben değişik platformlarda bu dostları eleştiriyorum. Şimdi de pişkin pişkin onların sofrasında oturup yemek yiyemem. Bu benim için bir onur meselesidir. İzninle ben kalkıp gidiyorum”

         Ne kadar ısrar ettimse de kabul etmedi. O zaman kendisine şöyle dedim:

         - İlmin çok iyi ama siyasetin zayıf.

         Nihayet iftar ezanının okunmasına bir iki dakika kala çıktı ve gitti. 

         O zaman Hocanın yanlış yaptığını düşündüm. Fakat şimdi, Hocanın eğriye eğri, doğruya doğru diyen ve eleştiriye açık olan bu kişiliğiyle ilkeli bir Müslüman olduğunu ortaya koyduğunu anlıyorum ve keşke başta ben olmak üzere bütün Müslümanlar böyle ilkeli, onurlu ve hatta daha ileri olsalar, diyorum.

         Benim yaptığım da caiz, onun yaptığı da. Lâkin onun duruşunu, daha ilkeli ve sağlam gördüğüm için şu anda bir kez daha gıpta ediyorum.

         Açıklamalarımın adı geçen kitabı okuyanlara bir katkı sağlayacağını düşünerek bu anımı sizlerle paylaşmış oldum. Sayın Kırbaşoğlu’nun bu kitabı, başta kendisi için olmak üzere birçok Müslüman için tashihe giden yolda bir kilometre taşı olması dua ve temennisiyle.” 

         KIRBAŞOĞLU’NUN BU MESAJA CEVABI:

         Daha önce köşemde yayınlanan bu yazının hatırlanması amacıyla Sayın Kırbaşoğluna watsap üzerinden gönderdiğim bu mesaja Sayın Kırbaşoğlu’nun cevapları aşağıda görüldüğü gibidir:

         Yazılı bir mesajı:

          [13:47, 20.01.2022] Hayri Kırbaşoğlu: Mustafa bey dostum tarihe not düşmüşsünüz benim için çok değerli bir şahadet olmuş, ellerinize sağlık, bunu bir yerde yayınlamış mıydınız? Kamuoyuyla paylaşmak gerekirse diye sormak istedim, tekrar selamlar.

         Sesli mesajı: (Mesajı aşağıdaki gibi çözümledim)

         “Mustafa Hocam;

         Selamün   aleyküm. Ellerine sağlık. Yaptık bir iş tam yapalım diye bu hikâyenin senin muttali olmadığın kısımlarını da sana aktarayım da belki onu da ekleyip metni geliştirirsin.

         Dediğin gibi büyük ölçüde olay öyle gerçekleşti. Doğru. Yazdıklarında herhangi bir problem yok. Herhalde evden çıkarken böyle bir şey olabileceğini düşünerek kızıma 2-3 tane hurmayı bir kâğıda sarıver bana, dedim. Demek ki malum oldu. Artık, tam bilemiyorum. Sonra otelden çıkınca da o evden aldığım 2-3 hurmayla iftarı açıp ondan sonra eve doğru yola koyuldum. Belki bu detay da işine yarayabilir. Onu da eklemeyi düşünürsen ne âlâ. Belki gelecek nesillere beraber ortak yaşadığımız bir anekdot olarak aktarmak gerekebilir. Onu da bilgine sunayım dedim. En kısa zamanda görüşmek üzere inşallah. Allaha emanet olasınız.”

 

         Umarım faydalı bir bilgilendirme olmuştur.
         Selam ve sevgiyle, dua ile kalınız efendim.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
2 yorum yapıldı
Teşekkürler
Teşşekkürler Necati Kırış Üstad. Rabbim doğrularla beraber eylesin
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     27.02.2022 09:18:26
İstikamet
Mustafa üstadım, çok ibret verici bir hatıra. Kaleminiz, gönlünüze sağlık. Bu olay bana şu düsturu hatırlattı: "Emrolunduğun gibi dostoğru ol"
Yorum Ekleyen: Necati Kırış     25.02.2022 22:27:37
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya