Yıl 1914. Birinci Dünya Savaşı 1914 Temmuzunda (28 Temmuz 1914), asıl hedefleri Türklüğü ve İslâm’ı yok etmek olan sanayileşmiş Avrupalı devletlerce sahneye konuyordu.
28.05.2019 12.06
1.654 okunma
Haçlılar Çanakkale’ye Niçin Saldırmışlardı? (11)
İsmail Aydın
Yıl 1914. Birinci Dünya Savaşı 1914 Temmuzunda (28 Temmuz 1914), asıl hedefleri Türklüğü ve İslâm’ı yok etmek olan sanayileşmiş Avrupalı devletlerce sahneye konuyordu. Bunlar, Orta-Doğu dedikleri bölgede petrolün kokusunu alan ve kendilerine yeni sömürge alanları arayan, doymak nedir bilmeyen Avrupalı emperyalist devletlerdi. Az önce ifade ettiğimiz gibi asıl maksatları Osmanlı’yı parçalamak,  dünyanın merkezi konumundaki bu bölgeye hâkim olmak, zenginliklerine el koymak ve Türklükle beraber Müslümanlığı yok etmekti. Bu maksatla, çeşitli hileli yolları deneyerek üzerimize müteaddit defalar saldırmışlar, pek çok defa mağlup olmuşlar ancak Türklüğü yok etmek hedefinden bir türlü vazgeçmemişlerdi. İnatçı, mutaassıp Haçlı Avrupalılar, işin içine bu defa emperyalist emellerini de katarak Çanakkale’ye saldırmışlardı. Sözlerimin başında okuduğum ateşten mısralarıyla merhum Akif bu olayı anlatıyor ve canlı olarak resmediyordu. 
 
Kimi  Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ…
 
Hani tâûna da züldür bu rezil istilâ...
 
Çanakkale’ye saldıranlar, tıpkı Malazgirt’te, Kosova’da, Niğbolu’da, Mohaç’ta olduğu gibi, sözüm ona büyük devletler İngilizler ve Fransızlar başta olmak üzere bütün Haçlı Avrupa’sıydı. Hatta bizimle dost olduklarını söyleyen Almanlar bile, Kudüs düştüğünde bayram etmişlerdi. İngilizler, esaretleri altına aldıkları Müslüman askerleri Hindistan’dan, Anzakları ve Yeni Zelandalıları da Avustralya kıt’asından getirip Mehmetçiğin üzerine saldırtmışlardı.
 
İngiliz demişken, İngiliz fitnesini daima hatırımızda tutmalıyız. Bugünkü vahşi dünya düzenini Siyonist-Yahudi parasıyla İngiltere kurdu, ABD koruyor, daha çok da “Büyük İsrail” hedefi için Siyonizm yönetiyor. Siyonistler, Hz. İsa’nın gelebilmesi için, önce Hz. Musa’nın hedeflerinin gerçekleştirilmesi gerektiği gibi iyi kurgulanmış bir İsrailiyat oyunuyla, Evangelist Hıristiyanları kullanıyorlar. Pek tabii olarak Vatikan’ı bu üçlüden ayrı tutmamak gerekir, zira Haçlıların günümüzdeki beyni Vatikan’dır.
 
Kendilerini efendi ve medeni sayan bu sefiller, aylarca Mehmetçiğin karşısına geçip karınlarındaki esrarı hayâsızca kusmuşlardı. Akif, “Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz/Medeniyyet denilen kahpe, hakikat yüzsüz” diyor. Keşke o maske gerçekten yırtılmış olsaydı da ve biz Avrupa’yı gerçekten tanımış olsaydık. Heyhat!
 
Churchill (Çörçil), “Türklere gaz bombası atalım. Türkler insanlığın insan olmayan numuneleridir” dedi mi demedi mi? Dedi veya demedi, bu o kadar önemli değil ama bu vahşi ruhun yönettiği Avrupalının elindeki top, tüfek, tayyare gibi silahların tahrip gücüne bakınız. Başta da okumuştuk ama tekrarda fayda var, Akif bunu şöyle ifade ediyor: 
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbâb 
Öyle müthiş ki, eder her biri bir mülkü harap.
…… 
Öteden sâikalar parçalıyor âfakı
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’mâkı
 
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin
 
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam
Atılan her lağamın yaktığı yüzlerce adam.
 
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaz-ı beşer…
 
Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak;
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
 
Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
 
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare
 
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler
 
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman
 
Hangi kuvvet onu, hâşâ edecek kahrına râm
Çünkü te’sis-i İlâhî o metin istihkâm.
 
(Gelecek hafta, Allah’ın Yardımını Unutmamalıyız)
 
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
İsmail Aydın
DİĞER YAZILARI

İSMAİL AYDIN KİMDİR?

İsmail Aydın, Hukukçu yazar. Anacığının anlatımına göre koç katımında doğmuş. Koç katımı, Yozgat’ta ekim ayının sonu ile kasım ayının başında olur. Dolayısıyla doğum günü belli değil ama Aydın, doğum günü olarak 29 Ekimi benimsiyor. Koç katımı, döl almak üzere erkek koyunun (Koç) dişi koyunlar arasına bırakılmasına denir.

Peki, hangi yılın koç katımı? O da belli değil. 1950 olabileceği gibi 1949’a da ihtimali var. Her nasılsa nüfusa 08.02.1953 D.lu olarak tescil edilmiş. Yaşı küçük diye ortaokula kabul edilmemiş, bu defa da mahkeme kararıyla, ay ve gün sabit kalmak üzere 1950 olarak tescil edilmiş. İsmail Aydın, doğum gününün bile doğru dürüst kayıt altına alınamayışını, okur-yazar olmayan tolumun  “hal-i pürmelâli” olarak niteliyor.

İsmail Aydın İlkokulu Sorgun’a bağlı Temrezli köyünde, ortaokul ve liseyi Yozgat’ta okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden 1977 yılında mezun oldu. Yedek subay olarak yaptığı askerlik görevinden sonra Sorgun’da altı yıl avukatlık yaptı. Ekim 1986’da Diyarbakır / Bismil’de Noter oldu. Kastamonu/Tosya, Bolu ve Ankara’da çalıştı, 2015 Şubatında emekliye ayrıldı.

İsmail Aydın çilekeş Anadolu’nun yanık sesi olarak çıkıyor karşımıza. Türkiye’mizin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ilişkin çözüm önerileri sunuyor. Üzerine titrediği kesim Gençlik. Ağırlıklı olarak üzerinde durduğu sorun Eğitim.

İsmail Aydın, fakülte yıllarından itibaren yazı hayatının içinde oldu. İlk gençlik yıllarıyla beraber memleket meseleleriyle ilgilendi. Tartışmalı radyo ve televizyon programlarına katıldı. Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlandı. Şubat 2013’ten beridir, internet ortamında yayın yapan Ana Haber Gazete’de yazmaya devam ediyor.

Meteorolojinin Sesi Radyosu’nda 2013-2016 yılları arasında yayınlanan Kıssadan Hisseler Programı’nın yapım ve sunuculuğunu üstlendi. Türkiye Noterler Birliği’nin Meslekî Forum Sitesi’nde anılarını yazdı.

Ağustos / 2016’da “Batı’nın Gücü Nereden İleri Geliyor?”, Kasım 2016’da “Yeniden Yükselişe Doğru”, Şubat 2017’de “Umut Ülke Türkiye”, Mayıs 2017’de “Bir Noterin Anıları”, Ağustos 2017’de “Kaybettiklerimiz”, Ocak 2018’de “Kıssadan Hisseler”, Mart 2018’de “Niçin Akif? Niçin Safahat?” isimli kitapları yayımlandı.

Yazı hayatını ve kitap çalışmalarını sürdüren İsmail Aydın evli ve dört çocuk babasıdır.

YAZARLAR
...
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya