Aslında dikkat çekmek amacıyla bu başlığı koydum. Ders çıkarmak amacıyla hayvanlar âleminden bir takım ibretamiz tablolar sunmak istedim. İran’ın bilge yazarı Ali Şeriatî’nin Hacc ibadeti konusunda kaleme aldığı eserinde aklımda kaldığı kadarıyla ihrama giren bir hacı için ihramın ne anlama geldiğini anlatan örneklere yer vermektedir. Mealen diyor ki: -İhrama girince sırtındaki elbiseleri çıkarıp kefen mesabesindeki ihram elbisesini giydiğinde eski elbiselerden nasıl soyutlanıyorsan eski huy ve alışkanlıklarını, düşüncelerini de elbisen gibi çıkarıp atmalısın.
30.05.2022 08:37
3 yorum
488 okunma
Sarı’nın Hikâyesi
Mustafa Yıldız

Aslında dikkat çekmek amacıyla bu başlığı koydum. Ders çıkarmak amacıyla hayvanlar âleminden bir takım ibretamiz tablolar sunmak istedim.

İran’ın bilge yazarı Ali Şeriatî’nin Hacc ibadeti konusunda kaleme aldığı eserinde aklımda kaldığı kadarıyla ihrama giren bir hacı için ihramın ne anlama geldiğini anlatan örneklere yer vermektedir. Mealen diyor ki:

-İhrama girince sırtındaki elbiseleri çıkarıp kefen mesabesindeki ihram elbisesini giydiğinde eski elbiselerden nasıl soyutlanıyorsan eski huy ve alışkanlıklarını, düşüncelerini de elbisen gibi çıkarıp atmalısın.

Hayranlarda bulunan bir takım özellikler, insanlarda da bulunmaktadır. Allah her hayvanda ibret alınacak bir hususiyet yaratmıştır. Nasıl ki “Biz yeri ve gökleri ve ikisi arasındaki şeyleri abes (anlamsız) olarak yaratmadık” diyorsa hayvanlardaki bir takım özellikleri de boşa yaratmamıştır. Kuran’da çeşitli hayvanlardan bahsedilirken her birinin ibrete şayan hallerine temas edilir.   Nitekim Kuran surelerinin bir kısmı bu hayvan isimleriyle müsemmadır. Sözgelimi Bakara ( İnek), Ankebut (örümcek), Neml (Karınca), Nahl (arı), En’am (hayvanlar) Fiyl (fil), çekirge, kurbağa…

Her birinden dünya ve âhiret işleri anlamında çıkarılacak nice nice dersler ve öğütler bulunmaktadır.

Onlara ilişkin olumlu ve olumsuz anlamlar içeren atasözleri ve deyimler de çoktur.

Hiç şüphesiz sûre ismi olmasa bile ayetlerde köpek, at, balık, kuş, yılan, koyun, eşek, deve, katır, maymun, domuz, sinek, aslan, karga, dana, kurbağa, çekirge, bıldırcın… İsimleri ve bunlara ilişkin emir, yasak, öğüt ve ibret ifadeleri olaylar bağlamında yer almaktadır.

Sözgelimi Salih Peygamberin devesi, Süleyman Peygamberin Hüdhüd kuşu, Ashab-ı Kehf’in köpeği… Müstesna bir kıymetle zikredilen bu hayvanlar, derin dinî muhayyilemizi süsleyen ve besleyen olgulardır.

Evet, Ali Şeriatî diyor ki;

İhrama girerken elbiselerini çıkarıp attığın gibi şu hayvanlarda bulunan huylara benzer huylarını da at:

Tiki gibi olma. Tilki hep aldatma yoluyla iş görür. Tilki gibi özünde, sözünde, işlerinde ticaretinde, siyasetinde, ibadetinde kurnazlık yaparak insanları aldatmak için edindiğin alışkanlıklardan soyutlan. Onları, kefenle mezara giden birinin çıkardığı elbiselerin bir daha giymemek üzere bıraktığı gibi sen de bırak.

Kurt gibi olma. Kurdun doymak bilmeyen hırsı gibi olan sendeki hırsı at. Kurt bir sürüye daldığında yiyeceği bir koyun bile değilken onlarca koyunu boğar. Oysa onları yiyemez. Dünya malını hırsla biriktirip onları yemeden gideceğini düşünerek böyle hırslardan sıyrıl.

Fare gibi olma ondan ibret al. O, dadandığı ambardaki buğdayı durmadan çeker, yığar, fakat sonunda ya eceli ile ya da ambar sahibinin darbeleriyle can verir de biriktirdiği zahireyi yemeden gider. Ne kadar biriktirsen de götürebileceğin, yiyeceğin kadardır. Şu zelil hayvandan alacağın dersler yok mu?  Biriktirdiklerini fakire yoksula dağıtsaydın, ahrette karşılığını bulurdun.

Şu mübarek koyun gibi de olma. Tümüyle teslim olan tepkisiz bir hayvan. Gözleri önünde, burnunun dibinde kesilen koyunları görmez, hissetmez de geviş getirmeye devem eder. Hakka teslimiyet iyi bir şey amma şeytana, şeytanlaşmış insanlara, zalimlere, mücrimlere tepkisiz olmak kadar kötü bir esaret var mıdır? Bu kadar tepkisiz Müslümanlık Allah’ın istediği Müslümanlık değil.

İşte bunlardan ibret al, mahşere gider gibi gittiğin mübarek mekânlara bir melek safiyetiyle git ki Rabbin seni kabul etsin. Tevbe denizinde yıkanıp kirlerden temizlen. Zira onun cennetine temizlenmiş olanlar girer.

İNSANLARI HAYRETTE BIRAKAN HAYVANLARIN HALLERİ

Köpekler, geceleri uyumazlar ve havlayarak sahibinin malının ve canının bekçisi olduklarını ilan ederler. Biz gece uyur dinleniriz, onlar gündüzleri istirahat ederler. Güvenlik olaylarında, deprem ve felaketlerde eğitimli köpeklerin yaptığı kahramanlıkları hayretle izliyoruz. Evcilleştirilmiş ve eğitilmiş daha başka hayvanların da sevimli hareketlerine her gün şahit oluyoruz.

Köpeklere, yuva yapan kuşlara, ağını ören örümceğe, yuva yapan karıncaya, insanlar için bal yapan arılara, ot ve saman yiyerek süt üreten hayvanlara bakıp da ibret almamak ne büyük hamakattır…

Hayvanlarda görülen pek çok zararlı ve yararlı davranışın benzerlerini toplumsal hayatta da görürüz. Görürüz ve benzetiriz.

Toplum sükûnetini bozan olaylar bende bir takım çağrışımlar yaptı.

Bendeniz, Konya Kulu Hisar köyü doğumluyum. 13 yaşıma kadar köy hayatı yaşadım. Tabii ki ömrümün diğer kısmında da köyümüzle irtibatımı kesmedim. Köyümden gurbete gitmiş insanlarımızla bayramlarda hatıralarımızı yaşatma şenlikleri yapmaktayız.

72 yılık ömrümde derin izler bırakan olaylar, 13 yaşıma kadar olanlardır. Halâ o taş ve topraktan yapılmış sıcak evlerimiz ve sokaklarımız rüyalarımı süslemektedir. Hatta ahrete göçmüş nice insanlar da öyle.

Sokaklarda, çeşme başında, kayalık yamaçlarımızda gezip tozduğumuz, oyun oynadığımız; gece saklambaçlarımız; ne kadar da benliğimize sinmiş…

SÜKÛNET BOZAN: SARI

Babamın amcası Hasan Efendi’nin SARI adında bir köpeği vardı. Orta büyüklükte, tüyleri sarıya çalan bir köpekti. Çok fesattı. Gece boyunca köy sokaklarını ve evlerini uyanık bir şekilde bekleyen köpeklerin gündüz, duvar diplerine uzanıp istirahat ettikleri zamanlarda SARI, onlara bu fırsatı çok görürdü. Evinin köşesinden çıkar, hiçbir rahatsız edici durum yokken havlamaya başlar. Sanki köyü hırsızlar basmış gibi diğer köpekleri telaşlandırır. Köpekler meydana çıkar koro halinde havlarlar, aralarındaki rekabet nedeniyle birbirlerine saldırırlar.

Birbirlerine taraftar olan köpekler de olaya karışır, köpeklerin meydan savaşı başlar.

SARI, bu tehlikeli durumu görüp hemen yuvasına saklanır. Derken insanların köpekleri birbirinden ayırmasıyla ortalık sakinleşir.

Belli bir sessizlikten sonra SARI, yine görev başındadır. Köye baskın varmış gibi ortalığı tekrar ayağa kaldırır. Köpekler arası rekabet ve savaş yine başlamıştır. SARI, hemen barınağına girer saklanır. Yine köylüler tarafından sükût sağlanır.

SARI, bu mesaisini günde birkaç kez tekrarlar.

Fakat günün birinde Sarı’nın eceli onu köyden kopardı ve köy eski normal sükûnetine erdi.

***

Ah SARI ah! Baş ağrıları senin yüzündendi. Oysa çok güzel hikâyeleri olan köpeklerimiz de vardı. Sen onların hikâyelerinin bile önüne geçtin.

Umarım hayvanlardan alacağımız dersleri bir nebze olsun anlattım.

Selam ve dua ile kalın efendim.

...
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
3 yorum yapıldı
Güzel İnsan Güzel Söyler
Elinize, yüreğinize sağlık, güzel kardeşim.
Yorum Ekleyen: İsmail Aydın     1.06.2022 21:34:02
Sarı üzerine...
"Sarı" o fesatlığı hangi içgüdü ile yapıyor bilemem. Belki hemcinslerini teyakkuzda tutmak istiyordur. Allah, toplum içindeki "fesat sarılar" ve "hain sarılar"dan muhafaza eylesin...
Yorum Ekleyen: Hasan ERKILIÇ     31.05.2022 17:36:08
Alana
Alana epey ders değerli kardeşim. Ne söylemişler "Anlayana sivri sinek saz, Anlamayana davul zurna az. "Teşekkürler.
Yorum Ekleyen: ibrahim kumaş     31.05.2022 17:17:37
Mustafa Yıldız
DİĞER YAZILARI

MUSTAFA YILDIZ KİMDİR?

Mustafa Yıldız 1951 yılında Konya'nın Kulu İlçesinin Hisar köyünde doğdu.1963 yılında İlkokuldan mezun olduktan sonra birkaç yıl Arapça okudu.

1967–1968 ders yılında Ankara İmam-Hatip Okulu'na girdi. 1973–1974 yılında bu okuldan mezun olduktan sonra Ankara merkezinde İmam-Hatip olarak memuriyete başladı. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan memuriyetini sürdürürken diğer yandan öğrenimini sürdürerek mezun oldu.

1981 yılında Erzincan'da kısa dönem askerlik görevini yaptı.

1983 yılında Diyanet işleri Başkanlığı adına Almanya'ya Din Görevlisi olarak gitti. 1988 yılında yurda dönen Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda Süreli Yayınlar bölümünde Diyanet Gazetesi, Diyanet Çocuk Dergisi... Gibi yayınların hazırlanmasında çalıştı ve adı geçen yayın organlarında yazılar yazdı.

Bir yıl sonra1989 Eylülünde istifa ederek serbest ticarete atıldı. Bu tarihten sonra aktif siyasete atılarak, belediye başkanlığı adaylığı, milletvekili adaylığı ve on yıl boyunca bir partinin Ankara İl Başkanlığını yaptı.

2003 yılında ticaret ve siyasetten ayrılan Mustafa YILDIZ, açıktan atama ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın Daire Başkanlığı nezdinde göreve başladı. 2 yıl sonra adı geçen dairede Kamuoyu Değerlendirme Şube Müdürü olarak 12 yıl boyunca anket çalışmalarını ve sanat sergilerinin yöneticiliğini yaptı. Petek adlı şiir kitabını bu görevinde iken yayımladı.

Belediyedeki görevine başladıktan kısa bir süre sonra Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Bölümünde master yaptı.

Mustafa Yıldız’ın yayımlanmış 2 kitabı ile yayımlanmamış 5 kitabı; çok sayıda dini, sosyal ve kültürel içerikli yayınlanmış makalesi bulunuyor.

60’lı yıllardan beri muhtelif yayın organlarında şiirler ve yazılar yazmaktadır. Yeniden Milli Mücadele ve Pınar dergilerinde şiir ve yazıları yayımlanan Yıldız, AnaHaberGazete internet gazetemizin de köşe yazarıdır.

Mustafa YILDIZ, Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı mütevelli heyet üyesidir.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığında Şube Müdürü görevinden emekli olan Mustafa Yıldız, 4 çocuk ve 7 torun sahibidir. Ankara’da ve Konya’nın Kulu ilçesinde ikamet etmektedir.

...

sanalbasin.com üyesidir

ANA HABER GAZETE
www.anahaberyorum.com
İşin Doğrusu Burada...
İLETİŞİM BİLGİLERİMİZ
BAĞLANTILAR
KISAYOLLAR
anahaberyorum@hotmail.com
0312 230 56 17
0312 230 56 18
Strazburg Caddesi No:44/10 Sıhhiye/Çankaya/ANKARA
Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı
Anadolu Ay Yayınları
Ayizi Dergisi
Aliya İzzetbegoviç'i
Tanıma ve Tanıtma Etkinlikleri
Ana Sayfa
Yazarlarımız
İletişim
Künye
Web TV
Fotoğraf Galerisi
© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya