Suçsuza Suç Atmak Apaçık Bir Günahtır
28.08.2019 18.45
3 yorum
1.078 okunma
Suçsuza Suç Atmak Apaçık Bir Günahtır
Ahmet Sargın

Suçsuza Suç Atmak Apaçık Bir Günahtır 

 
              Sosyal medya tabir ettiğimiz yalan makinesinde bugünlerde ciddi bir hastalık türedi. Olayın içyüzünü, gerçeğini araştırmadan insanlara iftira atmak, yalan haberler uydurmak. Aslı astarı olmayan haber ve yorumlarla insanları yönlendirmeye çalışmak!... Bu tür yalan haberlerin peşinden yapılan yorumlarla insanları birbirine düşman etmek. Görüyoruz ki; bu tuzağa bir çok dostumuz düşüyor ve kardeşler arsına kin ve nefret tohumları ekiliyor…
 
               Sözlükte “yalan söylemek, söz uydurmak, asılsız suçlamada bulunmak” gibi anlamlara gelen iftira, terim olarak “bir kimseye mesnetsiz olarak suç istinat etmek anlamında kullanılıyor. Günah, yahut kusur sayılan bir söz, davranış veya nitelik uydurmak anlamında...
 
            İftira olayı son derece kötü ve toplumu tahrip edici bir hadisedir. Hem iftirayı yapan, hem de kendisine iftira atılan kimse için oldukça rahatsız veren bir tutumdur. İftiranın neticesinde insanlar arasındaki sevgi ve kardeşlik bağları zayıflar, dayanışma gücü ortadan kalkar...  İftira ve yalan yaygınlaştıkça insanlar birbirine güven duymamaya başlar. Bu güvensizlik, bir toplumun sosyal hayatını felce uğratır, yıkıcı bir etki yapar. İftira, toplumdaki güzellikleri yakıp kül eden- bitiren- bir alevdir.
 
             Yalan ve İftira, çekememezlikten, kin ve hasetten kaynaklanan kötüleme, karalama, küçültme ve kirletme hadisesidir. Topluma, kişilere ve ailelere verdiği zarar nedeniyle dinimiz İslam yalan ve iftirayı kesin olarak yasaklamıştır.İftira;  İnsanın iffet ve namusuna dil uzatmak, yedi büyük günahtan biri sayılmıştır.
 
            Beş günah vardır ki, keffâreti yoktur. Bunlar; Allah’a şirk koşmak, suçsuz yere adam öldürmek, Mümine bühtan ve iftira atmak, cihada çağrıldığı an savaştan kaçmak ve yalan yere yemin ile bir hakkı gasp etmektir.
 
           Kur’an da “suçsuza suç atmak apaçık bir günahtır’’ (Nisa:112) buyruluyor. “Müminler ancak kardeştir” (El-Hucurât -49/10); “Sizden biriniz, kendisi için istediğini başkası için de istemedikçe iman etmiş sayılmaz (Buhârî).  “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir” (Buhârî).  Ayet ve hadislerle genel olarak doğruluk, dürüstlük ve adaleti emreden; yalancılık, haksızlık, suizan gibi kötülükleri yasaklayan hükümler, insanların birbirine asılsız suç ve kusur isnat etmelerini de önlemeyi amaçlamaktadır.
 
            Müslümanlara suizan, zulüm etmek, mallarını gasp etmek gibi; haset, iftira ve yalan söylemek ve gıybet etmek de haramdır.  Hadis-i şeriflerde buyruluyor ki: “Bir kimse, bir mümin hakkında olmayan bir şey söylerse, iftiraya uğrayan kimse, onu affedinceye kadar, Allah’ü Teâlâ onu Cehenneme sokar.” (Ebu Davud)
 
             Yalan ve iftira, kişi hak ve hürriyetlerini zedeleyen, insanlığa düşman, şeytani bir oyundur. Kötü zan, gıybet, yalancı şahitlik, kusur ve ayıp arama gibi illetlerin tümüyle ilişkili bu bela Mü’mine yakışmayan, sevapları yok eden bir hastalıktır.  Ayette şöyle buyrulur: "Mümin erkek ve o kadınlara işlemedikleri bir günahla eziyet edenler (onlara iftira atanlar), doğrusu açık bir günah yüklenmişlerdir" (El-Ahzab, 33/38).
 
            Müslüman bir kimse, kendisine getirilen her haberi doğru kabul edip hemen peşine düşmemelidir. Konuyu araştırmak, gerçeğini ortaya çıkarmak ve doğrusunu bulmak zorundadır. Kişi kendisine ulaştırılan bilgilerin aslının olup olmadığını araştıracak ve dedikoducuların, fitnecilerin tuzağına düşmeyecektir. Zaten Hz. Peygamber de, birçok hadisinde olduğu gibi Müslümanları, dillerini kötüye kullanmama konusunda da uyarmaktadır. Özellikle bazı insanlar olmayan şeyleri olmuş gibi göstermek suretiyle ortalığı bulandırıyor, toplumda fitne ve fesat üretiyorlar. Bunu bilinçli olarak yapanlar var...
 
            Diyeceğimiz odur ki: toplumsal bir hastalık haline gelen yalan haber üretme, insanlara iftira atma vebaldir, günahtır, toplumda güveni kemiren kötü bir hastalıktır. İnsanımızı bir birine düşürmek isteyen hainlerin bilinçle kurmaya çalıştıkları bu tuzağa düşmemek için uyanık olmak zorundayız. İnanan insanlar olarak biz bu oyuna alet olamayız!  Yalan ve iftiracıların açtığı toplumsal yıkıma karşı; birliğe, beraberliğe ve kardeşliğe sahip çıkmak hepimizin dini, milli ve insani görevidir.
 
Yorum Ekle
Adınız :
Başlık : Yorumunuz :
Dikkat! Suç teşkiledecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
3 yorum yapıldı
Çok doğru
Eyvallah üstadım. Rabbim yalan, itira, gıybet, haset ve fesattan bütün müminlri korusun. Feraset ve basiret versin. Uysrılarınızın amacına ulaşması dilegıyle sevgiler, saygılar sunarım.
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     8.9.2019 22:40:44
Muhteşem
Bu muhteşem yazı, bütün müslümanlarca kavransa sorunlarımız minimuma iner. Allak sa2yinizi meşkûr eylesin
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     1.9.2019 10:17:19
Eyvallah
Eyvallah üstad, Rabbim kelamınızı tesirini halketsin inşaallahn
Yorum Ekleyen: Mustafa Yıldız     31.8.2019 15:17:36
YAZARLAR
...