Değerli zamanlarımı kitap okumaya ayırırım. Son zamanlarda en büyük zevkim iyi kahvesi olan bir kitap kafede saatlerce kesintisiz okumadır. Diğer masalardan gelen sesler, uğultular, kahve makinasının ıslık sesi, kesif kahve kokusu beni etkilemez. Kulak kabartmadan sayfaların içine gömülürüm. Kitaplarla ilişkim kimseyle kurulamayacak özel bir dostluktur.
09.08.2019 14.08
1.427 okunma
Değerli Zamanlar
Ali Akça

Değerli zamanlarımı kitap okumaya ayırırım. Son zamanlarda en büyük zevkim iyi kahvesi olan bir kitap kafede saatlerce kesintisiz okumadır. Diğer masalardan gelen sesler, uğultular, kahve makinasının ıslık sesi, kesif kahve kokusu beni etkilemez. Kulak kabartmadan sayfaların içine gömülürüm. Kitaplarla ilişkim kimseyle kurulamayacak özel bir dostluktur.

Dâhice yazılan kitaplar vardır. Bizi bizden alıp mutluluğun kapısını çalmaya götürür, hayat akışımızı değiştirir. Bir evreni keşfederiz. Önemli fikirler edinip büyülü zamanlardan geçeriz. Sonuna kadar tüketmeyi değil, ihtiyacımız kadar almayı öğretir. Bir öğretmen gibi onlarla sık sık buluştuğumuzda içimizdeki huzurun izini süreriz. Öyleyse kitap okuyan anne babalar çocukları için birer öğretmendir. Faydalı oluruz çok okuyup az konuşuruz. 

UNESCO’nun 2017 verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında 86’ıncı sırada olup bizimle aynı kategoride geri kalmış Afrika ülkeleri de var. TUİK’e göre kitap ihtiyaç listemizin 235’inci sırasında yer alıyor. En fazla kitap okuyan ülkeler Fransa ve İngiltere. Okuma alışkanlığı canlı, kıpır kıpır, hayatın içinde bir süreçken yanlış bir şeyler yapıldığı aşikâr. Yunus Emre “Okumaktan murat ne, kişi hakkı bilmektir. Çün okudun bilmezsin, ha bir kuru ekmektir.” diyerek asırlar öncesinden okumanın değerini bize göstermiştir.

Okuma anları samimi bir dostla geçirilen doyumsuz zamanlar gibidir. İnsan ve kitap arasında çok ince, sıkı ve candan bir ilişki vardır. Balzac her şeyi unutacak kadar kendini kaptırır kitabını öyle yazarmış. Yazar böyleyse okuyucu da düzenli olarak en dingin zamanlarını okumaya ayırmalıdır. Kitaplar ayna gibidir, bize yüreğimizde taşıdıklarımızı yansıtır.

Eve gidip etkileyici bir kitapla baş başa kalmaktan daha iyi ne olabilir? Okudukça yeni yaşamlara, yeni kültürlere ve yeni duygu biçimlerine açılırız. Ayrıca, düzenli okuma eylemi okuyucuya bilişsel düzeyde büyük faydalar sağlar. Hayal gücü, yoğunlaşma ve hafıza gelişimi sağlar. Okuma insan beynine egzersiz yaptırıp onu çalıştıran harika enstrümandır.

Okuma alışkanlığı kazanmak, yaşamın mağduriyetlerine karşı bir sığınak inşa etmek değil midir? Bu sığınak, başkalarının bize hikâyelerini göstererek, bizi kucaklaması ve yalnız olmadığımızı hissettirmesidir. Biz de azar azar kendi hikâyelerimizi oluştururuz. Dolayısıyla kitapların ayna olma iddiası bundandır. Gustave Flaubert; "Çocuklar gibi, eğlenmek veya tutkulular gibi öğrenmek için okumayın. Hayır, yaşamak için okuyunuz." der.

Severek okunan birçok kitaplar, insanın kendisini sorgulamasına yol açar, hayata katkısı olan eserler, beklenenin üstünde akıcı ve etkileyici olanlardır. Gizemli kitapların sırrı bizi büyüler. Kendi kendimize koyduğumuz engelleri, korkularımızı ve önyargılarımızı nasıl aşacağımızın kılavuzu olur. İnsanın kendini arayışı ve başkasını anlaması okudukça ustalaşır. İyi kitaplar insana sanki cennetin kapısını açar.

Geleneksel kitaplar okuyucuya ilerleme duygusu verir ve bilgiyi öğrenmenin anahtarı olan konsantrasyonu sağlar. Okuma beynimizin sol yarımküresini, tam hızla farklı alanları çalıştırmak için harekete geçirir. Fransa Koleji’nden deneysel bilişsel psikoloji profesörü olan nörolog Stanislas Dehaene okuma kapasitesinin beyni değiştirdiğini ifade ediyor.

Washington Üniversitesi'nden psikolog Nicole K. Speer, okuduğumuzda hayali yeniden yarattığımızı, gerçekte olan yahut bizzat kendi yaptığımız şeyi gözlemlediğimizi böylece aynı beyin alanlarının aktifleştiğini belirtiyor. Okuma beynin gelişmesi için mevcut enstrümanlardan biri ve şüphesiz en değerlisidir. Okuyarak düşünceyi çalıştırmak iyiliklere odaklanmayı arttırır. Çocukluktan itibaren okuma alışkanlığını özellikle teşvik etmek önemlidir. Günde yirmi dakika yüksek sesle okuma, çocukların dikkatlerini ve konsantrasyon becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacaktır. Başarı şanslarını artırmak için yaşamları boyunca en çok ihtiyaç duyacakları becerilerden ikisi Francis Bacon tarafından açıklanmış: “Okuma, insanı tamamlar; konuşma onu çevik kılır, yazı ise onu belirler."

Victor Hugo “Okuma ihtiyacı bir barut gibidir, bir kere tutuşunca sönmez.” der. Okuma tutkusu iyi dostlarla buluşmadır. George Sand “Kitap beni her zaman eğlendiren, avutan arkadaş, bana akıl öğreten bir dost olmuştur.” demiştir. Jose Saramago buna dair şöyle der: "Kitaplar, nehrin akıntısını geçerken içine kelimelerin taşların yerleştirildiği aynalardır. Eğer buradalarsa, diğer kıyıya ulaşabilmemiz içindir. Önemli olan diğer kıyıdır."

Okuma insanın profesyonel başarısını etkiler. 20 yıldan fazla bir sürede, Oxford Üniversitesi'nden bir ekip, yaklaşık 20.000 gencin alışkanlıklarını ve faaliyetlerini, hangi faaliyetlerin 30 yaşında kariyer başarısını öngöreceğini bulmak için analiz etmiştir. Sadece okumanın mesleki başarı üzerinde bir etkisinin olduğu görülmüştür; spor yapmak ya da sinemaya gitmek gibi diğer uygulamanın etkisi fazla olmamıştır. Profesyonel çıkarlarımız için en iyi şey, sürekli eğitimde kalmak ve yeni koşullara hazırlanıp uyum sağlayabilmektir.

Okumanın sinirleri yatıştırdığını, dil ve akıl yürütme becerilerini geliştirdiğini ve hatta biz yaşlandıkça içimizdeki sihrin parladığını ve beynimizin uyarıldığını görüyoruz. Araştırmalar, televizyon izlemenin Alzheimer için büyük risk oluşturmasına karşın düzenli kitap okuyan yaşlı kişilerde Alzheimer görülme ihtimalinin iki buçuk kat azaldığını tespit etmişlerdir.

Kitap okumanın faydalarını incelediğimize göre, okumanın hayatımızın bir parçası haline gelmesini nasıl sağlarız? Hakkını vererek okumak Okuduğu metne ilgisini hiç yitirmeyen, ne okuduğunu bilen kişi iyi okurdur Tarımcının sadece tarımla ilgili; dindarın dinle ilgili okuması iyi okurluk olarak sayılmaz. Dostluklar satın alınamaz ancak, bir kitap satın alınıp bir dostla söyleşi yapar gibi okunur. Uyumadan önce yarım saatini okumaya ayıran mutluluğun perdesini aralar. Sayfalar okuyucu perilerini çağırırken, okuyanlara Melekler büyücü kılığına girip doyumsuz hediyeler getirir. Kafaların içi adeta özgürleşip zihin dinginleşir.

İnsan olmak, mutlu olduğu şeyleri sevdiklerine de yansıtmaktır. Kapılarımızı yenidünyalara açalım. İnsanın kitaplarla olan bağında, sabırlı olması ve içeriye girecek sihri yakalayabilmek için kendini yavaş yavaş açması ne iyi olur. Neşeli olmadığımız anlarda bile bizi neşelendirecek yeni fikirler bulalım. Okurken kendimizi fark edip, kayıp parçalarımızı bulup, bütün olalım. Sindire sindire tadına vararak kitap okuyalım, kitaplar hediye edelim.

Dostlukla…

Ali AKÇA

Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Ali Akça
DİĞER YAZILARI

Ali AKÇA, Uludağ İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. Fransa'nın Montpellier kentinde, Paul Valéry Universitési'nde 1982-84 yılları arasında dil eğitimi için bulundu ve muhtelif araştırmalar yaptı. 1984-1986 yıllarında yedek subay olarak askerliğini tamamladı. 1986 yılında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nda göreve başladı.  Fransa'nın Rouen Universitési'nde 1992-94 yıllarında İşletme Yüksek Lisansını tamamladı. 2002-2006 yılları arasında T.C. Kuveyt Büyükelçiliği’nde Ekonomi Müşavirliği görevinde bulundu. Halen, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda görevini sürdürmektedir.

 

YAZARLAR
...

sanalbasin.com üyesidir

© 2019    www.anahaberyorum.com          Programlama: Murat Kaya