Soru Biz arıcılık işiyle uğraşıyoruz. Bazen kafama takılıyor, hakiki organik balların kilosu kalitesine göre 100-150-200 gidebiliyor, ancak petekle satışı yapılan çıtaların ağırlığı 200 gr. Yani 2 kiloluk bir petek balın yaklaşık yüzde 10’u çıta, çıta da bal fiyatından satılmış oluyor. Bunun böyle alınıp satıldığını alan da satan da biliyor. Bunun ticaretimize bir mahzuru var mı? Yoksa her
15.05.2022 09:55
71 okunma
Alım-satım ve namazla ilgili sorular
Hayrettin Karaman

Soru

Biz arıcılık işiyle uğraşıyoruz. Bazen kafama takılıyor, hakiki organik balların kilosu kalitesine göre 100-150-200 gidebiliyor, ancak petekle satışı yapılan çıtaların ağırlığı 200 gr. Yani 2 kiloluk bir petek balın yaklaşık yüzde 10’u çıta, çıta da bal fiyatından satılmış oluyor. Bunun böyle alınıp satıldığını alan da satan da biliyor. Bunun ticaretimize bir mahzuru var mı? Yoksa her sattığımız balda çıtayı kilodan düşmemiz gerekir mi?

Cevap

Bu satışın caiz olabilmesi için iki şart var:

1. Müşteriye çerçevenin bal ağırlığına dâhil edildiğinin; yani çerçevenin de bala dâhil olarak tartılıp satıldığının bildirilmesi,

2. Çerçevenin ağırlığının bilinmesi.

Eğer çerçevenin ağırlığı bilinmezse satılan balın da miktarı bilinemez; bu sebeple balın neti ile çerçevenin ağırlıkları bilinecektir. Bu takdirde çerçeve de bal fiyatına ve bala dâhil olarak satılabilir.

Soru

Muâhâzâtun-nisa konusu... Bazen ailecek cemaat oluyoruz, annem yaşlı oturarak kılıyor, ayaklarını uzatınca ayakları erkeklerin saf düzenini geçerse namazı sahih olur mu? (Bütün gövdesi arka safta ayakları uzatmadan dolayı öndeki erkek saflarının önünde oluyor).

Cevap

Önce şunu söyleyeyim:

Anneniz yere oturup ayaklarını uzattığında kıyamı, rükûu ve secdeyi ima ile yapıyor. Hâlbuki secde için bir sandalye veya tabure vb. üzerine otursa, -yerden ayağa kalkamadığı halde sandalyeden oturup kalkabiliyorsa- kıyamı ve rükuu tam yapar, yalnızca secdeyi ima ile yapar. Bu durumda illa da yere oturacak, kıyam ve rükûun aslını da (ima ile olmayanını da) feda edecek diye ısrar etmenin bir delili yoktur; iki rüknü yapabildiği halde terk ettiği için de namazı tehlikeye girer.

Yerde bacaklarını kıbleye doğru uzatarak oturup namaz kılan bir kadının göğsü erkeğin gerisinde olursa erkeğin namazına zararı olmaz. Kadının namazına da zararı olmaz. Uygun olanı ise göğsün, bir saf kadar uzakta olmasıdır.

Kadınların erkekler hizasında bulunarak ve aynı imama uyarak, aynı düzlemde, arada bir perde, duvar vb. bulunmadan namaz kılması hâlinde sağında bir, solunda bir, arkasındaki hizasında bir erkeğin namazlarının bozulması Hanefî mezhebine göredir. Başka bazı mezheplerde kadının aynı hizada veya önde bulunması erkeğin de kadının da namazını bozmaz.

Harem-i şerifte muhâzât kuralı uygulanmaz.

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya