Anayoldan orman tarafına sapınca, “Giriş az ilerde, doğru yoldasınız, ha gayret az kaldı” gibi insanı yormadan merak içinde bırakan yön mesajlarıyla akıp gidiliyor. Bir an önce kavuşma isteği heyecanı körüklüyor. Giriş kapısına yaklaşınca kuşların korosuna tavuklarla horozların telaşı, kazların cazgırlığı eşlik ediyor. Az ötede araziye serpiştirilmiş bir renk çığlığı içinde kır evleri, konaklar ve bungalovlar, insanın kentlerde azalan yaşam kalitesini yükseltip sanki bambaşka bir âleme ışınlıyor. İnsana yaşanan ortamda sadece kendisi varmış hissi veriyor.
23.05.2022 01:19
1 yorum
703 okunma
İz Bırakan Mekânlar
Ali Akça

 

“Şikâyet ettiğiniz yaşam, belki de başkasının hayalidir.”

Tolstoy

Anayoldan orman tarafına sapınca, “Giriş az ilerde, doğru yoldasınız, ha gayret az kaldı” gibi insanı yormadan merak içinde bırakan yön mesajlarıyla akıp gidiliyor. Bir an önce kavuşma isteği heyecanı körüklüyor. Giriş kapısına yaklaşınca kuşların korosuna tavuklarla horozların telaşı, kazların cazgırlığı eşlik ediyor. Az ötede araziye serpiştirilmiş bir renk çığlığı içinde kır evleri, konaklar ve bungalovlar, insanın kentlerde azalan yaşam kalitesini yükseltip sanki bambaşka bir âleme ışınlıyor. İnsana yaşanan ortamda sadece kendisi varmış hissi veriyor.

 

Şehirdeki asfalt, beton blok apartman ve dar alanlara sıkışmanın aksine; insanlar nefes kesen orman arazisine yayılmış içinde konfor ve lüks barındıran ahşap evlere; dışarıdaki geniş alan içinde toprakla haşir neşir olmayı seçti. Bazıları ekolojik, bazıları organik, ancak hepsi yemyeşil ve huzur verici ortamıyla çiftlik, macera ve dinginliği bir araya getirerek önemli bir düşü gerçekleştirmeyi başardılar. Korona salgını da tatile bakış açısını değiştirip insanları bahçe ve çiftlik evlerine yöneltti. Kimi aile ocağının dumanını tüttürdü. Kimileri kırlara, dağ evlerine taşındı. İşletmeciler bağ evleri ve çiftlikler oluşturup buraları konuklara açtılar.

 

Ardıç, meşe ve çam ormanı içinde, doğası ve temiz havasıyla müthiş bir konumu var. Kuşlar perdelerini açıyor sabahın, insanın içini yakan ışıkla hayat başlıyor. Herkesin kendi bakış açısına göre yapacağı birçok aktivite var. Deveden deve kuşuna, atlardan köpeklere, ördeklerden tavus kuşlarına, kazlardan tavuklara kadar geniş ve çok bakımlı bir hayvanat bahçesi oluşturulmuş. Çayırda kuzularıyla koyunlar otluyor. Çocuklar özgürce koşup eğleniyor, sürekli etkinlik istiyor, Midilliye biniyor. Şehirde bedeli pahalı olan huzur her köşede insanla buluşuyor. Meyve ağaçları, bostan, organik üretimin ilavesiyle her şey tamamlanacak. Hazır piknik sepeti uygulaması başladığında, piknik alanında özgürce yiyeceklerin tadı çıkarılacak.

Ahmet Haşim’in “O belde”  şiirinde betimlediği gibi; el değmemiş hayal bölgelerinde duran;  zihin ve düşüncelerde aranan, ruhlara bir uyku durgunluğu döken böyle yerler, bedeni onarıp yaşamın tadını anımsatıyor. Etkinlikleriyle biriken yüksek enerjinin mutluluğa, neşeye, hoş sohbet ve dinginliğe karıştığı kuytu ormanda insan dinçleşiyor. Bir tarafta bahçe, bir tarafta dere, arkada alabildiğine uzanmış ulu çamlar ve yeşilin yetmiş dört tonuyla heybetli yeşili ışıyan dağlar insanı büyülüyor. Yürüyüş rotaları, at ve bisiklet gezintileri, akşam yanan ince dalların çıtırtıları, müzik etkinlikleri, zaman zenginliği, dost yanlısı personel insana burada dış dünyayı unutturuyor. Şehirde etten bir kalıba dönüşen bedenler sanki ruhuna kavuşuyor.

Orhan Veli’nin vurguladığı gibi; “Ay ışığında yapraklar, gün ışığında bin bir yeşil…”. Bu haleti ruh içinde yaşamın anlamı zenginleşip gerçek değerine ulaşıyor, ilham kaynağı olan konaklarıyla düşünce aurasını değiştirip, umudu yeşertiyor. Çiftlik Evleri böyle bir tutku ve inançla geliştirilmesini sürdürüyor. Sevgi tohumları ekiliyor. Etkileyici, büyüleyici ve kışkırtıcı bir atmosfer, hayatı güzelleştiren eşsiz bir konumda harikalar oluşuyor. İnsan şafak vaktinde karanlığın kenarında yürüyerek güne başlamak istiyor. Gece ay ışığında parlayan semada yıldızlara dokunmayı arzuluyor. Ulu çamların korosu, alev alev yanan ateş, cırcır böceklerinin türküsü insanı alıp götürüyor. Geniş salıncaklarda insanlar ay ışığında parlayan bulutları izliyor.

Hep aynı şeyi tekrardan bıkan insan; belleğine sinecek yöresel yemeklerin ağırlıkta olduğu tatları arzuluyor. İyi bir servis, nefis bir ortam ve çeşitliliğe değer vermek istiyor. Bulunduğu bölgenin yöresel mutfağına odaklanmış şehirlerde bulunmayan tatlar arıyor. Tarlada yetişen organik mahsul ile yemeklerin yapılmasını, her gün doğal ürünlerden oluşan adeta bir yiyecek şöleni kurulmasını, ağaçlardaki olgun meyvalara “Koparın” tabelaları takılmasını hayal ediyor. Yaratıcı menü, özgünlük ve lezzet kombinleri düşlüyor. Konuklar iyi uyku, dengeli beslenme, arınmış bir hayatı yaşamak ve iyice içine sindirip, huzur verici bir tempoda bilindik şehir bariyerlerini yıkmayı diliyor.

Babahızır yakınlarında kurulu Mengen Rüya Çiftliği hayallerin, rüyaların, düşlerin; cesaret ve kararlılık, ağır ve çetin bir uğraşın ürünü olarak gerçekleştirilmiş. Başarılı bir ekip canla başla çalışıp farklı bir konsept oluşturmuş. Müthiş keyif verici ve yaşama sevinciyle dolu bir masalsı dünya. Rahatlık ve konforun yanı sıra, saf ve temiz kalmayı bir yaşam formu olarak tescillemişler. Harika ve enfes kahvaltısı var. Köy tostu, yöresel lezzetler, üzümlü Mengen pilavı; hamuru taze, lezzetli kreması ve üzeri kıvamında enfes çikolata sosuyla mutluluk topu profiterol, mevcut yiyecek ve tatlılarından bazıları.

İrili ufaklı yıldızlara baka baka tüketilecek tılsımlı zamanların barınağı. İnsanın birkaç günlük yaşam deneyimini zenginleştiren atmosferinde; akşam eğlencesinde ateş etrafında şenlik, semaverde çay ve patlamış mısır ikramları var. İlgi ve sorumluluk bilinciyle oluşmuş bakımlı hayvanat bahçesi çiftliğin enerjisini yükseltiyor. Sinema gösteri salonunun yakınında üç katlı diğer bir tesis bitim aşamasında. İlk kat, organik ürün satışı, ikinci kat kahve tadımı ve son kat ise eşsiz manzaranın izleneceği seyir tepesi olacak. Ankara’ya çok yakın bir mekân.   

Her seçim bir vazgeçiştir. İnsan hangi diyara gitse, kendini oraya taşır. Üzerinde dolaşmayı ve hakkında konuşmayı hak eden bu rüya çiftliğinde zamanın akışı fark edilmiyor. Sessizce toprağa yayılan huzur ve aktiviteyle dolu geçirilen birkaç gün sonrası insan gerçeğe dönüp uyanırken geriye doyumsuz anılar serpiliyor.

Dostlukla…

 

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
1 yorum yapıldı
Beğendim
Çok beğendim, bir dahaki sefere beraber gidelim. Ellerine sağlık, teşekkürler
Yorum Ekleyen: Veysel Bozkurt     23.05.2022 14:27:11
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. Halen, bir kamu kuruluşunda görevini sürdürmektedir. Şiir ve deneme yazıları yazmaktadır.

 

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya