İhtilalciler halka dayanmaz. Halkın kendilerini destekleyeceği düşüncesi ile yola çıkmaz. Bir iş yaparız, eylem sonuç getirir,iş başındakileri deviririz, onların oturduğu koltuklara biz oturuz, yönetime biz sahip oluruz derler.
19.02.2019 16.10
885 okunma
İhtilalcilerin ruh hali..
Av. Sabri Turhan

İhtilalciler halka dayanmaz. Halkın kendilerini destekleyeceği düşüncesi ile yola çıkmaz. Bir iş yaparız, eylem  sonuç getirir,iş başındakileri deviririz, onların oturduğu koltuklara biz oturuz, yönetime biz sahip oluruz derler. Bu düşünce ile hareket ederler. İşin olup olmayacağının fizibilitesini yapmak da önemli değildir. Gözü kapalı hareket ederler. Onlar sadece yaptıklarından  sorumludurlar .Yani işin sonucu onlar için düşünülmemiştir.

 

Geçmişte bazı ihtilal hareketleri başarılı olduğu için, aykırı fikirlerin sahipleri veya ihtilalciler kendileri de (belki olur) gibi bir heyecanla bu işe girişirler. Kısaca “olmasa da bu yolda ölürüz”, demek onların sloganı olur.

 

İhtilallerin temel hedefi, devlet yönetimini ele almaktır. Zira kamuya yön veren unsur, kamu gücünü elde tutan unsur devlet gücüdür.Devlette zaaf yoksa, devlet  gücünü elde tutanlara karşı başarı şansı azdır.

 

Birkaç ihtilalci bir araya geldiğinde konuşmaları kendi kendilerini etkiler. Kapalı yayın onların kendi kedilerinin coşmasına yardım eder. Onlar bu halleri ile en büyük gücün kendileri olduğunu; her işi yapabilecek bir  kapasiteye ve bilgiye  sahip olduklarını sanırlar. Üç kişi devlet gücünü al-aşağı edip her şeye hakim olacaklarını  sanır.

 

Prof. Hayrettin Karaman, Bir Varmış Bir Yokmuş isimli hatıratında; 1960 ihtilalinden sonra Talat Aydemir’in birkaç kişi ile giriştiği ihtilal macerasını anlatır. Yani üç ihtilalcinin gizli konuşmalarını..

 

Eminönü-Üsküdar vapurları eskiden üç katlı idi.En alt katı bir bakıma zula yeri idi.Havasız ve karanlık oda gibi idi. Oraya sanki herkes girmezdi. Hayrettin hoca da uykusu gelmiş, vapur yanaşama kadar biraz uyuyayım diye bodrum kata inmiş. Ve uyumuş. Uyandığı zaman, üç kişinin hareketli hareketli ve sinirli sinirli konuştuğu duymuş. Uyuyor gibi yapıp, başını kaldırmamış. Konuşmalardan, bunların, birisinin Talat Aydemir olduğunu, diğerlerinin de ihtilal yapacak grubun alt rütbeden iki şahıs olduğunu anlamış. Yerinden hiç kımıldamamış. Bütün konuşmaları dinlemiş.Talat Aydemir alt rütbeli ihtilalcilere nasıl bağırıp, nasıl azarlıyormuş.. Onlar da peki efendim, peki efendim demekten başka bir şey yapmıyormuş..

 

Düşünün üç kişi vapurun  alt kamarasında karanlık odada ihtilal planlayacak, bu tüm Türkiye’ye etkili olacak.. Olmadı zaten.Ama o zaman devleti uğraştırdı Talat Aydemir. Sonra idam edildi. Harp  Akademileri Komutanı olmak, O’nda  birkaç yüz kurmay subay adayına güvenmek ihtilal için yeterlilik

duygusu uyandırdı.

 

Resneli Niyazi de Makedonya’da  l60 kişi ile dağlara çıkıp, isyan hareketinibaşlattı.Taburu,asker Cuma namazı için camiye gittiği sırada soydu. Bütün silahları, paraları  ve erzakları  alarak dağa kaçtı. Dağda devlete meydan okudu.l60 kişi ile ihtilal yapacaktı. Tabi onun hareketini biraz farklı değerlendirmek gerekir.O devirde Resneli gibi aynı maksatla birbirinden bağımsız başka şahıslar da dağa çıkmıştı. Birbirlerine   bağlı değildiler. Ama amaçları aynı idi ihtilalcilerin. Kendisi gibi başka yerlerde aynı işi yapanlar da  vardı. Genel ifade ile O’nun isyanı, başka hareketlerle birleşince başarılı olmuş sayılabilir.Ama Resneli Niyazi daha sonra Avlonya’dan İstanbul’a gelirken, bindiği vapurda, kim tarafından ve ne için olduğu belli olmayan bir tarzda vurularak öldürüldü.“Neşehittir  ne gazi, pisipisine gitti niyazi” lafı o devirden kaldı.

 

Bizim tarihimizde bir de  ittihatçıların İran’ı istila planı vardır. 2.Meşruteyet harekete başarılı olunca ihtilalciler  büyük bir hayale kapıldılar. İran’da ihtilal yapma işini uygulamaya koydular. Halil Paşa ve 5 arkadaşı ihtilal için Tahran’a gitti gizlice..Geleceğin  Hail Kut Paşa’sı.KuttulAmare Savaşı başkomutanı..Bu beş ihtilalci, tanımadıkları  bir yerde gerekli tedbirleri alacaklar ihtilal için gerekli çalışmaları yapacakler ve İran rejimini devirerek, orayahakim olacaklardı.Ne var ki,31 Mart Vakası olunca geriye, İstanbul’a  döndüler.5 kişi koca İran’da nasıl ihtilal yapar? Bu, olur mu olmaz mı, ayrı bir konu..Dedikya, ihtilalciler için olurmu, olmaz mı diye bir şey yoktur.Kafaya konanı tatbik etmek vardır.

 

Bizde bir de Kanal Harekatı vardır.2.Meşrutiyet başarılmış, bundan hız alan ihtilalciler Mısır’da İngiliz varlığına karşı bir eylem yapıp, oradaki İngiliz gücünü yok etmek isterler.Cemal Paşa ve arkadaşları Süveyş kanalından geçerken keklik gibi avlanacaklarını hiç hesaba katmazlar.Bir avuç insan Mısır’a gidecek, çölü geçtikten sonra Süveyş Kanalını  geçecekler ve Mısır’daki İngiliz kuvvetlerine karşı bir ihtilal eylemi yapacaklardır.Olur- olmaz konusugene gündemde değildir.Kafaya konmuştur bir kere..Ama olmaz tabi..

 

Bu mantık sadece bizdeki ihtilalcilerde değildir. Bütün dünyada ihtilal peşinde koşanların yapısı budur.

 

Mesela Che Guevara’yabakalım..Orta Amerika’da  bir çok ihtilal denemesine girdi. Fidel Kastro ile Küba’da başarılı bir ihtilal ile Batista rejimini devirdikten sonra; kendilerinde büyük bir kuvvet  olduğunuvehmine kapıldı. Dağdaki heyecan ellerine geldi.Havana’da hükümet kuruldu.Kastro, Che Guevera’yı Maliye Bakanı yaptı. Küba paralarının üzerinde Che Guvevera’nın imzası vardır.Ama devlet idare etmek, dağda atıp tutmaya benzemeyecekti. Che Guavera, Küba ekonomisini vahvetti. Kastro, O’nu ülkeden kovdu.(Bu  kovma olayı, Che Guevera’yı sevenler arasında  pek dilendirilmez)Ama Che ,Küba’dan ayrıldı.İhtilalcilik damarı zinde olduğu için bu sefer, başka Orta Amerikaülkelerinde  ihtilal yapmaya çalıştı. Hatta hızını alamayıp, Afrika’nın orta yerine Angola’ya  kadar geldi. Oradaki yerli direnişçilerle temas kurup tanımadığı bir ülkede, dillerini bile bilmediği bir ülkede ihtilal planları yapabileceğini sandı. İşin o kadar kolay olmadığını öğrenince tekrar Orta Amerika’ya döndü. Yani yıllarca olmayacak işlerin peşinde koştu. Ama onlar için işin olup olmaması önemli değildi. Kafaya konanın yapılması idi.

 

İhtilalcilik böyle bir hastalıktır. Hırslı  adamın  boyundan büyük höykürmesidir.Yapamayacağı işi yapmaya çalışmasıdır.

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya