Şanlıurfa taraflarında çıkmaz sokağa tetirbe denir. Çıkmaz sokak, adı üstünde, ucu açık olmayan, başka bir sokağa, caddeye veya meydana çıkmayan ucunda beton bir duvar olan sokaktır. Sokağa bilmeden girenler, geri dönmek, girdiği yerden çıkmak zorundadırlar.
25.02.2022 08:41
1 yorum
691 okunma
Çıkmaz sokak, tetirbe..
Av. Sabri Turhan

Şanlıurfa taraflarında çıkmaz sokağa tetirbe denir. Çıkmaz sokak, adı üstünde, ucu açık olmayan, başka bir sokağa, caddeye veya meydana çıkmayan ucunda beton bir duvar olan sokaktır. Sokağa bilmeden girenler, geri dönmek, girdiği yerden çıkmak zorundadırlar. 

Bu sokağın sakinleri , birbirlerini  en iyi tanıyanlardır. Akraba  gibidirler. Aralarında  yabancı hiç yoktur. 

Çıkmaz sokak sakinlerinin halleri bir aile içinde olanlar gibidir. Herkes  birbirini tanır. Herkesin herkese hatırı vardır. Birbirlerini  bilenlerin  komşuluk   geleneği, onların küçük kusurlarını  bağışlatır. Zaten birbirlerine  kusurları olmaz ama olursa yani.. “Komşumuzdur  ayıp olur”, komşumuzdur lafı mı olur”  hoş görüşü karşılıklı saygıyı   arttırır.  

Ayıp aramak yoktur onlarda. Birbirlerinden  şikayet  ettikleri  de yoktur. Halleri ve şartları  da aynıdır Kibirlenmek ve birbirini beğenmemek de yoktur. Tam bir akrabalık bağı vardır. Komşuluk  bağı onları akrabalık bağına dönüşmüştür.” Bugün bana, yarın sana” deyişi onların felsefesidir. 

Geçenlerde Şanlıurfa’nın  Molla Ali Tetirbe’sinde  çocukluğu  geçmiş bir yazarın  hatıralarını  okudum. 

Yazar, tetirbedeki  dayanışmanın  nasıl kuvvetli  olduğunu, birbirlerini  nasıl kolladıklarını anlatıyor. “Dayanışmanın  asıl mimarları  analarımızdı” diyor. ”Yediğim diş hediğinin, loğusa bulamacının ,aya köftelerinin  ve aşurelerin  tadı hala damağımda” diyor. 

Tetirbedeki ailelerin  birbirlerini  nasıl koruduğu, kız alıp- vermelerin  nasıl yapıldığı, birbirlerinin düğününe , sünnetine ve başka toplantılarına  kendi toplantıları ve düğünleriymiş gibi itina ile özenle koştukları tatlı bir hatıra olarak anlatılıyor. Komşuların yandaki ziyafete giderken, elinde bir tas çorba ile veya tatlı ile gittiklerini , bunun da “yemek yetmezse, bizin de bir katkımız olsun “ diye bir yardım duygusundan  kaynaklandığını anlatıyor  yazar. Askere  bir oğlan gitse, kendi oğlu  gidiyormuş gibi bütün sokağın  coştuğunu anlatıyor.

Yazar, Şanlıurfa’daki Molla Ali Tetirbesi’ndeki eski    evlerini  yıllar sonra arayıp bulmuş. Çocukluğunu tatlı bir hatıra olarak  tazelemiş. Eski komşularının isimlerini  birer  birer  yazmış. Onların  komşuluk adına yaptıklarını  sıralamış .Sonra çıkmaz sokağın belediye buldozerleri ile nasıl  yıkıldığını öfke ile ve içi sızlayarak anlatmış. Yazar, yıkıcı buldozerlere   “Urfa’nın cellatları ”diyor. Dozerler  çıkmaz sokağı yerle bir etmiş. Bütün evler yakılmış. Yerine on katlı binalar yapılmış. Binalarda oturanlar  birbirini tanımıyor bile.. Sokak da gitmiş, komşuluk da.. Çıkmaz sokağın komşuluk ilişkileri  modernizme kurban olmuş. Yazar, Molla Ali Tedirbesi’nde herkesin su aldığı kuyuyu anlatıyor. ”Çardaklı köşkün yanındaki evimizin kuyusu, sadece orada eski sokağın bekçisi gibi ve bir anıt gibi duruyor. Yıllılarca su çektiğim kuyuyu sahipsiz görünce  inanın ağlıyorum. Kuyu da sanki ağlıyor..  Sanki kuyu bana “ben sizi hep yılarca doyurdum. Kana kana suyumu içtiniz. Fakat siz vefalı  değilmişsiniz ” der gibi idi diyor. 

Evet ,her şeyin  bir hatırası  vardır. Her şehrin  her köyün ve her evin de.. 

Çıkmaz sokaklar bilerek yapılmıştır. Yani sokak açılırken  ucunda büyük bir kaya olduğu için yolun sonu kör değildir. Bilerek  yolun sonu kapalıdır. Çıkmaz sokak bir şehircilik geleneğidir. Bir yerleşim tarzıdır. Belediyeler şehir kurarken veya sokak  açarken, arada bir de çıkmaz sokak olsun diye özen göstermiştir. Bunun anlamı  Mola Ali Tetirbesi’nde yaşananları daim kılmak içindir. Komşuluğu canlı tutmak içindir. İnsanların birbirlerinin hatırını  gütmelerini sağlamak içindir. 

 Kadim şehirlerde daima çıkmaz sokaklar vardır. İstanbul’da da  onlarca belki yüzlerce  çıkmaz sokak vardır. Köy hayatından şehir hayatına geçilince, köydeki gelenek ve  komşuluk ilişkileri  canlı tutulsun diye böyle  yapılmıştır. 

Çıkmaz sokakların bir faydası da oralarda hırsızlığın  olmaması içindir. Sokak çıkmaz sokak olunca sokağa bir yabancı girse, herkesin gözü onun üzerindedir. Sanki yabancı sokaktan çıkıncaya kadar o gözlerle takip edilir. Hırsız hiç bir şey alamadan geri döner. Bunun sosyal hayatta daha ayrı bir anlamı vardır. 

Çıkmaz sokaklardaki evler de eski evlerdir umumiyetle. Cumbalı İstanbul evleri mesela.. 

Cumbalı evler demişken, çıkmaz sokaklar kurulurken  cumbalı evler de korunmalıdır. Eski İstanbul evleri mesela.. 

Eski İstanbul evlerinin  korunmasında  en titiz insan şehircik aşığı ve uzmanı Çelik Gülersoy idi. Çelik bey, bir çok eski İstanbul  evini onartmış, eskiyi hatırlatmıştır İstanbullulara.. Çelik Gülersoy  aynı zamanda eskiyi hatırlatan  her evi tamir ettirmeyi yaşamının  en önemli hedefi seçmiştir kendine.. Mesela bir kendini   bilmez, Beşiktaş – Akaretler’ ’deki  Dolmabahçe Sarayı’nı çevreleyen  yüksek duvarı yıkmayı teklif ettiğinde ; Çelik Bey bas bas bağırmış duvarın yıkılmasını önlemiştir. Gene Çelik Bey, Gülhane Parkı önünden  Topkapı  Sarayı’na çıkan  dik yoldaki cumbalı eski İstanbul  evlerinin  tümünü ,eskiyi aratmayacak şekilde yaptırmıştır. O sokağın tüm evleri  Çelik Gülersoy’un  himmeti ile  yapılmıştır. Hatta bu  evlerin arasında  eski Cumhurbaşkanımız   Fahri Korutürk’ün ’un doğduğu ev de vardır. Yokuşu çıkarken sol tarafta ..  

Çıkmaz sokakları ve eski evlerin yapısını korumalıyız. Sadece eskiyi hatırlattığı için değil .Daha sıhhi olduğunu hatırlatmak ve oralarda daha koyu komşuluklar  olurdu  demek ve bunları unutmamak için...

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Değişim veya asimilasyon
Allah'ın Selamı üzerinize olsun Sabri kardeşim. Eski çıkmazlarımız, yüreğimize, kendimize açılan çıkışlarımızken, şimdi kendini inkar çikmazlarındayız!..
Yorum Ekleyen: Ahmet. Can     26.02.2022 11:35:45
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya