Türk dünyasının büyük edibi, roman ve hikaye yazarı, düşünür Cengiz Aytmatov, sağlığında çok popülerdi. Kitapları da aktüeldi. O’nun yazdığı kitapları okurken, bildiğimiz bir yeri anlatıyor gibi çevreyi hatırlar, bizden birisin anlatıyor gibi satırlar arasında kendimizi bulurduk. Gün Olur Asra Bedel, Dişi Kurdun Rüyaları, Beyaz Gemi ,Cemile bir solakta okunacak kitaplardı.
28.06.2019 20.37
556 okunma
“Cengiz Han’a Küsen Bulut”
Av. Sabri Turhan

Türk dünyasının büyük edibi, roman ve hikaye yazarı, düşünür Cengiz Aytmatov, sağlığında çok popülerdi. Kitapları da aktüeldi. O’nun yazdığı kitapları okurken, bildiğimiz bir yeri anlatıyor gibi çevreyi hatırlar, bizden birisin anlatıyor  gibi satırlar arasında  kendimizi bulurduk. Gün Olur Asra Bedel, Dişi Kurdun Rüyaları, Beyaz Gemi ,Cemile bir solukta okunacak kitaplardı.

Beyaz Gemi, dedesinin evinde babasına hasret çocuğun maceralarını, dedesi Kıvrak Mümin’in  insanlara yardım gayretini ne güzel anlatırdı.

Şimdi raflarda  kalmış Aytmatov kitaplarını  kitaplığı gözden geçirirken O’nu hatırlıyor, ”okumuştum ama şu kitaba bir kere daha bakayım” deyip tekrar karıştırıyoruz .

Geçenlerde gene aynısı  oldu. Okuduğum Cengiz Han’a Küsen Bulut kitabını bir kere daha okudum. Unuttuğum yerlerini hatırladım tekrar.

Ben tarihi romanları,hikayeleri   ve de filmleri,yer isimleri  ve kahramanlarının  isimlerinin gerçek oluşu sebebiyle ilgi ile izlerim. Roman veya hikayenin kahramanı gerçek ise, geçtiği ve gelip gittiği yerler de bilinen yerler ise yani,“Kaf Dağı’nın arkası” anlatılmıyorsa,kim olduğu belli olmayan Keloğlan hikayesi değilse, etnoğrafya sabit ise anlatılanlar  masal değildir derim. Belki abartı olur, ama o ilgi çekmek için yazılmış  sayılır..

Cengiz Han’a hırpani kılıklı bir kahin gelir. Kendine bir müjde getirdiğini söyler. Etrafındaki korumalar O’nu Han’a götürmek istemezler  önce. Cengiz Han ile  herkes görüşemez çünkü..Alt birimlerde, alt komutanlara havale edilir iş. Kahin ısrar eder. Sonra huzura alınır. Kahin;”hanım seni bir bulut daima koruyacak. Başında duracak.Onu üzme.Sonra aleyhine olur” der. Cengiz Han; “ben buluta nasıl sözgeçirir hükmederim? Şuraya git,buraya  git nasıl derim.Onu üzmemek için ne yapabilirim?“der.Kahin”ben bilmem, o senin bileceğin iş” der, çekilir. Cengiz Han kendisine iyi bir habergetiren bu hırpani  kılıklıadama bir kese altın verir.

Gel zaman git zaman Cengiz Han’ın başında bir bulut dolaşır durur. Cengiz Han otağını kurduğu zaman gök yüzüne bakar, o bulut orada durmaktadır.Kahinin dediğine inanır.Kendinin korunduğuna inanır.

Cengiz Han, uçsuz bucaksız Asya topraklarını  aldıktan sonra, İdil Nehri’nin batısına geçip  tüm Avrupa’yı da egemenliği altına almak için sefere çıkar.Cengiz’in hükmü ve gücü o kadar büyüktür ki,koyduğu kurallara kimse karşı çıkamaz.Cengiz Han, sefere tüm ülke ile birlikte çıkar. Erkekler savaş düzeni ve askeri kurallar  içinde toplanırken, kadınlar da erkeklerin arkasından sefere çıkar. Ülkede nerede ise kimse kalmaz. Askeri birlikler dışında.. Cengiz’in kuralları katıdır.  Katıkurallar  arasında sefer sonuna kadar yolda çocuk  yapmak yasaktır.

Bu zahmetli sefer sırasında  yasağa rağmen Yüzbaşı Erdene’nin bir çocuğu olur. Yüzbaşı Erdene arasıra çocuğunu görmeye gider. Çocuk askerlere savaş malzemesi dokuyan yerde saklanır. Karısı Togulan’ınsırrını  kendisine sırdaş olan Altın  kadından başka bilen yoktur.

Bir çocuk sesi duyulur bir gece. Toğulan’ı derdest ederler. Çocuğu kadın doğurmuştur ama, bir de bunun babası olması gerekir diye, kadını, bölük bölük  askerin önüne getirirler babasını göster diye.

Toğulan;”. bunların hiç biri değil” dese de yüzbaşı  Erdene karısına yapılanlara  dayanamaz ve “ O benim “der.

Onların cezası idamdır.Ama idamlıkları asacak birağaç yoktur çölde. Bir deve getirler. Birini devenin bir yanına, diğerini öbür yanına asarlar ve ikisi de ölür. Zavallı çocuk da Altın kadın ile birlikte ıssız bucaksız çöle salınır. Akıbetlerini bilen  yoktur. Yazar da yazmamış onların akıbetini..

O saatten sonra Cengiz Han’ı koruduğuna inanılan bulut, kaybolur.

Kitap, Ötüken Yayınları arasında basılmış. Aslında Cengiz Han’a Küsen Bulut, üstadın başka bir  romanın içinde uzun uzun anlatılan  bir efsanedir. Yani, Cengiz Han’a Küsen Bulut, başlı başına bir kitap değildir. Kitabın içinden bir parçadır. Ama bir kitap gibi basılmıştır konu uzun olduğu için.

Yayıncı, kitabın arka kapağında; ”Bu, hem çok güzel bir aşk hikayesi, hem de diktatör karşısında bireylerin durumu gibi evrensel bir konumu işlemektedir” diyor.

Ben yayıncının görüşüne katılmıyorum.

Burada kitabın  adından hareket  edecek olursak, ana konu, bulutun Cengiz Han’a  niçin küstüğüdür?

Kitabın 32.sayfasında  bu konu zaten açık açık  anlatılmış :” Cengiz Han böylece, askeri  zaferler uğruna doğa kanunlarını zorluyor, Tanrı’nın gücüne gidecek şekilde davranmış  olurdu”. Yazar böyle diyor.

Yumurtaya can veren Allah, buluta sezgi veremez mi?

 

 

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya