Yüce Rabbimiz (CC) şöyle buyuruyor: “…Ben kulumu sevdiğim zaman, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden dilerse ona veririm. Bana sığınırsa onu elbette korurum.”
18.08.2018 14.10
202 okunma
Bugün Türkiye’yi “hiçbir gücün yenemeyeceği tek yol!
Hasan Erden

Son Haçlı savaşında tarihi zaferleri yeniden yaşamak istemez miyiz?

Yüce Rabbimiz (CC) şöyle buyuruyor:

“…Ben kulumu sevdiğim zaman, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden dilerse ona veririm. Bana sığınırsa onu elbette korurum.” 

Müslüman Türk ordularını

yenilmez hale getiren

harika güç!

Tarihimizdeki Ağustos zaferlerini yeniden yaşamak istemez miyiz?

Elbette isteriz. Öyle zaferler, bugün arayıp da bulamadığımız şeylerdir!

Bugün Türkiye’ye karşı Haçlı savaşı kızışırken Türk milleti olarak tarihte olduğu gibi düşmanlarımıza göre daha güçlü bir durumda olduğumuzu bilelim!

Düşmanlarımız ne kadar güçlü gözükürse gözüksün, unutmayalım ki, bizi daha güçlü ve daha üstün kılan bir güç vardır.

Bu güç Yüce Allah’ın yenilmez gücüdür.

Yalnız bunun için Müslüman zaferi, ancak gerçek sahibinden istemeli ve O’ndan yardım beklemelidir. Gerekli tedbirleri aldıktan sonra, yani üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirdikten sonra, Allah’a güvenmelidir ve O’ndan yardım istemelidir!

“ALLAH SİZE YARDIM EDERSE

HİÇ BİR GÜÇ SİZE GALİP GELEMEZ”

Kur’an ayetlerinde Yüce Allah, sevdiği kullarına nasıl vaatlerde bulunuyor, nasıl müjdelerde bulunuyor. Bunları nakletmeğe çalışalım:

"…İman edenlere yardım etmek, Bizim üzerimizde bir haktır."  [1]

“Yardım (ve zafer) yegâne galip ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan Allah’tandır.” [2]

“Onları siz öldürmediniz, Allah öldürdü onları. Attığın zaman da (Habîbim) sen atmadın, ancak Allah attı.” [3]

Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenebilen hiçbir güç olamaz. Ve eğer sizi yardımsız bırakırsa, size kim yardım eder? Öyleyse mü’minler, Allah’a tevekkül etsinler (Allah’a güvensinler).”  [4]

Demek ki, Allah’ın yardım ettiği sevdiği kullarını hiçbir güç yenemiyor. Öyleyse en başta Allah’ın yardımlarını kazanmaya çalışmak gerekiyor.

MÜMİNİN SECDEDE ALLAH’TAN YARDIM

İSTEMEK ADETİ KİMDEN KALMIŞTIR?

Peygamberimiz (SAS) Bedir Savaşında secdede Allah’a dua etmiş, daha sonra savaşlarda bütün İslam kumandanları aynı şeyi yapmışlardır.  Tarihin tespit ettiği ve kaydettiği belgelere göre, Malazgirt’te Alpaslan Gazi, Kosova’da Murat Hüdavendigar, İstanbul Fethinde Fatih Sultan Mehmet, Mohaç’ta Kanuni Sultan Süleyman, en son Dumlupınar’a kadar bütün zaferlerimizde ordu kumandanlarımız savaşlardan önce secdeye kapanmışlardır ve Allah’tan yardım ve zafer istemişlerdir.

Onun için bugün de İslam dünyası liderleri, en başta Türkiye’yi yönetenler bu gerçeği asla unutmamalıdırlar ve göz ardı etmemelidirler.

Yüce Allah’ın vaat ettiği ilahi yardımlar ve zaferler ancak bu şekilde gerçekleşmiştir.

Bu ilahi yardımların en önemlilerinden birisi, Allah’ın orduları Meleklerdir. Tarih boyunca Meleklerden ordular İslam ordularına yardımcı olmuşlardır.

MÜSLÜMAN-TÜRK’ÜN

YENİLMEZLİĞİNİN SIRRI

Kur’an-ı Kerim’de Yüce Rabbimiz bu gerçeği şöyle açıklamıştır:

"Rabbimizin üç bin melek indirmekle yardımda bulunması yetişmez mi size? Eğer siz sabreder ve itaatsizlikte bulunmazsanız, düşmanlar size saldırsalar bile, Rabbiniz size, nişanlı beş bin melekle yardım edecektir."  [5]

“O Allah, mü'minlerin yüreklerine -îmanlarını katmerli bir îman ile artırmaları için- sekîneti (ma'nevi kuvveti) indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır.” [6]

Yani kısacası Allah’ın emriyle Meleklerden ordular da Müslümanların Allah için yaptığı savaşlara katılmıştır.[7]

Türkiye’ye tarihte zaferlerle yenilmezlik özelliğini kazandıran harika ruh, aslında Müslüman Türklerin, Yüce Allah’ın sevdiği konumda hareket etmelerinden, O’na olan engin bağlılıklarından ve tevekküllerinden (güvenlerinden) kaynaklanmıştır.

“ALLAH SEVDİĞİ KULUNUN GÖREN

GÖZÜ, İŞİTEN KULAĞI, TUTAN ELİ OLUR”

Yüce Rabbimiz (CC) şöyle buyuruyor:

“…Ben kulumu sevdiğim zaman, onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum. Benden dilerse ona veririm. Bana sığınırsa onu elbette korurum.” [8]

“Allah’a kim güvenirse O Allah, ona yeter.” [9]

Bizim tarihimizde de ecdadımız, Allah-ü Teâlâ’nın sevdiği konumda olduklarından, Rabbimiz devamlı onların “gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, ve yürüyen ayağı” olmuştur. Ve Türk orduları bu durumda iken, karşılarına çıkan güçler, ne kadar büyük olursa olsun, mağlup olmuşlar, hezimete uğramışlardır.

BUGÜN TÜRKİYE ALLAH’IN

YARDIMINI NASIL KAZANABİLİR?

Bugün de Türkiye’ye ve İslam dünyasına savaş açan dev Haçlı orduları karşısında, Allah’ın yardımını kazanmaktan başka yol yoktur. Bunun için Rabbimizin sevdiği konumda olmamız, Allah’ın emirlerine itaat etmemiz ve yasaklarından kaçınmamız gerekiyor.

Bunu yapabildiğimiz takdirde, ABD’nin ve Batı’nın bize çok büyük ve yenilmez gibi gelen Haçlı orduları, Allah’ın izni ve yardımıyla çok kolay yenilebilir hale gelecektir şüphesiz.

SONUÇ

Kısacası tarihte olduğu gibi, bugün de Yüce Allah’ın yukarıdaki Kur’an ayetlerinde vaat ettiği ve müjdelediği yardımlara layık olabilmek Türkiye’nin elindedir. Bunun için ülkemize sahip çıkmağa çalışanlar, Allah’ın razı olduğu ve sevdiği konumda hareket etmelidirler.

Biz Allah’ın sevdiği konumda hareket edersek, bunun için çaba gösterirsek, Allah da daha önce sevdiği kullarına yaptığı yardımları bize de yapar.

Bizi de düşmanlarımıza galip getirir. Ve “bize galip gelebilen hiçbir güç olamaz.” [10]

Yeter ki, O’nun sevdiği kulları olmakta karar verelim ve bu konuda üzerimize düşeni yapalım! Rabbinizin yardımına ve zaferine layık olalım!

Bu gerçekler ışığında gelecek yazılarımızda günümüz olaylarını değerlendirmeğe devam edeceğiz, İnşallah!

Sevgiler, saygılar…

Hasan Erden

herden1950@hotmail.com



[1] Rum Suresi, 47

[2] Al-i İmran Suresi: 126

[3] Enfal Suresi: 17

[4] Ali İmran Suresi’nin 160. ayeti

[5] Al-i İmrân Suresi: 125

[6] Fetih Suresi: 7

[7] Çanakkale'de İngiliz orduları kumandanı Hamilton'un "sizin ordularınız içinde beyaz atlı, sarıklı insanlar savaşıyordu" dediği Batılı tarihlerde yazılıdır.

[8] Sahih-i Buhari. Rikak: 38.

[9] Talak Suresi: 2

[10] Ali İmran Suresi’nin 160. ayeti

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya