Profesör Ali Özek, düşünce dünyamızın önemli bir ismidir. Fethiye’nin Doğanlar Köyünde ilk okul olmadığı için başka bir köye okumaya gitmesinden ,ilkokulu bitirdikten sonra medreselerde eğitim görmesine
25.03.2022 04:53
1 yorum
697 okunma
Prof. Ali Özek’in Hatıraları..
Av. Sabri Turhan

Profesör Ali Özek, düşünce  dünyamızın  önemli bir ismidir. Fethiye’nin Doğanlar Köyünde ilk okul olmadığı için başka bir köye  okumaya  gitmesinden ,ilkokulu bitirdikten  sonra medreselerde eğitim görmesine, oradan Mısır’da  El Ezher Ünivesitesi’nde okumasından, İstanbul  Yüksek  İslam’da hoca ve   müdür olarak görev yapmasına kadar büyük bir azmi sergileyen  ve  dahası, Hoca’nın  ilmi ve fikri hayatta büyük başarılar  kazanmasına sebep olan aktif yaşamını konu alan ve bütün  hayatını  anlatan bir hatıra kitabı var: Medreseden Üniversiteye Ali Özek.. 

Kitap, sohbetlerin  not edilmesi  ve  teybe alınıp sonradan  kağıda dökülmesi şeklinde hazırlanmış önce.. Kitaba dönüşen  sohbetleri, Ramazan Yıldırım yapmış. 

Kitabın ilk sayfaları biz de Fethiyeli olduğumuz  için bize aşina geldi. Kelimeler, konuşma tarzları örf ve adetlerin anlatımı, oralardaki yaşam tarzı, hatırada  bahsedilen yerleri bizim de bilmemiz, biraz daha ilgi çekti.          

Kitabın ileri  sayfalarında Mısır’daki hayat ve orada yaşananların  anlatımı da bende başka bir kitap vesilesi ile  çağrışım yaptı . Yıllar  önce, Ali Ulvi Kurucu’nun  anılarını  okumuştum. O da hatıraların teybe alınması ve notların  tutulması sonucu oluşan birikimlerin  kağıda dökülmesi  şeklinde idi. O eser, Ertuğrul Düzdağ tarafından hazırlanmıştı. İki kitabın da hazırlanış şekli, birbirine benzemiş. 

Ali Ulvi Kurucu da Mısır’da El Ezher’de  okudu. O da Mısır’daki Osmanlı bakiyesi yerlerde sürgün Osmanlılarla ve oraya okumaya  gitmiş  talebelerle temas kurmuş, onlarla sohbetler etmişti. Daha sonraki  yıllarda; Son Osmanlı Şeyh-ül  İslam’ı  Mustafa Sabri Efendi  ,son Şehzade  Şevket  bey , Mustafa  Runyun  ,Yozgatlı İhsan Efendi ile  ve daha çok kişi ile temas kurmuştu. Ne tesadüf, Ali Özek Hoca da bunların  bir kısmı ile görüştü Mısır’da.. Ama O Mısır’a gittiğinde  Ali Ulvi Kurucu oradan ayrılmıştı. Hoca, Ali Ulvi Kurucu ile Mısır’da görüşemedi. 

Ali Özek, El  Ezher’de 7 yıl okudu. İslami ilimlerde büyük tecrübe ve bilgi  sahibi oldu. Dini konularda artık O, bir müracaat makamı idi. Ancak o zamanki Mili Eğitim müfredatında  7 yıllık yüksek okulun Türkiye’de  dengi yoktu. Ali Özek, bir yüksek tahsilin  ardından  büyük deneyimi olan   bir alimdi ama, diploması Türkiye’de  bir ortaokul diplomasına denk sayılıyordu. Özek Hoca’yı buradan sonra  depara kalkmış bir maratoncu  gibi görüyoruz. Denklik için mücadeleler, değişik yerlerle temaslar, siyasilerle ve  Milli Eğitim camiası ile  tartışmalar, hak aramaların serüvenini de görüyoruz  kitabın o bölümünde. 

Orta okul mezunu sayılınca,  dışarıdan liseyi bitiriyor Hoca. Sonra Edebiyat Fakültesini.. Bu arada Mili Eğitim O’nu İstanbul Yüksek İslam Enstitüsüne hoca olarak atıyor. Hoca, aslında “ Hocaların Hocası” . Şimdinin meşhur hocaları; Prof. Hayrettin Karaman, Bekir Topaloğlu, İsmail Karaçam, Tayyar Altıkulaç, O'nun talebeleri.. 

Hoca, Mısır’dan döndükten sonra , tabiatıyla  önemli toplantılarda kendini gösteriyor. Değişik  ilim adamları ile, dini cemaatlerle görüşmeler oluyor.  

Hoca, temaslarında  işin künhüne vakıf bir ilim adamı gibi konuşuyor. Sadece fikir düzeyinde değil, ilmi bir otorite.. Aynı zamanda Yüksek İslam’da da  müdür iken bir aksiyon adamı .. 

Ali Özek Hoca, değişik tarikatlarla da  temasta  bulunuyor. Ama niyeti tarikatlara girmek değil. O kendini tarikatlar üstü görüyor. Zaten yapı olarak bir tarikata  girip bağlanma tarzında bir şahsiyeti yok. Onlara bir şeyler anlatabilmek derdi.  Sait Nursi ile görüşüyor. Ömer Nasuhi  Bilmen ile görüşüyor Hasan Basri Çantay ile de görüşüyor. Hatta bir seferinde Çarşamba  Cemaati  lideri i Mahmut Hoca ile de görüşüyor. Mahmut  Efendi’ye; İslam’da  bir kılık kıyafet  şekli  olmadığını ,senin cemaatinin sakal çıktığından  itibaren  traş olmadığını , şalvar ve takke  giydiklerini, bunun bir yerinin olmadığını söylüyor. Mahmut Efendi de;”. bir kere böyle yapın dedik. Şimdi değiştiremeyiz”  dediğini anlatılıyor  kitapta..Hoca ,ayrıca Sahaflar Şeyhi Muzaffer Ozok, Süleyman Hilmi  Tunahan, Mehmet Zahit Kotku gibi maneviyat dünyasının isimleri  ile de temasta.. 

Kitabın  bir yerinde(sf.206) Hasan Basri Çantay’a  Atatürk’ün  “ hükümeti  siz kurun” dediğini,” bize lazım olacak ve uygulanacak kanunları  yazın ve bulun” dediğini de anlatıyor. O zaman Atatürk’ün aklındaki  başbakan,  muhtemelen  Hasan Basri Çantay. Milli Eğitim Bakanı da  Mehmet Akif  Ersoy idi diyor Ali Özek, Çantay’ın  aktarımı ile.. Bunu ilk defa duydum. O mütedeyyin grup, ‘hükümeti  kurmak istemedi.  Mehmet Akif, Milli Eğitim Bakanı olmak istemedi . Sonra  Hasan Basri Çantay hata ettik” diyor. Bundan sonra da  Atatürk’ün etrafını, başka gruplardan  insanlar aldı diyor.  

Bu görüş, Ali Özek’e göre son derece yanlış bir görüş.  Ali Hoca, ” gençliğimden beri müslümanların gelişmesi gibi  konularda son derece hassasım. Ben madem müslümanım , o halde üstün olmalıyım” diye iç geçiriyor bu konuya... 

Hoca, sadece bunları  yapmıyor. Tefsir konularında  üstün bir otorite. İlmi toplantılarda  insanın, hem de kerli- ferli insanların  bağnaz bir tartışmaya  girmelerini, bazı konuları  bayat  yorumlarla ve ilmi bir yanını düşünmeden anlattıklarını  söylüyor. Mesela  bir toplantıda birisi, misafirlere kolonya ikram ediyor. Ellerine kolonya döküyorlar. İçlerinden  bir-ikisi ;”kolonyada alkol var. Ben kullanmam” diyor. Bunun üzerine  bir konuşma geçiyor. Hoca hemen,”. alkol sıvı olarak kullanılırsa haramdır. İçinde alkol var diye kolonyanın  kullanılmaması  bağnazlıktır” diyor. Bir şeyde alkol  var diye kullanmazsak, arpayı, buğdayı ,mısırı, bakliyatın tümünü  ve özellikle patateste büyük orandaki alkol olduğu için onunu da  kullanmamamız  gerekir” diyor.  Burada alkolün sıvı olarak  kullanılmasının haram olduğunun böyle bir izahını unutulmuş bir içtihat olarak görüyoruz. Yani Hoca’nın  anılarında sadece geçmişin bir film şeridi yok. Böyle  ilmi görüşler de var.   

Hoca’nın büyük müfessirlerden ,  kitap tercümesi  de var.” İslam’ın  Etrafındaki Şüpheler”i  ilk defa tercüme edip Türkçeye kazandırdı O.. İmam-ı Yusuf’un Kitab-ül  Haraç’ını da. Meal çalışması da var. O’nun  böyle çok daha eseri var.  

Hoca’nın  kurduğu  bir İslami İlimler  Vakfı var. Bunun faaliyetleri de  dünyayı aşmış. İlk defa Hoca bu Vakıf ile Şia Toplantısı  düzenliyor. “Şia ile biz nerede  ayrılıyoruz, bunu tespit edelim” diyor.” Onları tenkit için görüşlerini  bilmeliyiz” diyor. İran’dan, Suriye’den ve Irak’tan  tebliğciler  çağırıp, lüks bir otelde üç gün Şia konuları  tartışılıyor. Kendisinin de ayrıca Şia’yı araştırmak için İran’a ve Irak’a defalarca gitmişliği var.  

Hoca’nın siyasi hayatta  her parti ile ilişkisi var. Demirel’den Özal’a . .Milli Eğitim Bakanından valiye sokaktaki adamdan, okumak isteyen herkese karşı  ilgisi var. İş dünyasından  Vehbi koç ile Sabri Ülker ve İbrahim Bodur ile ilişkileri de iyi. . Hoca, ilmi ile  amil ve herkesin ilgi odağı.  

Ali Özek Hoca, en sonunda  Kazakistan’da  Üniversite  kurmaya karar veriyor. Orada da büyük faaliyetlerde bulunuyor. Türk dünyasının  ortak bir dili için çaba harcıyor. Uluslararası  toplantılarda  Türkiye’nin adını duyurmaya çalıyordu. 

Üstad, en sonunda  bir Kültür Merkezi  kuruyor köyünde. Kültür Merkezi’ni (Fethiye’den ayrılan) Seydikemer Belediyesi’ne  bağışlıyor. Binlerce kitap . Onlarca hizmete amade iş.  Belediye,” biz bu Kültür  Merkezi’ni  işletemeyiz “diye yeri sahipsiz bırakıyor. Hoca, yeri doldurulamayacak kadar büyük bir insandı. şimdi o, kendi yaptırdığı Kültür Merkezinde yatıyor. Allah Rahmet etsin.

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
RABBİM RAHMET EYLESİN
Teşekkürler.YİE'de bizim Arapça hocamız idi
Yorum Ekleyen: Ahmet YAHYA     28.03.2022 07:37:22
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya